Kılıçdaroğlu, memleketi Tunceli’de, partisinin Kışla Meydanı’nda düzenlediği mitingde konuştu. Eşi Selvi Kılıçdaroğlu’yla bir süre partilileri selamlayan Kılıçdaroğlu, “Dersim seninle gurur duyuyor” sloganları üzerine, “Ben de Dersim’le ve bütün Dersimlilerle gurur duyuyorum. Zaten dünyanın neresine gitseniz bir Dersimlim buluyorsunuz onun için dedim, bütün Dersimlilerle gurur duyuyorum dedi.

Gazetecilerin kuliste kendisine “Heyecanlı mısınız” diye sorduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
“Emin olun çok heyecanlıyım. Nasıl heyecanlı olmam babamın toprağı, dedemin toprağı… Çocukluğumun geçtiği yer nasıl heyecanlı olmam. Küçücük bir köyde doğdum, 7 kardeşten sadece üniversitede okuyan benim. Devlerin sınavlarını kazandım, görev yaptım, önemli mevkilere geldim. Siyasete atıldım. Dersimin Ballıca Köyünde doğan bir çocuk şimdi CHP’nin Genel Başkanıdır. Ben cumhuriyete bunun için inanıyorum.”

“BAŞÇALAN DUYSUN: DERSİMLİYİM, DERSİMLİ OLMAKTAN DA GURUR DUYUYORUM”
“Dersimliyim diye bu başçalan etmediği iftirayı bırakmadı. Buradan söylüyorum, önce başçalan duysun, Dersimliyim, Dersimli olmaktan da gurur duyuyorum. Dersim üzerinden bana geliyor, kanun tekfini verdik sen madem Dersim’i çok seviyorsun kabul et kanun teklifini adını ‘Dersim’ yapalım. 2 yıldır bekliyor, çünkü o bir sahtekar, çünkü o bir yalancı, çünkü o bir malı götüren, çünkü o halkına doğruları söylemeyen insan. Bu toprakların en önemli özelliği insan sevgisidir, insanı sever bu topraklar. Çünkü yetişme kültürü insan sevgisi üzerine oturmuştur.”

“Berkin öldüğü zaman emin olun herkes yas tuttu, milyonlar toplandı. O bizim çocuğumuzdu, 15 yaşında bir çocuk. Annesi ona sabahleyin ekmek almak için göndermişti, ekmeği alıp eve gelecekti. Ama o Berkin’i bir terörist olarak bütün milletin önüne çıkardı ve bir kitleye Berkin’e yuh çektirdi. İnsanın yüreğinde bir toplu iğne ucu kadar vicdan varsa 15 yaşında ölen bir çocuğun arkasından bir kitleye yuh çektirilir mi Allah aşkına? Kabul eder misiniz? Burak Can, o da bizim evladımız, 22 yaşında. O da annesinden izin istiyor, ‘akşam dışarı çıkacağım’ diye. Bir gün önce uyarmışım, güçlü duyumlar geliyor, provokasyonlar olabilir, diye. Burak Can dışarı çıkıyor, sokakta önce lambalar söndürülüyor, kurşunlar sıkılıyor, 22 yaşında bir çocuğumuz hayatını kaybediyor. O utanmazlar kalkıp şunu söylüyorlar, ‘Kılıçdaroğlu’nun militanları öldürdü’. Sen de nasıl bir vicdan, nasıl bir ahlak var. Bir insanın ölümü üzerine siyaset yapılır mı? Berkin’in öldüğü gün burada da eylem yapıldı. Zaten söylüyorum, demokrasiyi, özgürlüğü, insan sevgisini görmek istiyorsanız, barışı özleyen insanlar istiyorsanız Dersim’e geleceksiniz. Burada da gösterilerin olduğu gün biber gazları atıldı. Ahmet diye bir polis kardeşimiz hayatını kaybetti. Ona da Allah’tan rahmet diliyoruz. Oda bizim evladımız. Hiç kimsenin ölmesini istemeyiz. Bu topraklarda barış olsun, huzur olsun. Beraber yaşayalım bu topraklarda.”

“BARIŞ SAĞLAYACAK PARTİ CHP’DİR”

“Çoğu yurttaşımız şunu söylüyor, ‘AKP giderse barış süreci ne olacak’ diye. Tunceli’den Dersim’den sesleniyorum; barış süreci kimsenin tekelinde değildir. Eğer bu topraklarda barış sağlanacaksa bunu yapacak olan parti CHP’dir. Herkes çok iyi bilsin. Biz özellikle bu seçim döneminde bir slogan kullandık, ‘Türkiye’nin Birleştirici Gücü’. İster Doğu’da, ister Batı’da, ister Güney’de, ister Kuzey’de olsun, bütün yurttaşlarımı kucaklıyorum. Kimseye inancı nedir, senin etnik kimliğin nedir diye soru sorulmasını kabul etmem. İnancı, mezhebi, kimliği ne olursa olsun herkesin benim başımın üstünde yeri var. Ben Türkiye’nin birleştirici gücüyüm buna inanıyorum.”

-“CİBİLLİYETİMİN NE OLDUĞUNU ÖĞRENMEK İSTİYORSAN İSTANBUL MÜFTÜLÜĞE SOR”-

“Yardımları niye keselim, aklımızı mı kaçırdık? Yurttaşlara yapılan bütün yardımları artıracağız çünkü ben 247 katrilyon parayı götürenlerin burunlarından fitil fitil getireceğim ve bu millete dağıtacağım. Kul hakkımı yemek günah değil mi. Bunlar malı götürdüler, bana saldırıyor. Rahmetli babam söylerdi, eminim her Dersimli oğluna söylemiştir, ‘oğlum sen doğru dur, eğri belasını bulur’ diye. Büyüklerimiz bize böyle söylerlerdi. Bakınız her türlü hakareti yapıyor, cibilliyetten söz ediyor, benim cibilliyetimin ne olduğunu öğrenmek istiyorsan gel de herhangi bir Dersimli’ye sor. Üstelik AKP’ye oy veren her Dersimli’ye sor, ‘Bu Kılıçdaroğlu’nun cibilliyeti nedir’ diye. Ama diyorsan ki ben başka yerden öğreneceğim, sana bir adres daha, İstanbul Müftülüğü’ne git sor, ‘Bu Kılıçdaroğlu’nun cibilliyeti nedir?’ diye. Ben sana söyleyeyim, ben hiç kimsenin soyuyla sopuyla uğraşmam. Ben her insanın Allah’ın yarattığı en değerli varlık olduğuna inanırım. Bize böyle öğrettiler. ‘Hiç kimseyi incitmeyeceksin’ dediler, ‘incinsen de incitmeyeceksin’ dediler, biz buna inanırız.”

“YURTTAŞLARIMI BÖLMEYECEĞİM”

“Ülkede demokrasiyi, barışı ve özgürlüğü savunacağız. Kimsenin burnu kanamasın bunun mücadelesini vereceğiz. Tunceli’ye bu iktidar hiçbir yatırım yapmadı. Çocuklarımız işsiz, soruyorlar ‘kimliğin ne?’, ‘Tunceli’de doğdum’. ‘Hadi git, sana devlet kapısında iş yok’ diyorlar. Bu tabloyu değiştireceğim. Nerede doğarsa doğsun, 76 milyon yurttaşıma kucağımı açacağım, onlar gibi yapmayacağım. Yurttaşlarımı bölmeyeceğim, insanları bölmeyeceğim. İnsanları ayırmayacağım, herkese eşit davranacağım çünkü benim için yandaş yok, benim için vatandaş var. Vatandaşlarımı kucaklayacağım.
Deniyor ki, ‘CHP, belediyeyi kazanırsa bazılarının işine son verecek’. Açık ve net söyleyeyim hiç kimsenin ekmeğiyle oynamayız. Hiç kimsenin aşıyla işiyle oynamayız. İsteriz ki herkes alın teriyle kazandığı ekmeği akşam evine götürsün. Evinde huzur ve barış içinde yaşasın. Hiç kimsenin ekmeğiyle oynamak gibi bir niyetimiz yok ve buna asla izin vermem. Herkesin bilmesini isterim.”

“Yolsuzluklar konusunda bir şey anlatmayacağım, siz biliyorsunuz. ‘Ben yürütme organının başıyım’ diyordu, biz zaten senin neler yürüttüğünü biliyoruz. Çocuklarını biliyoruz, neler yaptığını da biliyoruz. Ama sizden yetki istiyorum. Sadece Tunceli’den değil bütün Türkiye’deki yurttaşlarımdan yetki istiyorum. Temiz siyaset istiyor musunuz, kul hakkı yemeyen bir siyaset istiyor musunuz, barış içinde yaşayacağımız bir Türkiye istiyor musunuz, etnik kimlik ayrımı, inanç ayrımı yapmayan bir Türkiye istiyor musunuz, adres belli, adres CHP yani halkın partisi, yani sizin partiniz”

“Türkiye’ye demokrasiyi getireceğiz. 17 maddelik Özgürlük ve Demokrasi Bildirgesi yayınladık. Maddelerden birisi yüzde 10 seçim barajı kalkacak. Kenan Evren ve arkadaşları getirdiler yüzde 10 seçim barajını. Onu kaldırmak inşallah bize nasip olacak. Darbe yasalarının tamamını değiştireceğiz. Onların astığı, o gencecik fidanlarımızın itibarlarını aynen iade edeceğiz.”

“HEM HIRSIZDAN HEM YALANCIDAN VALLAHİ DE BİLLAHİ BAŞBAKAN OLMAZ”

“Biz demokrasiye inanmış insanız, elbette ki fikir ayrılıkları, farklı partiler olabilir ama siyasetin ahlak temelinde yükselmesi lazım. Siyasetin ahlaklı olması lazım. Eğer başbakanlık koltuğuna oturup hırsızlık yapıyorsa bir adam ben ona ne derim, hırsızdan başbakan olmaz, yalancıdan başbakan olmaz, hem hırsızdan hem yalancıdan vallahi de billahi başbakan olmaz.
Benim merak ettiğim şu, bu kadar malı götürdün hala milletin önüne çıkıyorsun, yolsuzluk yaptın, hırsızlara kucak açtın, hepsini bıraktın ve milletin önüne çıkıyorsun. Nasıl bir ahlak anlayışıdır, nasıl bir inanç anlayışıdır bu? Emin olun anlamakta zorluk çekiyorum.”

Partisinin Tunceli Belediye Başkan Adayı Hızır Bahtiyar Aytaç’ı yanına çağıran Kılıçdaroğlu, mikrofonu Aytaç’a verdi. Aytaç, “Merhaba Dersimliler. Sizden aldığım destekle kendi halkıma, kendi insanıma hizmet etme fırsatı vereceğinize inanıyorum” dedi.
Kılıçdaroğlu da, “Tunceli’nin bir özelliği var, yükümlülüklerini yerine getirir. Vergi ödemede Türkiye’de 81 il içinde birinci sırada. Buna karşılık size yeteri kadar hizmet gelmedi. Niye? Malı götürdüler, paraları yediler diye gelmedi. Dersimli bunun hesabını soracak mı, söz mü? Ben de söz veriyorum, siz hesabını sorarsanız ben de soracağım. Beraber soracağız” dedi.

“DERSİMLİ OLMAKTAN ONURLUYUM BAŞÇALAN NE DERSE DESİN”

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
“Sizi seviyorum, size inanıyorum, size güveniyorum. İnancım hiç bozulmadı. Bu topraklar mübarek topraklardır. Bu topraklarda Düzgün Baba, Munzur Baba var. Bu topraklar bizim topraklarımızdır, bu topraklar Anadolu toprağıdır. Bu topraklarda erenler var, bu topraklarda helal süt emmiş olanlar var, insan sevgisi var. Bu topraklarda yolsuzluk olmaz, bu topraklarda kardeşi kardeşe düşürmek olmaz, bu topraklarda özgürlük var. Hep söylerim Türkiye’nin herhangi bir yerinde, özgür bir il mi görmek istiyorsunuz, geleceksiniz Dersim’e sokaklarında özgürce gezeceksiniz. Kılık kıyafetiniz nasıl olursa olsun, inancınız, kimliğiniz nasıl olursa olsun Dersim’e geldiğinde her yurttaş ‘ben özgür bir ile gidiyorum’ diye düşünecektir ve görecektir. Herkesin düşüncesini özgürce açıkladığı bir Dersim’de doğmaktan, Dersimli olmaktan mutluyum, gururluyum, onurluyum başçalan ne derse desin.”

Ankara Çankaya Belediye Başkan Adayı Alper Taşdelen’i kürsüye çağıran Kılıçdaroğlu, “Denirdi ki gençler niye siyasette yok, işte genç. Eğitimliler niye siyasette yok, işte eğitimli. Yakışıklılar niye siyasette yok, vallahi yakışıklı. Sorsanız nereli, o da Dersimli, ne olacak. Bizim kitabımızda ayrılık, gayrılık yoktur. Bizim kitabımızda beraber yaşamak vardır. Bizim kitabımızda kavga yoktur, barış vardır. Bizim kitabımızda kul hakkı yemek yoktur, herkese saygı vardır, kadın erkek ayrımı yoktur, kadın erkek eşitliği vardır. Biz dönmeyiz çünkü biz Dersimliyiz, çünkü biz ülkemizi seviyoruz, insanımıza inanıyoruz” dedi.
Kılıçdaroğlu, seçimlerin adından iki belediyenin “Kardeş belediye” protokolünü yapacağını ifade ederken, “İki belediye başkanının da seçileceğinden eminim. Adımın Kemal olduğu gibi, çünkü ben size güveniyorum, size inanıyorum” diye konuştu.

“BAŞÇALANIN ELİNİ HALKIN İRADESİYLE CEPLERİNİZDEN ÇIKARTACAĞIM”

Kılıçdaroğlu, usta şair Nazım Hizmet’in dizelerini anımsatırken, şöyle devam etti:
“Bu ülkede herkesin bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçe yaşayacağı bir Türkiye’yi yeniden yaratacağız. İster Hakkari’de ister Diyarbakır’da, Trabzon’da, Rize’de, Çankırı’da, Yozgat’ta, Manisa’da, İzmir’de, ister Antalya’da olsun ister Edirne’de olsun bu ülkede hep beraber barış içinde yaşayacağız. Başçalan bizi bölmek, ayrıştırmak ister. Eli cebimizde onun biliyorsunuz. Ama o eli halkın iradesiyle oradan çıkartacağım. Bu başçalanın mitingine birisi gitmiş, demiş ki ‘gideyim bakayım, bu kadar malı götürdükten sonra acaba ne konuşacak’. Bir bakmış bir süre sonra cüzdan gitmiş ama korkudan ‘hırsız var’ diyemiyor çünkü derse dayak yiyecek. Türkiye’nin geldiği hale bakın.”

“Manisa’da bir üniversite öğrencisinin çantasını açıyor polis, içinden bez bir pankart çıkıyor, üzerinde ‘hırsız var’ yazıyor. Diyor ki polis, ‘sen başbakana hakaret ediyorsun’. ‘Yahu altında Recep Tayyip Erdoğan yazmıyor ki, hırsız var yazıyor’ diyor. Buradan o polis kardeşime sesleniyorum. Artık hırsızın kimliğini sadece sen değil, bütün dünya biliyor. Onun için hırsız artık devlet sırrı olmaktan çıktı.”
Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının ardından belediye başkan adaylarının tanıtımı yapıldı. Ardından CHP Lideri ve eşi Selvi Kılıçdaroğlu partililere kırmızı karanfiller attı. Tunceli mitingine Genel Başkan Yardımcıları Gökhan Günaydın, Erdoğan Toprak, Perihan Sarı ile Tunceli Milletvekilleri Hüseyin Aygün ile Kamer Genç de eşlik etti.


İlgili yazılar

Yargıtay’dan sahte belge hazırlayan notere şok!

Yargıtay Deniz Feneri Davasında sanıklardan Mehmet Gürhan’ın Zekeriya Karaman’a vermiş olduğu vekaletnameyi yasaya aykırı bir şekilde düzenleyen İstanbul 10. Noteri İsmet

ANKARA’DA KÖLELİK DÜZENİNE SON MİTİNGİ

Türk-İş Taşeronlaşmaya, Örgütsüzlüğe, Kuralsız Çalışmaya Hayır” mitingi düzenledi. Miting nedeniyle Ankara’nın merkez caddelerinin saatlerce trafiğe kapatılması Başkentlileri çileden çıkardı. Ankaralılar mitinglerin ana caddeler üzerinde yapılmamasını istedi.

Kılıçdaroğlu’ndan Davutoğlu’na Musul Eleştirisi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanlığı seçimleri için İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve parti yöneticileri ile buluştu. İki

Bir Cevap Yazın