MİT YASASI BİR TEPKİ YASASIDIR

MİT YASASI BİR TEPKİ YASASIDIR

CHP, yeniden düzenlenen MİT Yasası’na niye karşı çıktığını yazdığı muhalefet şerhiyle açıkladı. Çankırı Milletvekili İdris Şahin ve Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklığıoğlu’nun hazırlayıp İçişleri komisyonunda kabul edilen teklifle MİT’e yargı yolunun kapatıldığı belirtilerek bunun anayasa ve yasalara aykırı olduğu vurgulandı.
Teklif’in, 7 Şubat 2012’de MİT Müsteşarı’nın savcılık tarafından çağırılmasıyla başlayan, 17 Aralık 2013’te yine savcılık tarafından başlatılan Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu’yla yükselen, nihayet Adana’da MİT’e ait TIR’ların yine savcılıkla aranmak istenmesiyle alevlenen güncel olayların ardından geldiğine dikkat çekilerek bunun bir tepki değişikliği olduğu ifade edildi.
Değişikliğin bir bölümünün Anayasaya ve evrensel hukuk kurallarına aykırı olduğu iddia edilen muhalefet şerhinde şöyle denildi: “MİT’in bütün eylem ve işlemleri Anayasa gereği açık olmalıdır. Kurumun yargılanamazlık zırhı bu teklif ile biraz daha kalınlaştırılmıştır. Bu, hukukun üstünlüğünün geriye gitmesi anlamını taşımaktadır. Oysa bu kurumlarda yetkinin daha fazla denetlenmesi gereklidir. Ülkede yaşayan herkese ait bütün bilgileri izin almaksızın görebilmek için PTT, Türk Hava Kurumu, BDDK, Millî Eğitim Bakanlığı gibi kurumlarla protokol imzalanması -ki basına yansımıştır- eğer doğru ise, bu açık Anayasa ihlalidir. Yine, bu iddialar doğru ise konusu suç teşkil eden protokolleri imzalayan, uygulayan kurumların yöneticileri de suç işlemiştir ve suç işlemeye devam etmektedir. Anayasa’ya, en önemlisi hukuka tamamen aykırı bu fiilî durumu kanunlaştırmak, bu ihlali hukukileştirmez, ortada çok ciddi bir durum var demektir. Bu tür sorunlara yol açan mevcut yapı, getirilen Teklif ile denetlenemez ve yargılanamaz bir güce dönüştürülmektedir. Demokratik bir istihbarat örgütlenmesi yerine despotik bir yapıya izin vermek düşünülemez.
İktidar, bu yasa teklifi ile polis devletini kurumsallaştıran adımlar atmak istemektedir. Böyle yasalar ancak despotik ülkelerde, kendi iktidarlarını korumak ve kendilerine karşı oluşabilecek her türlü tehdit ve tehlikeyi bertaraf etmek için çıkarılabilecek keyfî düzenlemelerdir. Amaç mutlak iktidardır ama denetlenmeyen, kontrol edilmeyen mutlak iktidar tehlikelidir. Dünya siyasi tarihî bunun örnekleri ile doludur.”


İlgili yazılar

AKP-CEMAAT SAVAŞI VE 17 MART BEKLENTİSİ

AKP ile onun azmanlaştırdığı cemaat arasındaki “kaset-görüntü” savaşı hız kesmeden sürüyor. Cemaate yakın kaynaklar Başbakan Erdoğan’a öldürücü darbenin 15 veya 17 mart tarihinde yayınlanacak bir kasetle vurulacağı bilgisini yayıyor. Başbakanlık kaynakları ise, Başbakan Erdoğan’ın bunu bildiğini, ön alarak bu günlerden hemen önce cemaate yönelik ciddi operasyon başlatacağını belirtiyor.

Org. Özel’den Org. Torumtay tavrı

AKP iktidarı, kaçak saray’daki zat, başbakanlık koltuğuna oturtulan 23 Nisan başbakanı… ‘Paralel yapı’diyerek kumpaslara devam ediyor. Yargı’daki temizlik, siyasetteki ayıklama,

HSYK’danhakimler için kritik karar

HSYK 3. Dairesi Başkanı Metin Yandırmaz, 2. Daire’nin tedbiren açığa alınmasına karar verdiği hakimler Metin Özçelik ile Mustafa Başer hakkında

Bir Cevap Yazın