Erdoğan’a göre demokrasi 2002 de başlamış

Erdoğan’a göre demokrasi 2002 de başlamış

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, II. Uluslararası Ombudsmanlık Sempozyumu’nda  yaptığı konuşmada 2002 sonundan itibaren demokratikleşme adına tarihi adımlar atıldığını söyledi. AYM’ye bireysel başvuru hakkının  da devrim niteliğinde bir anlam taşıdığını ifade eden Erdoğan “Türk devletlerine baktığınızda Divanı Mezalim gibi kurumların olduğunu görürsünüz. Kimi zaman sultanlar camilere gidip namazın ardından vatandaşın dertlerini dinliyorlardı. Osmanlı’da kadılık, şeyhülislamlık gibi makamlar halkın sorunlarını dinliyorlardı. Devlet öncelikli yapı asla yok, insan öncelikli bir yapı söz konusu. O dönemde İstanbul Afrika’nın içlerine kadar hükmediyor, oradaki halkın huzur içinde yaşamasını bu anlayışla temin ediyordu. Devlet ile birey arasındaki mesafe açıldıkça birey de devlet de zayıfladı. Devlet halkını vatandaşını, vatandaşının taleplerini tehdit olarak görüyorsa kendisini vatandaşının taleplerine korunaklı hale getiriyorsa o devlet zalim bir devlet dönüşür ve zayıflamaktan başka seçeneği kalmaz” dedi.

Türkiye’nin hem adil ve güçlü hem de uzun soluklu bir devlet olabilmesi için  tarihindeki  zengin tecrübeleri kullanması gerektiğini kaydeden Erdoğan  şöyle devam etti:

Kıyafet, dil, kültür, etnik köken dayatması yoktur. Saraybosna’dan Kırım’a kadar geniş bir coğrafya içinde mezhepler, dinler özgürlük içinde varlıklarını idame ettirmişlerdir. Başörtüsü üzerindeki baskı ve yasaklamaları kaldırdığımızda bundan ülkenin zarar göreceği iddia ediliyordu.12 yıl içinde tüm iddiaların tam tersi gerçekleşti. Bireyin hak ve özgürlükleri genişledikçe devlet güçlendi. Kaldırılan her bir yasak hem bireyi hem de iddia edilenin tersine devleti, milleti, ülkeyi güçlendirdi. Hiçbir devletin yasaklarla, korkularla varabileceği bir hedef yoktur. Bireyi kendisi için tehdit olarak gören devletin adil olabilme imkanı yoktur.

Birey için özgürlük ne kadar haksa güvenlik de o kadar haktır. Özgürlüğün olmadığı yerde güvenlik olmaz.Güvenliğin olmadığı yerde de özgürlük olmaz. Güvenlik öne çıkarsa özgürlük kısıtlanır. Özgürlük başkasının özgürlük alanını ihlal edecek şekilde sınırlanırsa o zaman da güvenlik sarsılır. En mükemmel seviyede olduğumuzu iddia etmedik. Böyle bir iddia içinde olursa bu bizi ciddi yanılgıya sevk eder. Türkiye bu kararlı reformlarını zor bir coğrafyada, yoğun terör saldırılarına ve içerideki değişime karşı yoğun bir dirence karşı yapan bir ülkedir. Özgürlüklerin genişlemesinden zarar gören terör örgütü ve onun uzantısı olan siyasi partiye karşı mücadele verdik.


İlgili yazılar

Sağlar: Erdoğan Türkiye’nin başının belasıdır

CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar, 7 Haziran seçimlerinin ülkede birçok şeyi değiştirdiğini, ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sonuçları kabul etmediğini

Müsteşar yardımcısı emri uyguladı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran ve rehine yakını Muammer Taşdelen’in, Musul rehinelerinin kaçırılması ve sonrasında gerekli önlemleri

Altay: Erdoğan Mutlaka Yargılanacak

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, “Türkiye gerçekten herkesin sabah kalktığında sokağa çıkmaya tereddüt ettiği bir hale geldi. Çürümüş bir devlet,

Bir Cevap Yazın