AKP’nin iki paranoyası var

AKP’nin iki paranoyası var

MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeris AKP iktidarının somut ve görünür iki paranoyasından birisinin; içeride ‘Paralel Yapı’ dışarıda ise ‘Esad’ olduğunu söyledi.  Yeniçeri  “AKP’ye göre Parelel yapı hain, haşhaşi, ajan ve her türlü kötülüğün kaynağıdır. Dışarıda ise diktatör, halkını katleden, kimyasal silah kullanan ‘Esed’ başta Suriye olmak üzere Ortadoğu’da barışı berbat etmektedir. Bu tezden hareketle AKP İçeride paralel yapının tasfiyesini, dışarı da ise Esed’den kurtulmayı başlıca politika haline getirmiştir. Devlet yöneticilerinin Esad takıntısı Türkiye’yi bölgede ve dünyada çok zor durumda bırakmıştır. Türkiye’yi yönetenler için Esat’tan kurtulmak esastır, çünkü o bir diktatördür ve ondan kurtulmak için her yol mubahtır. Bölgedeki her şeyi Esad’a ya da ondan kurtulmaya bağlayanlar sonuçta IŞID’i ve diğer gelişmeleri gözden kaçırmışlardır.” diye konuştu.

TBMM’de basın toplantısı düzenleyen Yeniçeri  Esat’ın diktatörlüğüne ve ondan kurtulmaya kilitlenen AKP yetkililerinin, bölgede meydana gelen olayları anlamamakta direndiğini söyledi

“AKP FAYDALI AHMAK ROLÜ OYNUYOR”

Yeniçeri’nin konuşması şöyle:

AKP’nin bir yandan görüşme ve müzakere yaptığı terör örgütünü diğer yandan hedef yapması ciddi bir kafa karışıklığı içinde olduğunun kanıtıdır.

Aslında bize sorarsanız ortada bir çelişki falan yoktur. Çünkü PKK, hiçbir zaman müzakere ortağı olan AKP’nin “çözüm süreci”ni ciddiye almadı ve verdiği sözleri de yerine getirmedi! Terörist geleneklerine ve örgütlenme sürecine ara vermeden devam etti.

PKK eylemlerine ara vermeden devam ederken AKP’nin işbirlikçi kalemleri, terör örgütünün gerçekleştirdiği eylemlere farklı gerekçeler buldu. Teröristbaşı Öcalan’ın el altından örgüte verdiği şifreli talimatlar sonucu gerçekleştirilen eylemlere AKP’li cenah farklı anlamlar yükledi. Meydana gelen terörist eylemleri bu kesim Erdoğan ile Öcalan’ın çözüm sürecini sabote etmeye yönelik komplo olarak nitelendirdi.
Terörist Örgütün Eylemleri Arkasında Her Zaman Öcalan Olmuştur!

Ortaya çıkan çelişkiyi açıklayabilmek için de ‘iyi PKK, kötü PKK’ ya da ‘çözüm isteyen PKK ve derin PKK’ gibi kavramları ortaya attılar. Devlet adına PKK için gerçekte ‘olmayan bir sürece’ olmayan anlamlar yüklemekle görevli olan AKP yöneticileri, PKK’ya bebek katili Öcalan’ın vereceği ayarla sürecin yürüyeceğini sandılar.

Yüz seksen bin Kürt mülteciyi bir kaç gün içinde ülkesine kabul eden, bölge insanına her tür sivil/siyasi ve insani desteği veren Türkiye’yi Kobani’de olup bitenden sorumlu tutmak tam bir nankörlüktür.
Sanki Kobani’yi kuşatan Türkiye imiş gibi PKK ve bölücü kesim “Bil ki, Kobani düşerse Ankara da düşer. Kürtler de kendi kaderini tayin eder!” şeklinde provokatif sözleri etmeye başladılar.
KCK’lılar “Rojava’daki kanton yönetimleri ile doğrudan ilişki kurun ve statülerini tanıyın” türünden dayatmalarda bulunuyorlar.
KCK, HDP, Öcalan adeta Türkiye Cumhuriyetini rehin almış gibi dayatmada bulunuyor. Barış süreci denilen serbestçe bölücülük yapma sürecini bu amaç için kullanıyor. HDP Merkez Yürütme Kurulu bu bağlamda “Şu çok açık ki, Türkiye’deki barış süreci Rojava’dan ayrı düşünülemez” açıklamasını yapmıştır.

PKK doğrudan iç savaş çıkarmaya çalışıyor. Türk Milletinin milli simgelerine, Türk bayrağına, Atatürk’e ve kamu binalarına saldırmalarının nedeni budur. Halkın arasına karışarak barikat kuranlar, Molotof kokteylilerle araçları yakanlar, pusularda kahraman kesilenlerin Kobani’de düştükleri durum ortadadır.

Terörist ve bölücülerin sokaklara ateşe vermede bu denli etkin olmalarının nedeni AKP iktidarının iradesizliği, öngörüsüzlüğü ve acizliğidir. AKP iktidarı adeta “çözüm süreci” kompleksine tutulmuştur. AKP kendi kaderini Türkiye’nin kaderiyle özdeşleştirecek yerde “çözüm süreci”nin akıbetiyle özdeşleştirmiştir. Bu nedenle teröristlerin yaptıklarını görmezlikten geliyor ve halka verdikleri zararın bedelini da teröristlere ödettirmiyor.
AKP, “çözüm süreci” zarar görür diye Terörist unsurlara müdahale etmemekte, suça karışanları yakalayıp yargının önüne çıkarmamaktadır. Teröristlerin yaptıkları, yaktıkları ve yıktıkları yanlarına kâr kalmaktadır.
Yurttaşlar sokakları ateşe veren terörist bölücülerle Kürt vatandaşları birbirinden ayırmalıdır. Bin yıllık kardeşliğin bozulmasına çalışanlara fırsat verilmemelidir!

Kritik bir süreçte Türkiye’nin her zamankinden daha çok sağduyuya ve ferasete ihtiyacı vardır. Türk halkı devletinin güvenlik güçlerine güvenmelidir. Büyük milletler marjinal unsurların tahrik ve provokasyonlarına gelmeyen milletlerdir. Büyük Türk Milleti de her zaman olduğu gibi barışı, kardeşliği güçlendirecek feraset ve olgunluğu bir kez daha göstermelidir. Bu nedenle hiç kimse PKK, HDP ve İmralı’nın provokasyonlarına gelmemelidir.


İlgili yazılar

Akçay: İnşallah Arınç’n tutuklandığını görmeyiz

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Erdoğan’ı eleşitiren Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç için, “İnşallah bir gün Bülent Arınç’ın tutuklandığını görmeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan çıldırdı!

AKP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Filistin-İsrail, IŞİD ve Ortadoğu’daki Türkiye politikalarının  eleştirilmesine  çok sert tepki gösterdi.  Erdoğan

Bahçeli : sözün odun gibi olsun, hakikat olsun tek

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AKP iktidarının ülkeye yaşattığı yanlışlıklara dikkat çekti. MHP lideri Devlet Bahçeli, ülkeyi yönetenlerin aklının, cesaretinin

Bir Cevap Yazın