Bahçeli: Layık olmadığı makamın altında ezildi

Bahçeli: Layık olmadığı makamın altında ezildi

MHP lideri Devlet Bahçeli Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı makamına yakışmadığını belirterek  “Türkiye Cumhuriyeti Recep Tayyip Erdoğan’ın kuşatması ve tazyiki altındadır. Erdoğan layık olmadığı makamın ağırlığı altında ezilmiş, siyasi tarafgirlikle, açılış kılıfı altında düzenlediği mitinglerle Cumhurbaşkanlığını mahvetmiştir. Bu şahıs her gün fitne saçmaktadır. Her gün dedikodu yapmaktadır. Her gün yalan dolanla milli vicdanı sarsmaktadır.” dedi.

Elazığ’da partisinin düzenlediği mitingde konuşan Bahçeli  şunları söyledi:

Erdoğanla geçen her gün artık zarar, ziyan hale gelmiştir. Erdoğan israf, itham, inkar ve iftiradır. Erdoğan kavga, kutuplaşma, karanlık ve kargaşadır.

Dün yine zırvalamış, hezeyana batmış, zıvanadan çıkmıştır. Erzurum’da milliyetçilik postuna bürünebilmek, milli poz verebilmek adına asıl yüzü ve niyetini saklamak için olağanüstü gayret sarfetmiştir.

“ALÇAKSIN ŞEREFSİZSİN”

Ve bunu yaparken şahsıma ve partimize ağza alınmadık hakaretleri arka arkaya sıralamıştır. Erdoğan aklıyla arasını açmış, klinik bir vaka haline gelmiştir. Güya ben demişim ki, HDP Meclis’e girmezse ülkede kaos olur, erken seçime gidilir.

29 Mayıs günü Erzincan’da, Erdoğan’dan bunu ispatlamasını istemiştim. İspatlamayanın namert, alçak ve şerefsiz olduğunu hiç çekinmeden haykırmıştım. Fakat Erdoğan bana mısın demiyor. Sanki duvara konuşuyorum. Pişkince, hayasızca asılsız ve ahlaksız iddiasını sürdürüyor. Bak Sayın Erdoğan, MHP Genel Başkanı olarak, bölücü HDP’nin Meclis’e girmediği takdirde kaos olur türünden bir beyanatım varsa ve sen bunu somut şekilde, yer ve zamanını göstererek açıklayamıyorsan, tekrar ifade ediyorum, alçaksın, şerefsizsin.

Erdoğan, sen nasıl bir Müslümansın? Hadi Cumhurbaşkanı olmanı geçtik de, nasıl bir insansın? Sen de hiç mi Allah korkusu yok? Sen de hiç mi günaha girme kaygısı kalmadı? Yalan söylemek, iftira atmak, gıybet yapmak, dedikodu ve tezviratlara bel bağlamak İslamiyet’in hangi buyruğunda, Kur’an-ı Kerim’in hangi ayetinde vardır? Senin yaptıklarına ancak iblis teşebbüs edecektir.

Erdoğan bu iddiasını ispata mecburdur. Erdoğan ileri sürdüğü hayasız iddiayı netleştirmekle mükelleftir. Yine dün Erzurum’da şahsıma yönelik diyor ki; “Nerede siyasi kadromdan bir arkadaşım İmralı’daki ile masaya oturdu, bunu ispat et. Eğer bunu ispat etmezsen alçaksın, namertsin, müfterisin.” Sayın Erdoğan şimdi kulaklarını aç ve Elazığ’dan bizi dinle. Artık iyice anlaşılıyor ki, sende şeref ve mertlik işportaya düşmüş, hurdaya çıkmış. Erdoğan 16 Eylül 2012’de, katıldığı bir televizyon programından tıpkısının aynısıyla şöyle konuşuyor:

“Biz statükoyu nerede kırdık? Adaya danışmanımızı göndermek suretiyle kırdık. Oslo’ya göndermek suretiyle kırdık. Statükoyu korumak isteyenler ‘Yanlış yapıyorsun’ dediler bana. “Hayır ben onun riskini alıyorum” dedim.”

ŞEREFSİZLİK BULUTU BAŞININ ÜSTÜNDE

Erdoğan bu sözlere dublaj, montaj, komplo diyebilecektir. Fakat ne derse desin, neyi bahane gösterirse göstersin, her şey meydandadır. Ve terörle pazarlık edenlerin kirli yüzü açıktadır. Erdoğan defalarca İmralı canisine AKP’den milletvekili aday adayı olmuş özel temsilcilerini göndermiş, PKK’yla görüşmelere en yakın adam ve arkadaşlarını görevlendirmiştir.

Erdoğan kendi kendini yalanlayarak ne duruma düşmüştür? Biz geçmişte kendisine PKK’yla görüşüyorsun dedik, yine şerefsizlik polemiğine başvurdu, kaybetti. Cumhurbaşkanı görevine başlarken şeref ve namus üstüne yemin etti, kaybetti.  Şimdi bir kez daha ispat bekliyor, aksi takdirde alçaklıktan namertliğe kadar sövüp sayıyor. Erdoğan, bilesin ki, bizim ispatlamamıza gerek yoktur. Sen zaten her şeyi ispat ediyorsun. Yazık ki söylediğin ağır sözlerin de misliyle geri dönüyor, alnına kazınıyor. Ve şerefsizliğin kara bulutu başının üzerinden bir türlü ayrılmıyor.

Kazdığın kuyuya yine kendin düşüyorsun. Ektiğin rüzgarı fırtına olarak biçiyorsun. Erdoğan sen yakın tarihimizin en yanlış şahsiyetisin. Milletimiz adına çok üzülüyorum. Elazığlı adına kahrediyorum. Böyle birisinin Cumhurbaşkanı olması yıkımdır, kayıptır, zulümdür, milli ve manevi depremdir.


İlgili yazılar

Bayram neşesi…

Seçimde oy kullanmayı beceremeyen Türkiye, Ramazan bayramında otomobil kullanma sınavında da yine sınıfta kaldı. Sonuç: Toplu katliam! Ramazan’da trafik canavarı

HES KARŞITI KÖYLÜLERİN ZAFERİ

Karadeniz’de mahkemeye taşınan bir HES projesi daha köylülerin zaferiyle sonuçlandı. Ordu Bölge İdare Mahkemesi, Giresun’un Kesap ilçesi, Karadere Köyü, Büyükdere (Vanazit Deresi) üzerinde Proen Enerji ve Madencilik San. ve Tic. A.Ş. tarafından yapılan Vanazit Hidroelektrik Santrali için Ordu Valiliği tarafından verilen “Çevresel Etki Değerlendirilmesi gerekli değildir” kararını iptal etti. Mahkeme, Ordu İdare Mahkemesi’nin yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin kararı da iptal etti.

ÇGD : Polis Cumhuriyet’i hedef göstermeyi bıraksın

ÇGD, Polis’in Cumhuriyet gazetesini İslamcı teröristlere hedef gösterdiğine dikkat çektiği açıklamasında, ÇGD olarak Cumhuriyet gazetesinin yanında olduğunu bildirdi. Çağdaş Gazeteciler

Bir Cevap Yazın