Kılıçdaroğlu: Hükümet Öcalan’a yalvardı

Kılıçdaroğlu: Hükümet Öcalan’a yalvardı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye’nin “Führer Almanyası” benzeri bir yapıya doğru hızla ilerlediğini söyledi. Kılıçdaroğlu Erdoğan’ın yeni binada Cumhuriyet kutlama davetine gidecek olanların hırsızlığı ve hukuksuzluğu kabul etmiş olacağını belirterek “hırsız bakanları çağırsın, Baş konuk olarak da Zarrap’ı davet etsin hırsızlıklarını kutlasınlar” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun Parti Meclisi öncesi yaptığı konuşma özetle şöyle:

Bu sadece içeride değil dışarıda da büyük bir itibar kaybı var. Eskiden DGM; özel yetkili mahkemeler sıkıyönetim mahkemeleri vardı şikayet ederdik ama orada heyetler vardı muhalefet şerhi yazıyordu. Şimdi o da yok. Çağdaş demokrasilerde yasalara aykırı olayları yolsuzlukları  yargıçlar soruşturur yargılar bugünkü süreçte ise yolsuzlukları soruşturanlar soruşturuluyor. Deniz feneri bunun  özel bir örneği, sanıklar serbest bırakıldı savcılar görevden alındı ve yargılandı. 17 aralık soruşturmasın yapanlar da aynı şekilde yargılandı. 12 yılda AKP’nin geldiği nokta bir devlet partisine dönüşmüş olmasıdır. Devleti yöneten değil kendisi devlet olan bir.parti konumundadır. Bizim siyasal mücadelemizin sıradan bir iktidar partisi olmadığını  herkesin bilmesi lazım. Bizim mücadelemiz hem kutsal hem zorunlu hem de temel görevimizidir. Demokrasiyi yeniden getirmek Türkiye’yi tek parti devletinden kurtarmak bizim görevimizdir. Parti ile devletin iç içe geçtiğini görüyoruz. Valisi emniyeti, polisi, .. diyorlar ki biz hükümetin  partinin memuruyuz. hakim ve savcılar da öyle.

DEMOKRATİK TEPKİYİ TEHDİT OLARAK ALGILIYORLAR

En küçük demokratik tepkiyi kendisine tehdit olarak algılıyor. Demokratik tepkilere asla izin vermiyor. Biz siyasal iktidarın yasalarla tanımlanmış şekilde eleştirilmesine bile tahammül edemiyor. Parti ile devletin içiçe geçtiğini gösteren bir başka unsur yasama yürütme ve yargı erklerinin yok edilmesidir. Güçler ayrılığı ilkesi anayasada yazıyor sadece. Führer oldu. Her şey bir kişinin iki dudağı arasında şekillendi. Sadece içeride değil dışarıda da sorun olmaya başlayan bir iktidar var. Her şeye rağmen biz batının bir parçasıyız. ve bugün geldiğimiz nokta uygar batıdan kopan Ortadoğunun bir parçası olan ülke haline geldik.

Tuzun koktuğu noktadayız. Sadece rüşvet alanların aklandığı değil namuslu olanların yargılanmadığı bir süreci yaşıyoruz. 700 milyar liralık saat haram para ile hacca gideceksin, rüşvet almadı diye Namuslu memuru süreceksin. Böyle bir düzeni  Türkiye kendi tarihinde daha önce hiç yaşamamıştı.

En çok ihtiyaç duyduğumuz şey sağduyu ile düşünmektir.  Kim Türkiye’i bu krizden çıkarır diye oturup düşüneceksiniz. Bütün bunlar kamuoyundan saklanıyor. Kullanılan iki unsur var. Etnik yapı ve mezhep siyaseti. Siyasette yasak olan bu iki alan bu iktidar tarafından acımasızca kullanılıyor. Yurttaşlarıma sesleniyorum.  senin inancını kendi yolsuzluğuna malzeme eden bir siyasal iktidara izin verme. haksızlığa yolsuzluğa ortak olma. senin kimliğin benim başımın üstündedir. sorun senin inancını ve kimliğini kullanarak devleti soyanlardır. Nereye kadar buna izin vereceksiniz. Biz görevimizi yapıyoruz. Sen de yap.

DAVUTOĞLU ACİZ 

Davutoğlu Türkiye’yi yönetmekten aciz. Başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı koltukları boş. Orada oturuyorlar ama anayasada çerçevesi çizilen görevlerini yapamıyorlar. Yasaya rağmen çıkamıyor. Eğer devleti yöneteceksen adam gibi yönet adam gibi yönetemeyeceksen boşalt. Başbakanlar vesayet altında görev yapmaz. Nereye kadar gidecek bu duru. Başbakanın boynuna davulu asıp tokmağı başkasını eline verirseniz, olmaz. Davutoğlu’nu pas geçiyorlar. Davutoğlu’nu ağrına gitmeyebilir  olağan karşılayabilir ama bu ülkenin sorumlu ve anamuhalefet partisinin başkanı olarak bu benim ağrıma gidiyor. Yüksek tepede oturan kişi uçağa binerken ayrı uçakta ayrı konuşuyor. Başbakan ayrı cumhurbaşkanı ayrı konuşuyor ve millet ne olacak bu memleketin hali diye düşünüyor. Tam bir kaos hali. Bu farklı bir rejimdir.

Hele hele ünvanında profesör yazan bir kişinin susun demesi bizim kabul edeceğimiz durum değil. BU ülkenin cumhurbaşkanı BM’de boş sıralara konuştu. Milli Mücadele veren mazlum ülkenin gözbebeği olan Türkiye’yi bu noktaya getirdi. Tarihi birikimlerimizi övünçlerimizi ayaklar altına aldı. BM Güvenlik Konseyi’nde oylama yapılıyor ve TC’ye sadece 60 oy çıkıyor. televizyonlarda da oyun yapıyorlar millet bunları öğrenmesin diye.

ÖCALAN’A YALVARDILAR

Çözüm sürecinde de çuvalladılar. İç isyan yasadık. 40’a yakın vatandaşımız öldü. Çıkıp vali şu açıklamayı  yaptı. efendim vatandaşlar birbirini öldürdü. diye. Sen seyirci misin  vatandaş mısın. Sen o koltukta niye oturuyorsun. Misliyle cevap verilecek diyor. Biz muhalefetiz sağduyu çağrısı yapıyoruz iktidar şiddet çağrısı yapıyor. Böyle devlet yönetilmez. AKP devleti kendi çıkarları için acımasızca kullanıyor. Olayları önleyemediler. Alanlara asker çıktı yine önleyemediler. Çünkü devlet akılla yönetilir. ÖcalaNa gidip yalvarıp yakardılar görüme sağlandı olaylar bitti. Koskoca Türkiye’ye nasıl hale getirdiler. Böyle bir anlayış olabilir mi ben itiraz etmeyeceğim de kim konuşacak. Önce sen sus ve aklını başına topla devleti adam gibi yönet. Yönetemiyorsan o koltuğu bırak.

Baskı uygulamaya başladılar. Sanatçılardan başladılar. Say’a yasak getirdiler. Akıl var mantık var. Hangi demokraside sanatçıya yasak getirilir.Bir sendika toplantısında sanatçı şiddete maruz kalıyor. Davutoğlu diyor ki ben bu milletin ortak vicdanıyım. Sen bu milletin ortak  yumruğusun.

İŞADAMI KARDEŞİM  MALINA EL KONULACAK.

Yeni bir yasa teklifi geldi. Neden tasarı değil de teklif verildi. Neden? Çünkü Davutoğlu’nun abisi dediki TBMM’ye yasal düzenlemeler getirildi. Böylece Davutoğlu  by-pass edildi. Almanya’da Führer’e doğru bir süreç var. Führer emir verir talimat yerine getirilirdi.  Kuvvetli şüpheyi, makul şüpheye dönüştürdüler. Bütün işverenlere sesleniyorum. Başınıza gelecekleri söyleyeyim. Taşınmazlarınıza el konulacak. alın teriyle biriktirdiği tanışınmazlarına el konulacak. Dava dosyası görüşülürken mağdurun avukatına hakim isterse  dosyayı göstermeyecek. Bu mudur demokrasi.  Bunun adı adil düzen, adil yargılama, ileri demokrasi olacak. Elini vicdanına koy AKP’ye niye oy verdiğini kendine sor. Yolsuzluk komisyonunda milletvekillerine dosya verilmiyor amaama bakanların avukatlarına bütün dosyalar veriliyor.

Önümüzde Cumhuriyet bayramı var. Bizi AK Saray’da bekliyorlarmış. Gitmeyin kirlenmeyin. O bina kaçak. Bir ülkenin başbakanı, cumhurbaşkanı kaçak gecekondu binada oturur mu? Efendim Cumhuriyeti kutlayacaklarmış. Hangi cumhuriyeti alın teri ve gözyaşıyla kurulan cumhuriyeti mi yolsuzlukların başkenti yaptığın cumhuriyeti mi. Biz Cumhuriyeti meydanlarda halkımızla fener alayları ile kutlayacağız. Oraya gidenler kim olursa olsun ister işadamı ister siyasetçi…  Mahkeme kararıyla yapımı durdurulan  o binaya giden tarihin sorumluluğundan kurtulamayacak. Yolsuzluklarını kutlasınlar. 4 bakanı çağırsın baş aktör  olarak da Zarrap’ı çağırsınlar.  O savcıları bu yolsuzlukları unutmayacağız. Dava açacakmış. Açmazsan namertsin. Sen savcı değil hırsızların avukatısın. Biz bunu affetmeyeceğiz.

 

 

 


İlgili yazılar

Allah’a Böyle İftira Nasıl Atılır

Başbakan Erdoğan’ın faiz üzerinden Allah’a iftira attığını ifade eden CHP’li Özkes, ” Piyasanın faizi oluşturup olgunlaştırmasını haşa Allah mı sağlıyor?”

Baykal: Partimiz sorumluluğunu yerine getiriyor

CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, hükümet kurulması konusunda CHP’nin sorumluluğunu yerine getirmeye çalıştığını söyledi. Bayram namazını Antalya’da Tekeli Mehmet Paşa

Devlet Tiyatroları’ndan üç ile ambargo!

TUSAK yasa tasarısıyla birlikte özelleştirilmeye çalışılan Devlet Tiyatroları  üç ile ambargo uyguluyor. Devlet Tiyatroları’nın üstü örtülü  ambargo uyguladığı iller Gaziantep, Denizli

Bir Cevap Yazın