Bahçeli: Davutoğlu haberin olsun yine çuvalladın!

Bahçeli: Davutoğlu haberin olsun yine çuvalladın!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun AKParti’deki düşüşü gördükçe şoka girdiğini, siyasi felç geçirdiğini belirterek, “Yozgat’ta, 28 Şubat döneminde başörtüsü yasağının geldiğini ifade etmiş, zulmün diz boyu olduğunu söylemiş, iktidarda da bizim bulunduğumuzu hayasızca ileri sürmüştür. Eğer 28 Şubat sürecinde MHP’nin iktidarda olduğunu ispat etmezsen namertsin. Davutoğlu haberin olsun, yine çuvalladın, yine yaş tahtaya bastın. Cahil misin müfteri mi? Çamur musun münafık mı? Sayın Davutoğlu sen kimsin?” dedi.

Bahçeli, Bilecik mitinginde vatandaşlara seslendi. “Söğüt’ten yürüdük, üç kıtaya vardık. Söğüt’ten yürüdük, cihangir bir devlete ulaştık. Söğüt’ten yürüdük, çağlara Türk mührü vurduk, insanlığa adalet ve kudreti öğrettik. Yürüdük, yüksek bir irade ve kucaklaşma ruhuyla imparatorluk kurduk. Yürüdük, kaynaşmanın, ortak değerlerde buluşmanın, milli ve manevi değerlerde birleşmenin haz ve doyumsuz lezzetini yaşadık. Asil yürekler, yüce gönüller, pırıl pırıl parlayan vicdanlar Türk milletine vücut verdi” diyen Bahçeli, Söğüt ruhunun ölmediğini vurguladı.
AK Parti’ye yüklenen Bahçeli, “Bizim yürüyüşümüz Türkiye’nin kurtuluşuna, Türklüğün yükselişine, kuruluş felsefesinin ihyasına kilitlenmiştir. AKP istedi diye yürüyüşümüzden vazgeçmeyiz. Kan kardeşi PKK, siyasi ikizi HDP gocundu diye yolumuzdan dönmeyiz. Çözülme süreci zarar görüyor, batı böyle istiyor, cinayet projeleri şöyle buyuruyor diye ülkülerimizden de asla ayrılmayız” dedi.

“EMANET TÜRKİYE’DİR, BÖLDÜRMEYİNİZ”
Türk milletinin “haşmetini” kimsenin hafife almaması gerektiğini altını çizen MHP Lideri, “Buradan, tarihimizi karalamaya, ecdadımızı sorgulamaya kalkan densizlere bir kez daha sesleniyorum: Türk milleti, yalnızca bugün işbaşındaki kokuşmuş zihniyetten ibaret değildir. Bu zihniyetin dümen suyuna girenlerin gösterdiği zafiyet hiç kimseyi iştahlandırmamalıdır. Kimse aldanmasın, yanlış hesap yapmasın. Türk milletinin heybet ve haşmetini kimse hafife almasın, yanlışa yormasın. Geçmişte yanlış yapanlar, bedelini Çanakkale’de ödedi. Geçmişte varlığımıza göz dikenler Dumlupınar’da tepelendi. Saltanat süren işbirlikçiler, kan döken işgalciler vatandan defedildi. Bugünkü karanlık tabloya bakarak, milletimizi çaresiz ve mahkum görmeye kimse kalkışmasın. İçimizi karıştırmaya çalışanlara Söğüt ruhuyla karşılık veririz. Bayrağımıza uzanan elleri kırar, vatanımıza kast eden emelleri paramparça ederiz. Bu toprakların geleceği sizlere emanettir. Emanet tarihtir, hakaret ettirmeyiniz. Emanet vatandadır, laf söyletmeyiniz. Emanet dedelerimizin manevi mekanlarıdır, kirli postalları değdirmeyiniz. Emanet Türkiye’dir, böldürmeyiniz. Emanet Ne Mutlu Türküm Diyene sözüdür, gölgeletmeyiniz. Ve emanete sahip çıkmak, emanete sadakat için Bizimle Yürü Bilecik” şeklinde konuştu.

AKP, ‘ONLAR KONUŞUR BİZ YAPARIZ’ UTANMAZLIĞINI SÜRDÜRÜYOR”
Bahçeli, Başbakan Davutoğlu’nun vesayet altında, bakanların uzaktan kumandalı olduğunu savunarak, Türkiye’de her şey birbirine karıştığını anlattı. “Davutoğlu tezvirat ve dedikoduyla siyaset yapılacağını zannetmektedir” diyen Bahçeli, şöyle konuştu:
“AKP’nin vizyonu yoktur. Kökü ve kimliği yoktur. AKP yok hükmündedir. Erdoğan AKP’nin fiili eşgenel başkanı olarak paralel ve korsan mitinglerle yasa ve Anayasa’yı açıktan çiğnemektedir. Hukuk devre dışıdır. Tarafsızlık saha dışındadır. Şeref ve namus üstüne edilen yeminler gündem dışıdır. Devlet terbiyesi, devlet umuru kenardadır.
Bilecik borçtan yakınmaktadır, AKP, ‘Onlar konuşur biz yaparız’ utanmazlığını sürdürmektedir.
Bilecik’te emekli, esnaf, işçi, memur, işadamı mağdurdur; AKP ikinci atılım dönemi yalanı ve riyakarlığıyla oyalanmakta, mağrur pozlar vermektedir. Asgari ücretli 949 lirayla karın doyar mı diye sormaktadır, Erdoğan ve Davutoğlu ise asgari ücreti yok mu arttıran diye bağırmakta, bizim teklifimizi alaya almaktadır. İşsizler iş kaygısındadır, Erdoğan ise ‘İş beğendiremiyoruz, Vietnam’dan şoför getiriyoruz’ mazeretine sığınmaktadır. Davutoğlu ise şaşkın, şuursuz, ufuksuz, yönsüz ve dengesizdir.
Bildiğiniz gibi bu saray hafiyesi, bu saray tebaası 15 Mayıs’ta buraya gelmiştir. Ve Bilecik’e Süleyman Şah’tan selam getirdiğini söylemiştir. Sayın Davutoğlu bu neyin selamıdır? Süleyman Şah Türbesini bırakıp kaçmanın mı selamıdır? Saygı Karakolu’nu bombalamanın mı selamıdır? Vatan topraklarını peşkeş çekmenin mi selamıdır? Bu selam neyin nesidir? Süleyman Şah’ın bedduasını alanların, selam getirmesi kara mizahtır.

ÇAMUR MUSUN MÜNAFIK MI?”
Davutoğlu 25 Ocak 2015 günü, Diyarbakır’da Kobani’yi selamlıyor, Kobanililerin alnından öpüyor, Kobani’yi tarihi emanet olarak görüyordu. Kürtçe’yi Türkçe kadar öğrenmekten bahsediyordu. Serok Ahmet olmakla övünüyordu. Şimdi bu Davutoğlu Süleyman Şah’tan selam getiriyor. Ancak geçmişte Kandil’i selamlarken aklına Süleyman Şah gelmiyordu. Aziz ecdadımızın kemiklerini sandıklara koyup evden eve nakliye araçlarına koyarken Ertuğrul Gazi’nin muhterem babasına hürmet etmiyordu. Davutoğlu tükenmiş, dağılmış, sarayda omurga kaybı yaşamış bir siyasetçi olarak tarihe şimdiden geçmiştir.
Şeyh Edebali’nin huzuruna çıkıp, siyaseti bu aziz büyüğümüzün ahlakıyla yapacağını kendi kendine mırıldanması ise baştan ayağa yalan ve ucuz istismardır. Davutoğlu AKP’deki düşüşü gördükçe şoka girmekte, siyasi felç geçirmektedir. Zira 7 Haziran akşamı defteri dürülecektir. Ve bu nedenle iftiraları sıralamaktadır. Dün Yozgat’ta, 28 Şubat döneminde başörtüsü yasağının geldiğini ifade etmiş, zulmün diz boyu olduğunu söylemiş, iktidarda da bizim bulunduğumuzu hayasızca ileri sürmüştür. Merhum Menderes asılırken MHP neredeydi diyen Davutoğlu bir kez daha mayına basmış, ters köşeye yatmıştır. Bilecik’ten Davutoğlu’na çağrıda bulunuyorum: Eğer 28 Şubat sürecinde MHP’nin iktidarda olduğunu ispat etmezsen namertsin. Eğer 28 Şubat’ta MHP’nin sorumluluk üstlendiğini hemen, çok acil somut delilleriyle ortaya çıkaramazsan siyasi şeref yoksun olmaktan kurtulamayacaksın. Davutoğlu haberin olsun, yine çuvalladın, yine yaş tahtaya bastın. Cahil misin müfteri mi? Çamur musun münafık mı? Sayın Davutoğlu sen kimsin? Bu desteksiz atışları, bu yalan dolanı sana kimler öğretti?
Milliyetçi Hareket’i 28 Şubat’ta iktidarda göstermek en hafif tabirle Türk milletine küfür, maneviyata saplanan zehirli hançerdir. 12 Eylül’ün gölgesinde palazlanan, darbelerin yan ürünü olan Davutoğlu ve zihniyeti değil midir? 28 Şubat’ın beşiğinde sallanan, kundağında pışpışlanan Davutoğlu ve zihniyeti değil midir? Yalancı bir şahıstan Başbakan olur mu? Paralel dediklerinin elinden tutup devlete yerleştiren, sonra da dönüp darbe yapıyorlar, inlerine gireceğiz diyen çürümüş bir anlayıştan bu ülkeye, bu millete hayır gelir mi? Davutoğlu bilesin ki, iki yanlıştan bir doğru çıkmaz. Ne var ki dört rüşvetçiden Yüce Divan çıkar ve adaletin şamarı kafanıza iner, çok yakında da arka arkaya inecektir.” (ANKA)


İlgili yazılar

MHP Yönetimi Mahkemeye Çağrıldı

MHP’de gözler 8 Nisan’da  Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin vereceği karar çevrildi. MHP’nin 1 Kasım seçiminde aldığı sonuçtan sonra olağanüstü kurultay

CHP MYK’da Ankara il başkanı atanacak.

Milletvekili adaylığı için Ankara il başkanlığından istifa eden Necati yılmaz’ın yerine atanacak isim bugün belirlenecek. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu

Otomotiv işçilerinin ilk zaferi

Bursa’da Renault’d abaşlayıp diğer fabrikalara yayılan hak mücadelesi TOFAŞ ve MAKO’da sona erdi. Her iki fabrikanın yöneticileri ile işçi temsilcileri

Bir Cevap Yazın