Arınç: Sanık listesinin hep 2. sırasındaydım

Arınç: Sanık listesinin hep 2. sırasındaydım

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Milli Nizam Partisi’nin kuruluşundan itibaren siyasetin içinde olduğunu  kapatılan partilerin yöneticisi olarak  sanık listesinin hep 2. sırasında yer aldığını söyledi. Partisinin İstanbul İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuşan Başbakan Yardımcısı Arınç  ” 69-70’de Milli Nizam Partisi kuruldu. 3-5 kişiyiz. 71’in Mayıs ayında İşçi Partisi ile bizi kapattılar. Erbakan İzmir’de bir konferans vermiş. O kitapçığı Gençlik Kolları bastırmış ve faaliyet programına koymuş. Anayasa Mahkemesi bizi kapattı. O zaman parti kapatmalar siyasi amaçlarla yapılıyordu. Sonra Milli Selamet Partisi’ni kurdular abilerimiz. 80 darbesi oldu. Hepimizi aldılar götürdüler. Sonra RP kuruldu. 95’te birinci parti oldu. Yüzde 22 oy aldık. Biz şimdi 22 oy alsak kendimize güleriz. Ama o ölçekte o oyu aldık. Zorla koalisyon hükümeti kurduk. 9 ay sonrasında da kapattılar. Sanık listesinde 2. Sıradaydım. 1 sene sonra FP kuruldu. Dünyanın en masum partisiydi. RP’nin devamısın seni de kapattık dediler. Sanık listesinin 2. Sırasında yine ben vardım. Sonra AK Parti kuruldu. Hamdolsun 40 partiyi geride bıraktık, ilk seçimde tek başımıza iktidara geldik” dedi

‘SEN VARSIN’ DEDİLER

Arınç şöyle devam etti:

2007’de, kapatma davası açtılar. O günlerde İstanbul’da yürüyüş yapıyoruz. Haberi geldi, arkadaşlara ‘ben var mıyım’ dedim. ‘Sen varsın’ dediler. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı çok korkmuş, çok büyük deliller toplamış. 400 gazete kupürü, bazı internet sitelerinde çıkan haberler. İddianamenin çok uzun bölümü başörtüsü ile ilgiliydi. 1 sene uğraştık o mahkeme ile. Para cezası ile paçayı kurtardık. Bir tane vicdanlı insan dengeyi üst noktada sağladı, kapatma değil para cezası olsun dedi. 411 el kaosa kalktı diye manşet attı gazeteler. AYM durumdan vazife çıkardı. Yaptığımız bir değişiklikti. 411 milletvekilinin kabul ettiği değişikliği AYM iptal etti. AYM’nin kararlarıyla başörtüsü meselesi bugünlere kadar geldi


İlgili yazılar

Öğrenci parasıyla lüks makam aracı

Eğitimi yap-boz tahtasına çeviren ve dincileştiren zihniyetin bir foyası daha ortaya çıktı. 2009 yılında Amasya Valiliği tarafından başlatılan “65 Bin

Feyzioğlu: Bunun adı açıkca faşizmdir

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan Coşkun’un evinin önünde saldırıya uğramasıyla ilgili olarak,

 Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir.

Bu millet bağımsızlıktan yoksun yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır.Tam bağımsızlık, bizim bugün üzerimize aldığımız vazifenin temelidir. Tam bağımsızlık denildiği zaman, tabii,

Bir Cevap Yazın