ERDOĞAN’IN YANITLAYAMADIĞI SORULAR

ERDOĞAN’IN YANITLAYAMADIĞI SORULAR

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Kabataş’ta Zehra Develioğlu isimli başörtülü kadına saldırının yalan olduğunun görüntülerle ortaya çıkmasına rağmen Başbakan Erdoğan’ın yalan konuşmaya devam ettiğini belirterek “Şimdi hala diyor ki başörtülü bacımı sürüklediler. Utan utan. Boyundan utan” diye seslendi.
Kemal Kılıçdaroğlu toplantıda Başbakan Erdoğan’ın Habertürk’te Sargıgül haberlerinin yer almaması için yaptığı telefon görüşmesinin ses kayıtlarını da dinletti.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu başbakan Erdoğan’ın gözü doymaz bir yalancı olduğunu söyledi. Partisinin Meclis grup toplantısında konuşan CHP lideri bütün dinlerin ortak kavramının “ahlak” olduğu belirterek “Eğer bir siyasetçi yalan söylüyorsa toplumun siyasete olan güveni sarsılır. Bugün sokaktaki vatandaşa siyasete güveniyor musunuz diye soralım yüzde 90’ı güvenmiyorum der. Çünkü halka yalan söylendi” dedi.

Başbakan Erdoğan’ın sürekli halka yalan söylediğini ifade eden Kılıçdaroğlu ahlaklı olan insanın gizli kapaklı işler yapmayacağını medyaya müdahale etmeyeceğini ifade etti. Kılıçdadoğlu ”Son günlerde bir Alo Fatih dönemi başladı. Alo fatih diyor Fatih daha cümle bitirmeden emredersiniz diyor. Burada size dinlettiğin tapeler mahkeme kararı işle alınmış dinlemelerdir. Bir savcı fezlekesini imzalayıp gönderdikten sonra o fezleke artık kamunun malıdır. Gizli kapaklı değildir. Dün bir tape düştü yine Alo fatih ile ilgili ama bu kez Mustafa Sarıgül’ü göstermeyin diyor. Biliyorsunuz sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz diyor. Sarıgül ile ilgili haberlere yer verilmemesini istiyor. “ Evet arkadaşlar… Neden birinci sayfaya koyuyorsunuz diyor. Çıksın yalanlasın bakalım. Kendi sesinden. Mahkeme kararıyla yapılmış bir dinleme” diye konuştu..

Gürsel Tekin’in İstanbul’a gidip Mustafa Sarıgül’ün elini kaldıracağını açıklayan CHP lideri CHP kültüründe özgürlük, demokrasi ve eşitlik olduğunu söyledi,

URLA’DAKİ VİLLALAR

Katakulli işler yapan, yalan söyleyen siyasetçiye prim vermeyeceklerini anlatan Kılıçdaroğlu şöyle dedi:

“Kızının konuşmalarını yayınlamak istemiyorum. Havuzu şöyle yapacaksın, tuvaleti şöyle yapacaksın diyor 3-5 gün kalacak adam için bunlar yapılır mı?

BAŞBAKANIN ALNINDA LEKE VAR

Biz ne dedik? 2 villa uğruna devletin valisini sattın sen. Nasıl bir anlayıştır bu Allah aşkına. Zaten bir villan var, 2,3 villan var. Ne yapacaksın bu kadar villayı. Öbür dünyaya götürmeyeceksin. Dünya malına bu kadar sarılan bir adamı daha önce hiç görmedim. Mal mülk desen var dolar desen var, yalan iftira deseniz o da var… Ama her konuşmanın arkasına Allah’ı ilave ediyor. En büyük günahtır. En temiz inancımızı siyasetine çıkarlarına alet ediyor. Onun için diyorum Allah büyüktür diye. Rahmetli Babam derdi ki “sen doğru dur, eğri belasını bulur”… İşte parça parça buluyorlar.

Başbakanın elbisesinde leke olsa önemli değil. Alnında leke var. Bu villayı nereye yapıyorsun? Birinci derece sit alanı olan yerde yapıyorsun. Vali ne diyor? Buraya yapamazsın diyor. Arıyor “O vali izin vermiyor” diyor. Doğru Diyarbakır’a sürülüyor. İşin özü 30-35 yıldır o villalar orada dendi yalan çıktı. Başbakan’ı misafir edecektim dendi o da yalan çıktı.

KABATAŞ YALAN ÇIKTI

Kabataş ile ilgili bir yalan söylendi. Yalanı söyleyen Erdoğan. “başörtülü bacımızı dövdüler” dedi. Böyle bir olay olduğunda o iskelede bulunan herhangi birisi “ne yapıyorsunuz” demez mi? Bu konuşmadan sonra Başbakan’ın danışmanı Şenol Kazancı apar topar emniyete gidiyor. Görüntüleri izliyor. Emniyete büyük baskılar yapılıyor ama ortada hiçbir şey yok. Kanal D olağanüstü bir habercilik başarısı yapıyor. Görüntüleri buluyor ve yayınlıyor. Şimdi be size saniye saniye ne olduğunu anlatacağım.

1 Haziran 2013. 19:33… Güvenlik harekat merkezinin önünden bu bayan kardeşimiz geçiyor.
19:35 iskele ile güvenlik harekat merkezi arasından geçiyor.
19:37 şehir hatları iskelesi önünde bekliyor.
19:43 Kabataş tramvay durağı ışıklar mevkiinde bekliyor
19:59 Eşliyle beraber ayrılıyorlar.

‘BEN BURADAN HALKIMI KUTLUYORUM’

Ne kavga ne dövüş hiçbir şey yok. Bir ülkeyi yöneten Başbakan’ı düşünün. Olmayan bir olayı, varmış gibi gösterdi, “benim başörtülü bacımız yerlerde sürüklediler” dedi. Ben halkımı kutluyorum. Bu yalancıya inanıp galeyana gelmedikleri için. Ve bütün başörtülü kardeşlerime sesleniyorum. Artık sizin başörtünüzü siyasetin dışında kaldın. İstediğiniz kıyafeti giyin. Ama birileri sizin başörtünüzü siyasete alet etti. Neden böyle yapıyor? Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzlukları örtülsün diye. Buradan o yalancıya sesleniyorum. Kadınlarımızın başörtüsü senin yolsuzluklarını örtemez. Bu, halkı kin ve düşmanlığa kışkırtmaktır.

‘BOYUNDAN UTAN’

Ne diyor “görüntüler öyle ama bir de rapor var” diyor. Ne zaman rapor beş gün sonra. Nerede yara var. Dizin üstünde var. Hani yerlerde sürüklenmişti. Hani 100 kişi saldırmıştı üzeri çıplak. Ya üzeri çıplak 100 kişiyi Kabataş iskelesinde kim görmez. Böyle bir şey açık mekanda zaten mümkün değil. Şimdi hala diyor ki başörtülü bacımı sürüklediler. Utan utan… Boyundan utan… Asıl başörtülü kardeşimize nerede hakaret ettiler biliyor musunuz Gezi olaylarında…

SEVİM TANÜREK’İ KİM ÖLDÜRDÜ

1998 yılında sanat müziği sanatçısı Sevim Tanürek trafik kazası sonucu hastanede vefat etti. O dönem ilk raporda sekizde üç oranında yaya kusurludur denildi. Arabayı kim kullanıyordu? Başbakan’ın oğlu Burak Erdoğan. Sevim Tanürek hayatını kaybedince ölüm olayı olduğu için savcı yeni bir iddianame hazırlandı dava açıldı… Burak Erdoğan mahkemeye gitmedi. Çünkü İngiltere’ye dil öğrenmeye gitmişti. Mahkeme daha sonra ne hikmetse Adli Tıp’tan bir rapor daha istedi ve o raporda 8 de 8 yaya kusurludur denildi. O raporu veren heyetin başkanı daha sonra Türkiye Denizcilik İşletmelerine genel müdür olarak atandı.

Bunu yapan adam bu ülkeyi yönetiyor şimdi. Siz eğer hala bu gerçekleri görmüyorsanız yalan ve ahlaksızlık üzerin inşa edilen siyaset anlayışını içinize sindiriyorsanız gidip AKP’ye oy verin. Siyasetçi halkına yalan söylemesin diyorsanız adresi, yeri belli.. O adres CHP’dir…

GÜL’E ÇAĞRI

Cumhurbaşkanı yasaları onaylamaya hazırlanıyormuş… Kendisine sorulunca ne demişti “görevdeyim” demişti… Eğer sayın cumhurbaşkanı siz görevdeyseniz anayasanın gereğini yapacaksınız. Güçler ayrılığı ilkesini koruyacaksınız. Bunu yapmıyorsanız “ben görevdeyim” demeyeceksiniz. Ben birinin emrindeyim diyeceksiniz. Fezlekeler geldi bakanlarla ilgili olarak ve fezlekeler geri gönderildi. HSYK’yı düzenleyecekler sansür getirecekler yolsuzluk dosyalarını engellemek için.

Peki o fezlekelerde ne vardı? Zafer Çağlayan… 28 kez toplam 52 milyon dolar rüşvet almaktan hakkında iddianame var. Muammer Güler… 10 kez toplam 10 milyon dolar. Egemen Bağış.. İçlerinde en mütevazı olan o… Ötekilere paraları çuvalla götürürlerken ona çikolata kutusunda götürmüşler… 3 kez 1,5 milyon dolar. 17 Aralık’tan bu yana ağzından bir kez yolsuzluk lafı düşmedi. İçlerinden biri “başbakan öyle istedi” dedi… Yani yolsuzlukların kaynağını söyledi.

“SORULARIMA CEVAP VER”

Bugün çıktı ne dedi? “Her soruya verilecek cevabımız var” dedi. Eğer ahlaklı bir adamsan, adam gibi adamsan, kul hakkı yemediğini kabul ediyorsan bu sorularıma cevap ver…

1 Bir bakana 700 bin liralık saati paralele devlet mi verdi?
2 Ayakkabı kutusundaki 4,5 milyon doları paralel devleti mi koydu?
3 Bakanların çocukların yatak odalarına senin boyunda kasaları paralel devlet mi koydu?
4 O kasaların içindeki milyon dolarları Euroları paralel devlet mi yerleştirdi?
5 Yatak odalarındaki para sayma makinelerini paralel devlet mi oraya koydu?
6 Ailece Zarrab’ın uçağına binip Umre’ye sizi paralel devlet mi götürdü?
7 4 bakan adı yolsuzluğa bulaşınca istifa ettiler o 4 bakanı paralel devlet mi istifa ettirdi?
8 Senin lehine deklarasyon imzalanmasını paralel devlet mi istedi.
9 Kendine özel medya oluşturmak için bir havuz oluşturdun. 630 milyon dolarlık havuzu paralel devlet mi oluşturdu?
10 Oğlun Türgev diye bir vakıf kurdu. O vakfı paralele devlet mi kurdurdu?
11 İki villaya valiyi satmanı senden paralele devlet mi istedi?

Diyorsun ki her soruya cevap var. Benim bu sorularını cevapla… Cevaplar mı? Cevaplayamaz. Her biri demir leblebi gibi hangisini cevaplayacak…


İlgili yazılar

Öcalan: Ben olmasam Erdoğan’ı götürmüşlerdi!

2013 yılından yansıyan notlarda Öcalan’ın “Ben de Haziran’da tavır değiştirmiştim. Ben de dedim ki doğrudur tavır değiştirdim. Değiştirmeseydim Hakan da,

Direksiyon Başındaki Canavar!

Türkiye’de her yıl ortalama 900 kişi trafik kazalarında yaşamını yitiriyor. Kazalarda yaralanan ve sakat kalanların sayısı ise  bir ilçe nüfusu

AKP’iler de karşı

Hala ek bina yapımı devam eden şuana kadar 1 milyar 370 milyon lira maliyetiyle tartışma konusu olan Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı vatandaşların

Bir Cevap Yazın