Davutoğlu: Mesele Kobani değil!

Davutoğlu: Mesele Kobani değil!

Başbakan Ahmet Davutoğlu AKP  grup toplantısında yaptığı  konuşmada Türkiye bayram havasını yaşarken bir  kez daha taşeronların devreye girdiğini ve bayramı bize zehir etmeye çalıştığını söyledi. Davutoğlu “Biz bu sınavları çok gördük. Direnmeyi de biliriz o provokatörlere gereken hesabı sormayı da biliriz. Bu kez bahane Kobani bahanesiydi. Bu Kobani’yle ilgili tahlile gireceğim. Ama bu aslında 30 Mart seçimiyle cumhurbaşkanlığı seçimiyle darbe yemiş vesayetçilerin perde gerisinde oldukları 2015 seçimlerini ipotek alma çabasıdır” iddiasında bulundu.

Davutoğlu’nun konuşması özetle şöyle:

Birileri çekinebilirler. CHP ancak oraya izinle gidebilir. Bayrak taşımadan Hakkari mitingi yapabilir. MHP çekinebilir. Ama bilsinler ki AK Parti’nin hiçbir ferdi hiçbir şantajdan tehditten korkmaz.

Şimdi bu üç mesaja bizde buradan üç mesajla cevap veriyoruz. Birincisi, kamu düzenine hedef alanlara mesajımız şu. Kamu düzeni her ne olursa olsun kesinlikle teminat altına alınacaktır. Hiç kimse hukuk devletinde hesap sorulamaz değildir. Hiçbir süreç işlenen suçu örtmeye bahane etmez.

Tek tek her birini hukukun önüne çıkartacağız. Dün bakanlar kurulunda bütün bu gelişmelerin analizini yaptık. Geçen hafta da ki bugünleri görerek, her hafta toplanan bu mekanizmada genelkurmayımızın ve emniyetimizin katıldığı geniş kapsamlı değerlendirme yaptık. Ne tedbir alınması gerekiyorsa alınacak. Yakılan her TOMA’nın yerine gerekirse beş TOMA on TOMA alınacak.

Şimdi de daha önce güvenlik eksikliğinden şikayet edenler “polis devletine mi dönüyoruz” diye saldırmaya başlayacaklar. Bu ülkede demokrasinin de özgürlüğün de teminatı AK Parti iktidarıdır. Özgürlüğümüzden fedakarlık etmeden güvenliğimizi güçlendireceğiz. Dün içişleri bakanımız kapsamlı sunuş yaptı. AB ülkeleri örnek alınarak, yarın bazı Avrupa merkezlerinde Türkiye otoriterleşiyor diye yayın yapılmasın diye, oradaki uygulamalardan da faydalanarak birçok konuda adımlar atacağız.

İş yerlerini bombalayanlar, iş makinelerini yakanlar, barajları engellemeye çalışanlar bu vizyonu engellemeye çalışıyorlar. Mezopotamya’nın ayağa kalkmasını istemiyorlar. Tekrar Diyarbakır bir mürşit şehir olarak öne çıkacak, bütün şehirlerimiz ihya olacak. Onlar yaktılar yıktılar biz inşa edeceğiz, ihya edeceğiz.

Üçüncü mesajlarına cevabımız şudur. Kobani’de de bunu yaptılar. Kendilerine muhalif hiçbir Kürt parti bırakmadılar. Önce kendileri Kobani’de kendileri gibi düşünmeyen aşiretleri partileri baskı altına aldılar. Kürt mülteci kardeşlerimiz PYD baskısından kaçarak geldiler. Şimdi orada yaptıklarını Güneydoğu’da yapmaya çalışıyorlar. Demeye çalıştıkları şu, buralar bize ait, burada ancak siyaseti biz yaparız. Yok öyle şey. Türkiye Cumhuriyeti topraklarının her bir yerinde hem al bayrak olacak hem AK Parti bayrağı olacak.

“MESELE KOBANİ DEĞİL”

3,5 yıldır zulmü görmeyenler Kobani’yle mi fark ettiler? Daha önce Suriyeli kardeşlerimize kapımızı açmamıza itiraz edenler, oraya yaptığımız yardımları dünyaya ihbar edenler, teröre yardım ediyor diye iftirada bulunanlar Türkiye oraya silah yardımı yapsın demeye başladılar. Biz Suriye’ye bütün insani yardımı yaptık. Gereken her şeyi yaptık. Ama şimdi sorma vaktidir. Kobani, Bayırbucak, İdlip, Halep, Haseke, Afrin, Lazkiye. Bütün bu şehirleri bize tarihten emanettir. Biz oradaki kardeşlerimizin hepsine aynı nazarla bakarız. Mezhebine bakmayız. Ey HDP ya da Kılıçdaroğlu, Bayırbucak’ta Türkmenler katledilirken, IŞID tarafından katledilirken, hadi rejim sizin dostunuz, Araplar katledilirken neredeydiniz? Hangi açıklamayı yaptınız hangi desteği verdiniz? Halep’te kırsalında Kürtler katledilirken, IŞİD tarafından rejim tarafından, PYD tarafından bazı kürtler baskı altında tutulurken neredeydiniz? Mesele Kobani değil. Kaldı ki Kobani konusunda da en öncelikli adımları biz attık.

Yüzlerce TIR’ı Kobani Haseke’ye biz gönderdik. Kobani’den gelen kardeşlerimize, hiçbir şey sormadan 200 binini ülkemize kabul ettik. Ey provokatörler tahrikçiler onlar size gelmedi, istikbalin izzetin temsili olarak zikrettiğim al bayrağın gölgesine sığınmaya geldiler. Bugün Türkiye’yi eleştiren bazı Avrupa ülkeleri, toplamda bizim üç günde aldığımız kadar mülteci almadılar. Bizi eleştirmeye yüzleri de hakları da hadleri de yok. Türkiye gereken her türlü desteği Kobani’ye de Suriye’nin her kesimine vermiştir.

“TEZKEREYE HAYIR DEMEYİN DEDİK”

Tezkereye gideceğiz, zalimlerin oluşturacağı tehlikeye karşı elimizden geleni yapma kararı aldık. Tezkereye hayır demeyin dedik. Bakınız HDP’nin tutumu ne oldu? Çözüm süreci ve Kobani’yi irtibatlandırarak bize şantaj yaptılar. Çözüm sürecinde samimilerde bunun tarafları ve atılacak adımlar Türkiye’dedir. Dışardaki hiçbir olayın bununla ilgisi yoktur. Kobani’ye nasıl yardım ederiz diye sorarsanız oturup konuşuruz. Ama bir şantaj aracı haline getirilmesine izin vermeyiz.
Çözüm süreci kararlılıkla sürdürülecek. Sonra da önce bu bağlantıyı kurdular, tezkereye hayır dediler. Hayır derken de şunu demiş oldular, Türkiye Kobani’ye girmesin. Peki ne yapmamız isteniyor? Mültecileri alıyoruz, insani yardımı varsa gönderelim diyoruz. Müdahale edilmesini de siz istemiyorsanız ne istiyorsunuz? Kargaşa çıkarmaksa buna da izin verilmeyecek. Türkiye uluslararasından gelecek baskıyla hiçbir adım atmayacağımızı herkes bilir.

“KILIÇDAROĞLU’NUN ESED’İ KORUMA ALTINA ALMA DURUMU HEP OLDU”

CHP’nin tutumu ne oldu? “Tezkerede Esed varsa biz yokuz” dediler. Nedense Kılıçdaroğlu’nun Esed’i koruma altına alma durumu hep oldu. Ama ona dokundurtmadılar. İki partinin de savunduğu iki argüman oldu. Birisi Türkiye’nin IŞİD’e destek verdiği argümanı, önce HDP yaydı. Sonra da CHP genel başkan yardımcısı bunu destekleyici tweetler attı. Kılıçdaroğlu da anayasal konumu olan biri olarak utanç verici tavır sergiledi, önce herkes sakin olsun dedi sonra bunların sorumlusu IŞİD’e destek veren hükümettir dedi. Sokakta olanlara dedi ki, sosyal medyadaki kampanyalar doğrudur, bu şiddeti devam ettirin mesajı gönderdi.
Türkiye IŞİD’e de Esed’e de karşıdır, karşı olmaya devam edecektir. Esed’e de IŞİD’e karşı olmamızın yanında mazlumların da yanındayız. Peki Kılıçdaroğlu karşıyız diyebilecek mi? HDP diyebilecek mi?


İlgili yazılar

Kılıçdaroğlu, 9 Eylül Kuruluş Parkının açılışını yaptı

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Çankaya Belediyesi’nin 9 Eylül Kuruluş Parkı açılış törenine katıldı. Kılıçdaroğlu, açılışta yaptığı konuşmanın ardından çınar ağacı

Gül, o iddiayı yalanladı

Bir televizyon programına katılan Faruk Mercan, Savcı Zekeriya Öz’ün 17 Aralık Büyük Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu öncesi dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’le

BAKIN PARALARI BAŞKA NEREDE SAKLAMIŞ

Halbank eski Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın evinde ele geçirilen paralarla ilgili şok detaylar da ortaya çıkmaya başladı

Bir Cevap Yazın