GÖKÇEK KARAYALÇIN’A AÇTIĞI DAVAYI KAYBETTİ

GÖKÇEK KARAYALÇIN’A AÇTIĞI DAVAYI KAYBETTİ

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İ.Melih Gökçek 16.03.2009 tarihinde belediye ihalelerinde usulsüzlük ve yolsuzluk yapıldığına ilişkin yaptığı basın toplantısında, suçlamalar yaptığı, kişilik haklarına saldırıda bulunduğu gerekçesi ile Ankara’nın eski Belediye Başkanı Murat Karayalçın hakkında açmış olduğu davayı kaybetti.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, CHP Parti Meclisi Üyesi Murat Karayalçın’ın  16.03.2009 tarihli basın açıklamasında “Namık Tanık kimdir ve bugüne kadar hangi belediye ihalelerini almıştır…Çünkü iddialara göre Namık Tanık Melih Gökçek’in oğlunun müstakbel kayın pederi ve Ankara Büyükşehir Belediyesinin en önemli ihalelerini alan kişidir. Ortada çok ciddi usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarının dolaşmaktadır. Antares alış veriş Merkezi’nin Nata Şirketi ile ilişkisi nedir? ve yapımında belediyenin hangi imkanları kullanılmıştır?” sözlerinin kişilik haklarına saldın niteliğinde olduğu gerekçesiyle manevi tazminat davası açmıştı.
KARAYALÇIN NE DEMİŞTİ
Karayalçın’ın davaya konu olan açıklamasında”Ankara Büyükşehir Belediye Başkam Melih Gökçek’in Namık Tanık ve NATA şirketi ile ilgisini ve ilişkisini açık bir biçimde ortaya koyması gerektiği belirtilerek devamında “Namık Tanık kimdir ve bugüne kadar hangi belediye ihalelerini almıştır…Çünkü iddialara göre Namık Tanık Melih Gökçek’in oğlunun müstakbel kayın pederi ve Ankara Büyükşehir Belediyesinin en önemli ihalelerini alan kişidir. Ortada çok ciddi usulsüzlük ve yolsuzluk iddiaları dolaşıyor…. Nata şirketine belediyece hangi işler verilmiştir? Kirli Kızılırmak suyunun Ankara’ya getirilmesi işi Nanık Tamk’ın firmasına mı verilmiştir? Antares alış veriş Merkezi’nin Nata Şirketi ile ilişkisi nedir ve yapımında belediyenin hangi imkanları kullanılmıştır? Hava alanı yolunun yayımında Namık Tanık iş almış mıdır? Kasalar Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi kapsamına alınan ve Metro Grosmarketin batısında kalan alanın ne kadarı Nata Şirketinin mülkiyetindedir? Batıkent’te mülkiyetinde olan arsa var mıdır? Nata şirketinin belediyeden aldığı işlerin toplam büyüklüğü ne kadardı? şeklinde sorular sormuş ve yanıtını Gökçek’ten istemişti.

16/03/2009 tarihinde Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesine açılan davada önce yerel mahkeme Gökçek’i haklı buldu. Karara itiraz eden Karayalçın’ın avukatları davayı temyiz etmiş ve dava Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından ön incelemeye alınarak bozulmuştur.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin davayı bozma gerekçesi ise şöyle :
SADECE İDDİALARA CEVAP ARANMIŞTIR
Yargılama aşamasında sunduğumuz dilekçelerde de ayrıntılı biçimde belirtmeye çalıştığımız gibi, müvekkilin basın bürosundan 16 Mart 2009 tarihinde yapılan ve “Sayın Gökçek, Namık Tanık kimdir ve bugüne kadar hangi belediye ihalelerini almıştır?” başlıklı açıklama, seçim mücadelesinin yoğun şekilde sürdüğü bir dönemde ortalıkta dolaşan bazı iddiaların açıklığa kavuşturulması amacıyla yapılmıştır. Sayın Namık Tanık’ın sayın davacı ile müstakbel bir akrabalık ilişkisi içinde olduğu, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden çok sayıda ihale aldığı biçiminde yoğun iddialar ortaya atılması üzerine müvekkil de CHP Büyükşehir Belediye Başkan adayı sıfatıyla bu iddialara açıklık getirilmesi için basın bürosu aracılığıyla bir açıklama yapmıştır. Dosya içinde bulunan açıklama metninden anlaşılacağı gibi bir suçlama yapılmamış, sadece iddialara cevap aranmıştır. Mesele tümüyle bundan ibarettir.
DEMOKRASİLERİN OLMAZSA OLMAZI BU TÜR TARTIŞMALAR 
Yargılamaya konu basın açıklamasıyla davalıya hakaret ve iftira edildiği ve onun kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu iddialarının mantıki ve hukuki hiçbir temeli bulunmamaktadır. Demokrasilerde ve hele yoğun bir seçim mücadelesi ortamında bu tür tartışmalar, atışmalar hatta suçlamalar yapılması, seçim ve demokrasi kavramının olmazsa olmaz özelliğidir.

Böyle bir basın açıklamasına karşı davacının yapması gereken şey; karşı açıklamada bulunmak, iddiaların doğru olmadığını söylemek ve kanıtlamak, eğer kısmen veya tamamen doğruysa bunun nedenlerini ve ihaleleri neden o firmaya vermeyi uygun gördüklerini ikna edici şekilde açıklamak, eğer bildiri basın organlarında çıkmış ise usulüne uygun şekilde tekzip etmektir. Aksi halde demokratik mücadelenin ve kamuoyu önünde seçim tartışmasının anlamı ve imkanı kalmaz.

İDDİALARA YANIT VER SİYASETTE SON DERECE DOĞALDIR
Hakaretten ve kişilik haklarının ihlalinden söz edebilmek için, kişiye somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi gerekir ve mutlak şekilde kast unsuru (TCK m.21) aranır. Nitekim Yargıtay 2.C.D. 1992/7610-8657 sayılı kararında “Kast yoksa hakaret suçunun oluşmayacağını” ifade etmiştir. Müvekkilde herhangi bir hakaret kastı olmadığı gibi, açıklama metninin herhangi bir cümle ya da kelimesinde de bu özelliği görmek mümkün değildir. Söylenen şey “Sen söylesin ve şunları yaptın”” değil, “Şöyle şöyle iddialar var, bu konuda açıklama yap, iddialara cevap ver” den ibarettir ve bu, siyaset arenasında son derece doğaldır. denilerek davanın reddine karar verilmiştir.

İlgili yazılar

Davut harikalar diyarında gibi başbakanlık yapıyor

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Irak ve Suriye tezkerelerine ilişkin, “IŞİD’in kafa kesen, vahşi uygulamalarına Türkiye’nin elbette seyirci olması düşünülemez.

CHP ÖNCE ANAYASA MAHKEMESİ’NE GİDECEK

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), CHP’nin 30 Mart’ta yapılan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine ilişkin tüm itirazlarını oybirliğiyle reddetti. CHP, YSK’nın

Üniversite gençliği haremlik-selamlık!

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle Gençlik ve Spor Bakanlığının organize ettiği etkinlikte bir ilk yaşandı. Bayram nedeniyle TBMM’ye

Bir Cevap Yazın