Kılıçdaroğlu: Hükümetler yargıyla kavga etmez

Kılıçdaroğlu: Hükümetler yargıyla kavga etmez

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Eğer hukuk  devletinden rahatsız olan bir siyasal iktidar varsa geldiğimiz nokta iyi değildir. Hukukun üstünlüğünden söz edildiği zaman kendisine hakaret ediliyormuş gibi bir algıya kapılıyorsa hükümet, geldiğimiz nokta iyi değildir. Yargı bağımsızlığı, yargının tarafsızlığı denildiği zaman, ‘acaba siz bana bir şey mi diyorsunuz’ diye ayağa kalkan hükümet bu çağın hükümeti değildir, o hükümet ortaçağın hükümetidir” dedi.

CHP İl Başkanları Genel Başkan Kılıçdaroğlu başkanlığında Genel Merkez’de toplandı. Kılıçdaroğlu, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, Anayasa Mahkemesi’nin 52. Kuruluş Yıldönümü töreninde Başkan Haşim Kılıç’ın yaptığı konuşmayı değerlendirdi. Kılıçdaroğlu, “Dün Anayasa Mahkemesi’nin kuruluş yıldönümüydü. Sözde bir diktatörün, bir diktatör özentisinin yüzüne hukuk devletinin ne olduğu söylendi. Yargının, siyasal iktidarın ya da egemen güçlerin arka bahçesi olmamasının altı özenle çizildi. Türkiye bu noktaya gelmişse hepimizin oturup yeniden düşünmesi lazım. Eğer hukuk savunmaya geçmişse bu ülkede bir şeyler var. Yargının en tepesindeki kişiler kaygılarını dile getiriyorlar. Bu kaygı sadece bir kişinin kaygısı değil, Anayasa Mahkemesi’ndeki görevli bütün yargıçların ortak kaygısı ve ortak söylemidir. Türkiye, bu noktaya geldiyse hepimize
düşen yeni ek görev yer var demektir” diye konuştu.

“ZORBALARA KARŞI ÖZGÜRLÜK, DİKTATÖRLERE KARŞI DEMOKRASİ MÜCADELESİ VERİYORUZ” 

Barışı bir toplumda egemen kılacaksanız yolunun hukuk devletinden geçtiğini, refah toplumunun, bireylerin hak ve özgürlüklerini korumanın yolunun hukuk devletinden geçtiğini ifade eden Kılıçdaroğlu,
“Bizi birleştiren kaide hukuk devletidir. Dünyada saygın bir toplum olmak istiyorsak yolu hukuk devletinden geçer. Hukuk devleti bu kadar önemlidir, hukukun üstünlüğü bu kadar önemlidir” dedi

Dünyadan kopmamanın, batı uygarlığının parçasını olmanın yolunun da hukuk devletinden geçtiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Bizim verdiğimiz mücadele zor bir mücadeledir, zorbalara karşı özgürlük, diktatörlere
karşı demokrasi mücadelesi veriyoruz. Kolay, sıradan bir mücadele değil. Son seçimler normal demokrasilerde karşılaştığımız seçimler değildir. Son seçimlerde biz AKP devletiyle yarıştık. Valisiyle,
kaymakamıyla, emniyet müdürüyle bütün kurumlarıyla. Biz bunun bilincindeyiz ama bu bizi yıldırmamalı, tam tersine mücadele gücümüzü ateşlemeli” ifadesini kullandı.

HAKİM VE SAVCILARA SESLENDİ: “KORKMAYIN” 

“Biz mücadelemizi yaparken elbette birileri rahatsız olacaktır” diyen Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:

“Eğer hukuk devletinden rahatsız olan bir siyasal iktidar varsa geldiğimiz nokta iyi değildir. Hukukun üstünlüğünden söz edildiği zaman kendisine hakaret ediliyormuş gibi bir algıya kapılıyorsa hükümet geldiğimiz nokta iyi değildir. Yargı bağımsızlığı, yargının tarafsızlığı denildiği zaman, ‘acaba siz bana bir şey mi diyorsunuz’ diye ayağa kalkan hükümet bu çağın hükümeti değildir, o hükümet ortaçağın hükümetidir. 21. yüzyıl bireysel hak ve özgürlüklerin öne çıktığı yüzyıldır.

Buradan hakim ve savcılara da seslenmek isteri; korkmayın. Cesur olun. Hiç kimse hakime talimat veremez, genelge gönderemez. Sizin yetkileriniz Anayasa ile güvence altına alınmıştır. Mahkemeleri
siyasal iktidarın arka bahçesi haline getirmeyin ve korkmayın, ‘acaba bizi sürerler mi?’ Sizi sürecekleri her yer Türkiye Cumhuriyeti’nin topraklarıdır. Adalet dağıtacağınız her yer Türkiye Cumhuriyeti’nin topraklarıdır.

“VERDİĞİNİZ KARARLAR MİLLİ İRADENİN KARARLARIDIR” 

“Sizin sadece ülkeye değil çocuklarınıza karşı da sorumluluğunuz, ülkenin geleceğine karşı da sorumluluklarınız var. Adalet size teslim edilmiştir, siz adaleti yüceltmek zorundasınız. Halkın, sıradan
yurttaşın en büyük güvencesi sizsiniz. Her haksızlığa karşılık yurttaş sizin önünüze gelecektir. Adaleti siyasal iktidarın arka bahçe haline getirirseniz, en büyük yarayı siz alırsınız, Türkiye’ye en büyük
kötülüğü yapmış olursunuz. Adaleti korumak bizden çok sizin görevinizdir. Her kararın sonunda birileri sevinecek, birileri üzülecektir. Ama siz vicdanınızın sesini dinlediğiniz sürece adalete
bir şey olmayacaktır. Adalet, sizin vicdanınızdır, adalet toplumun vicdanıdır.

Hakimlere yine sesleniyorum; verdiğiniz kararlar milli iradenin kararlarıdır. Milli iradenin yetkisini kullanıyorsunuz siz. Bu açıdan adaletin üzerinde hepimiz titremeliyiz. Kuşkusuz biz hakimlerden
ayrıcalık beklemiyoruz. Sadece ve sadece evrensel hukuk kurallarının gereğini yerine getirmelerini bekliyoruz. Dünyada nasıl işliyorsa bu sistem, çağdaş ülkelerde hukukun üstünlüğü neyse aynı kurallar
işlesin. Güçlülerin hukuku değil halkın hukuku, bizim aradığımız temel nokta bu.”

“BAŞBAKAN KENDİSİNİ GÜVENDE HİSSETMİYORSA SADE VATANDAŞ NASIL 
HİSSEDECEK”

Hukuk devletinin aynı zamanda yurttaşın kendisini güven içinde hissettiği devlet olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Hakkımı adalette ararım’ güvencesi vardır. Bu güven kaybolduğu zaman devletin omurgası
çatırdar. Herkesin bu gerçeği çok iyi bilmesi gerekir. Totaliter rejimlerde adalet, arka bahçeye dönüştürülür ama bir süre sonra aynı güvensizlik onlarda da egemen olur. Bu hükümetin bir bakanı; ‘Böyle
bir ortamda kimse kendisini güvende hissetmiyor, Sayın Başbakanımız da kendisini güvende hissetmiyor. Zaten kendisi de söylüyor’ diyor. 12 yılda ülkeyi getirdikleri nokta bu.

Bir ülkenin başbakanı kendisini güvende hissetmiyorsa, sokaktaki sade vatandaş nasıl kendisini güvende hissedecek. 12 yılda bu ülkeyi bu hale nasıl getirdiniz? O nedenle hukukun yaptığı çağrı, mahkemelerin
yaptığı çağrı, adaletin yaptığı çağrı çok ama çok önemlidir. Totaliter rejimlerde hiç kimse kendisini güven içinde hissetmez, diktatör dahil.”


İlgili yazılar

Kılıçdaroğlu: Bunlar 3. Sınıf İnsanlar

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu yargıya yönelik ilk darbenin adli yıl açılış töreninde Prof. Dr. Metin Feyzioğlu’nun adli yıl töreni açılış

Erdoğan: Gerçek Yüzlerini Göremedik

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gülen cemaatiyle ilgili olarak, “Bizler de bu yapıya tüm siyasiler gibi iyi niyetle destek oldu. Açık

10 İşçiye mezar olan İnşaatta ‘kamu yararı’ onayı

Mecidiyeköy’de 10 işçinin ölümüyle sonuçlanan “cinayetin” ayrıntıları ortaya çıkıyor. Projenin TOKİ onaylı olması nedeniyle okul ve hastane binalarıyla bir sayıldığı,

Bir Cevap Yazın