KADIN VEKİL GÖZÜYLE KADINLAR

KADIN VEKİL GÖZÜYLE KADINLAR

Sakine Öz’ün veriler paylaştığı açıklaması şöyle: Biz, kadınlar yaşamın her yerinde emek harcarken, bu emeğimizin karşılığını bulamaması, sorunlarımızı büyütmeye devam etmektedir. Emekçi Kadınlar Günü kutluyoruz, ancak ülkemizde her 100 kadının sadece 30’u kayıtlı iş bulabiliyorsa, iş bulan kadınların büyük bölümü güvenceden uzak ve kısa sureli işlere mecbur bırakılıyorsa, evdeki emeği değerden kabul edilmiyorsa, kadınlar istihdamı ve eğitimarttıracak politikalara odaklanmamız gerekmektedir.

Türkiye’de ilköğretim mezunu kadınların ancak yüzde 20’si bir işte çalışıyor. Bu işler ise genelde güvenceden yoksun, parçabaşı işler. Aile sorumluluğu nedeniyle işten ayrılan kadınların yüzde 12’si işine geri dönemiyor.

Kadınların güvence ve düşük maaş sorununa eklenen mobbing ve baskı cabası.

Evlenme ya da hamile kalma, kadınları işten çıkarmada tehdit olarak kullanılıyor. Evli kadınlar, günde ortalama 5 saatini işe ayırırken, bu süre erkeklerde sadece 50 dakika. Okuma yazma bilmeyen 3 milyonun üzerindeki yurttaşımızın 2 milyon 800 bini kadın.

Kadın Eğitimi, İstihdam ve Gelecek için Çok Önemli

Kadınların ev emeğinin değerden sayılmadığı bir eşitsiz yaşamda, bir işte çalışsak dahi, günümüzün ortalama 5-6 saati ev işleriyle geçiyor. Evli kadınların iş yükü, aile içi sorumluluklarla katlanıyor… Ortalama eğitim süremiz ne yazık ki 5 yılla sınırlı kalmışken, bu sayı Avrupa ülkelerinde 12 yıla varmaktadır. Aile içi şiddetin, kadına biçilen rollerin değişmediği düzende, eğitim olanaklarımız üst üste çıkan yasalarla önümüzü tıkmaya devam ediyor. 4+4+4 yasasının özellikle kız çocuklarımızı okuldan uzaklaştıran sonuçları, çocuk yaşta evlilikleri, eve kapanmayı ve yaşamda kendi ayakları üzerinde durmayı engelleyen etkenler olarak karşımıza dikilmektedir.

Çocuk ve kadın yoksulluğu Belimizi Büküyor

Çocuk yaşta yani 10-16 yaş aralığında gerçekleşen evliliklerin yüzde 36-42 aralığında olduğu ülkemizde çocuklarımızın okuldan kopması, eğitimden ve ilerleyen yıllarda çalışma yaşamından uzak kalması, çocuk yoksulluğuyla başlayan ve kadın yoksulluğuna uzanan son derece vahim bir tabloyu yaratmaktadır. Günde 20 Liraya tarlada çalışan birçok kadın çiftçimiz, emeğinin karşılığını alamamaktan şikayetçidir.

Kadına Şiddet Artıyor

 Şiddetin, taciz ve tecavüz suçu son 10 yılda 14 kat artmıştır. Son 4 yılda 800’ün üzerindeki kadın cinayeti sayısı, hükümetin çözümü sürekli ertelediğinin bir götergesidir. Toplumsal cinsiyet eşitliğinde 136 ülke arasında 120. sıradayız. Kadının istihdamında 200 ülke arasında 190. sıradayız. 2013 yılında 214 kadın ve 10 çocuğumuz öldürülmüş, 167 kadın ve çocuğumuza ise tecavüz girişiminde bulunulmuştur. Bu cinayetlerin yarısı, yakınları tarafından bıçakla ve kendi eşleri tarafından işlenmiştir.

Biz kadınların yüzde 20’si mahkemeden koruma talep etmesine karşın öldürülürken, 2013 yılında karara bağlanan 31 kadın katli davasında, birçok hafifletici neden öne sürülerek, kadına şiddet, gerçek anlamda cezalandırlmamıştır.  2013’te karara bağlanan 31 davanın 14’ünde hükümlüler, iyi hal indiriminden yararlanırken, 9 hükümlüye ağırlaştırılmış müebbet yeterli görüldü. Buna karşın, Ocak ve Şubat ayında öldürülen kadın sayısı ne yazık ki 40’a yaklaşmıştır.

Kadına Şiddetin Üzücü Verileri

Sakine Öz’ün aktardığı verilere gore, kadına şiddeti önleme noktasında devlet düzeyinde büyük eksiklerimiz var:

Sakine Öz’ün açıklamasına göre; “Bugün 11 ilde sığınma evi yoktur. 29 ilde Bakanlığa bağlı görev yapması gereken toplum merkezi yoktur. Birçok ilde bellediyelerin toplumsal dayanışma merkezi yoktur. Aile danışma merkezi henüz kurulmamış illerimiz vardır. Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi sayımız oldukça yetersiz olup sadece 14 ilde açılmıştır. Sadece 42 ilde belediyeler tarafından işletilen kadın danışma merkezi vardır.

Polis korumasına rağmen öldürülen kadınlar, toplam cinayetlerin yüzde 15’i dolayındadır.

13 ilin barosunda kadınlara hukuksal destek verecek mekanizma yoktur. 15 ilde ise bu destek merkezleri açılmasına karşın, etkin halde değildir. 25 ilde huzurevimiz yoktur. Kreş açma ve çocuk bakımı konusunda özellikle belediyelere getirilen yasaklar, işçi kadınlar için Organize Sanayi Bölgelerinin daha aktif tutumuyla ve yeni bir sosyal politikayla aşılmalıdır.

Bizim, çocuklarına özel bir değer veren, yatırımını gelecek kuşakları ve kadın istihdamına, eğitimine yönelten bir sosyal politikayı yeniden kurgulamamız gerekmektedir. Bakanlığa bu konudaki önerilerimiz sürmektedir.

Kadınların Adı, Siyasette ve Yönetimde Yok

Sakine Öz, eğitimden ve istihdamdan dışlanan kadınların uğradığı şiddeti ve ayrımcılığı gözler önüne sererken, Türkiye’de kadın yönetici verilerindeki çarpık durumu da paylaştı.

Milletvekili Öz, “1935 yılındaki Meclisimizde kadın vekil oranı yüzde 4’tü, sayımız ise 15’ti. Bu oran, 70 yıl boyunca, 2007 yılına kadar hiç geçilemedi, hep yüzde 4ün altında kaldı. Bugün meclisteki kadın vekil oranımız yüzde 15’in altında ve 79 kadın milletvekiliyiz. Bu sayı ve kadınların sesi, birçok Batı ülkesinin gerisinde olduğunun göstergesidir.” Ifadesini kullandı.

“Devlette ve yerel yönetimlerde de “kadının adı yok” diyen Sakine Öz’ün paylaştığı veriler bir hayli çarpıcı…

“Kadınlar her yere emeğiyle yetişirken, karar süreçlerinden uzak kalmamalı. Bunun ilk yolu da istihdam ve eğitimden geçiyor” diyen CHP Milletvekili Sakine Öz, verileri şöyle paylaştı:

“Partimizin 30 Mart seçimlerine 46 kadın belediye başkan adayıyla girdiği süreçte, bugün 2950 belediye başkanının 26’sı; 31.790 belediye meclis üyesinin 1340’ı; 3379 il genel meclis üyesinin 110’u kadın. 34.275 muhtardan 65’i; 18.607 mahalle muhtarının ise 429’u kadınlardan oluşmaktadır.

Siyasetin ve Devletin Dili Erkekçe

Sakine Öz, kadınlar açısından üst düzey yönetici açığında da oldukça olumsuz bir tablo ortaya koyarak resmi verileri paylaştı:

Devlette de kadınların durumu iç açıcı değildir. Nüfusumuzun yüzde 49.8’ini oluşturan biz kadınlar, devlette yeterince yer alamıyor, üst kademelere yükselemiyoruz. 25 üyeli Bakanlar Kurulunun sadece 1 kadın bakanı var, yine sadece 1 kadın valimiz var.

Genç bir kadın nüfüsumuz var, ancak ilerleme kanallarımız tıkanmış… Bugün devlette 2 milyon 550 bin çalışan var. Bu sayının 914 bini, yani yüzde 36’sı kadın, yüzde 64’ü ise erkek. Üst düzey kadın yönetici oranımız yüzde 9, kadın profesör oranımız yüzde 28’de kalmış. Polislik görevini yürüten kadınlar ise, toplam emniyet örgütünde sadece yüzde 5 dolayındadır. Belediyelerde kadın çalışan oranı yüzde 9’da kalmaktadır.

Bizim, kadınların rolünü sadece ev ve aile içi ilişkilerle sınırlı tutmayan, kadının istihdam, girişim, eğitim, sosyal güvence ve  şiddet sorunlarına ve siyasi geleceğine onu özgür bir birey kabul ederek eğilen yeni bir anlayışa ihtiyacımız vardır. Bu düşünce ve önerilerimle, tüm kadınların Emekçi Kadınlar Gününü yürekten kutluyorum.

 


İlgili yazılar

Cemaatçi polislere tahliye kararı

Aralarında Emniyet Müdürlüğü eski İstihbarat Daire başkanları Ramazan Akyürek, Ömer Altıparmak ve eski İstihbarat Dairesi Başkan yardımcısı Recep Güven’in de

Saldırıdan önce askeri birlik çekildi

IRAK’ın Musul kentindeki Türkiye Başkonsolosluğu’nda IŞİD militanları tarafından rehin alındıktan sonra 101 gün sonra serbest bırakılan 49 kişiden biri olan

Erdoğan: Partilerimiz sorumlu davranmalı!

AKP ile birlikte seçim kampanyası yürüten Erdoğan katılım oranının yüksekliğinden memnun olduğunu açıkladı. erdoğan seçime ilişkin yaptığı değerlendirmede “aziz milletimizin

“KADIN VEKİL GÖZÜYLE KADINLAR” için 1 cevap

  1. Senthil diyor ki:

    Que hay youtuberos que bueno que enrcntoe este espacio pera expresarme bueno primero que nada si quieren algo de temas nuevos para windows 7 bengan a mi canal putos apeches come *cum* y despues pidanme el pass ok ja come he reido de todos esos lamviscones que disen hey men pasame el pass no bueno que estes bien y luugo terminan como puneteros bayyyy jajajajajaj espidos bueno asi soy muy onesto como todo un espanol asi que este es mi canal comenten si quieren que les aga un tuto para desirles esto en vivo y en directo ha no olviden comentar

Bir Cevap Yazın