Özçelik: Kürtlere Erdoğan ve Öcalan’dan hayır gelmez

Özçelik: Kürtlere Erdoğan ve Öcalan’dan hayır gelmez

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun listesinde yer almasına rağmen Parti Meclisi’ne sokamadığı yeni dış politika kurmayı Murat Özçelik  hükümetin yanlış kararı nedenyile Musul’da konsolosluk görevlilerinin rehin kaldığını açıkladı. Özçelik Cumhuriyet’ten Duygu Güvenç’in sorularını yanıtladı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun dış politika danışmanı olarak partiye katılan ve CHP’nin IŞİD’e karşı mücadele için yeni tezkere çıkarılması önerisinin de mimarı olan Murat Özçelik, eğit-donatın bu aşamada Türkiye’ye sadece ek yük getireceğini Türkiye’nin önceliğinin NATO ve İran-Rusya ikilisiyle anlaşarak ilerlemek olduğunu söyledi. Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı döneminde çözüm sürecini başlatan ekip içinde yer alan Özçelik, AKP ile tek taraflı adım atmamasını istediği HDP’ye, “AKP ile yalnız yürümeyin. AKP seni sonuna kadar kullanır, işi bitince bir kenara atar. 3 yıl sonra sizi ortada bırakır. AKP’nin iki dudağına bakmazsanız biz varız. Gelin parlamentoda birlikte yapalım” çağrısında bulundu. İşte o röportaj:

AMAÇ IŞİD DEĞİLDİ

Neden CHP, Türkmenler için sesini yükseltmedi de Kobani’de yükseltti?

Tel Afer’den Türkmenlerin çıkartılmasından 4 gün önce hükümetin aldığı yanlış kararlar yüzünden Musul Başkonsolosluğumuzu işgal ettiler, rehin aldılar. Üstelik bununla ilgili konuşursanız ‘vatan hainisiniz’ dediler. Onlara göre herkes vatan haini zaten. O dönemde yapamadığımız için Kürtler de bizim vatandaşımız ve ‘bizi kurtarın’ diye bağırıyorlar; biz de hiç değilse bırakın YPG’ye yardım etmeyi ki YPG’ye yardım etmek daha saçma bir şey, ‘kendi askerimizle girelim Kobani’ye, vururuz uçakla, o insanları da alırız ve sonra da önümüze bakarız’ dedik. Yoksa bölgede yapacağınız her şeyde NATO ülkelerini yanınıza almadan, Rusya’nın ve İran’ın da bu konuda görüşlerini almadan, finali belirleyemezsiniz.

Hükümetin eğit-donat konusunda mutabakata vardığını anlıyoruz. Bu ne getirir, ne götürür?

Sadece ve sadece yeni adam eğitmekle meşgul olursunuz. Üstelik bunları hangi bütçeyle yapacaklar? İnşallah onu da bize yaptırmazlar. Çakılıp yaralanıp geriye geldiğinde de ona da ayrı bir destek vermek zorunda kalırsınız, sonra adamlar buraları vurmaya başlarlar. Ya da IŞİD’e katılırlar.ABD yanımda görünsün yeter diyorlar

Üs kullandırmanın, topraklarını hava sahasını kullandırtmanın standartları nedir?

Böyle bir şeyin uygulamaya geçirilmesi için ciddi bir devletin neleri müzakere etmesi gerektiğinin örneği 2003’te Bölükbaşı’nın da yaptığı müzakerelerdir. Bu metinler yokken ”ABD yanımda görünsün de ben de her şeyi yaparım” diyerek gidiyorlar. Ve en vahimi de yabancılar bize gelip ‘Kobani’ye yardımcı olun, Kürtlere yardım, içeride de çözüm süreci sürmeli’ diyorlar.

Sizin yanıtınız?

Biz demokratik bir ülkeyiz; Erdoğan ile Öcalan burada sadece aktördür. Bu memleketin demokrasisine ne Erdoğan’dan, ne Öcalan’dan hayır gelir. Bir tanesi Türkiye’nin başında, öbürü bölgede tek adam olmak istiyor. Eğer siz Kürtler için bir şey yapmak istiyorsanız, bunu AKP ve Öcalan üzerinden yaptığınız taktirde, hallettiğini sandığınız şeyleri bu devlet üç sene sonra sizin gırtlağınızdan alır.

Ama öte yandan da Kürtleri, sizinle hareket etmeleri için ikna etmeye çalışıyorsunuz?

Beni Kürtlerin bazıları sever, bazıları sevmez ama BDP’lilere Washington’da söyledim, Öcalan ve Erdoğan’dan hayır gelmeyeceğini. Bir de siz tek taraflı adım atarsanız, nasıl olsa AKP ”bize şunu da, bunu da verir, millet de ses etmiyor, biz bölgede şu adımları atalım, oldu bitti yaratalım” derseniz 3 sene sonra sizi de mahvederler. Daha bunu göremediler…

CHP’nin Kürt açılımı nasıl gerçekleşecek?

Biz Avrupa Özerk Yönetim Şartına ‘evet’ derken bütün Türkiye’de uygulanması kaydıyla dedik ve bunu ‘parlamentoda konuşuruz’ dedik. Ama onlar parlamentoda hiç konuşmuyor. Oysa demokrasi dediğin şey parlamento.

Peki CHP’nin Kobani eylemlerinde ölen 38 kişi ile ilgili bir stratejisi, planı var mı?

Burada ölen insanın kanı üzerinden siyaset yapamazsın. Türkiye’ye karşı sorumluluğun var. Biz düzgün bir partiyiz. İş ateşe atılsın diye düşünmüyoruz. Eğer HDP, AKP’nin iki dudağına bakmasa, ‘biz varız’ dedik bu işte. Dediğimiz Kürt vatandaşlarımızı, bundan böyle AKP’nin iki dudağına bakmak yerine, Meclis’te sabır ve uzlaşı ile siyaseti ve gerçek demokrasiyi desteklemeye davet ediyoruz. Diyoruz ki, Kobani’ye sizi kurtarmak için ne yapacaksak, asker göndereceksek yapalım. Sadece AKP’ye bakmayın. Ortak bazı toplumsal uzlaşının altını uzun bir süreçte, parlamentoda yaparız. Ben sizinle konuşmaya hazırım.

AKP’NİN DERDİ ESAD’I İNDİRMEK

Türkiye için çıkışı nerede?

Rusya ve İran, IŞİD konusunda benimle hemfikir. NATO diyor ki, ‘IŞİD’i yok etmek istiyoruz ama Esad’a bizi bulaştırma’. O zaman Türkiye sadece IŞİD için mesela belli bölgelerde birincil aşama olarak, insanları sağlimen bir şekilde geriye dönmesini sağlar. Bunu yapmak için hava unsurlarını kullanımını, kara operasyonunun ABD ile yönetimini belirlersin ondan sonra da, o bölgelerde, eğit-donata geçersin. Yani önce güvenli bölgeleri oluşturur ondan sonra eğitirsin. Ama hükümetin tek derdi, oraya ben adam göndereyim de Beşşar’ı da götürürsem, İslam devletini her tarafta kurmuş olurum.

Uçuşa yasak bölge ilan edilmesinin koşulu nedir?

Rusya ve İran’a güvence vermeniz lazım, ‘Nusayrileri kesmeyeceğim’ diye. ”Beşşar ile derdim yok” diyeceksin. Biz bunu BMGK kararı ile yine yapalım dersen onun üzerine gelirler, Kürtleri de kurtarırlar bilmem. Ama bunların ana derdi Irak. Çünkü petrol Irak’ta. O yüzden ”burada donat-eğit ne yaparsan yap, öbür tarafta bir şey olursa, karşılık veririm” diyorlar.

DEMİRTAŞ İLE KONUŞURUZ

CHP’nin Kürtlerle flörtü ne aşamada?

Seçim sonrasına kalır. Biz hep şunu söyledik, ‘HDP ile ki eşbaşkanı cumhurbaşkanı adayı olmuş kişidir. Demirtaş ile konuşmak gayri meşru olamaz. Biz de Demirtaş ile konuşacağız. Ama şu anda dağın verdiği talimat üzerine hareket eden bir HDP var. Biz HDP ile açıktan konuşmaya kalktığımızda da AKP bize ‘PKK’lilerle görüşüyorsun’ diyecek. Bir tek şeyde HDP’yi gerçekten uyarmak gerekiyor. Eğer yine aldatılıp da haziran seçimine kadar susup ‘biz bununla idare ederiz sonra yaparız” derlerse. O zaman bizimle de işbirliği olmaz.

Sizce taban bu işbirliğini kaldırır mı?

Eğer halk bizim anayasanın değiştirilip, tek adam yönetimi gelmesin diye uğraştığımızı anlarsa bu olur. Çözüm süreci de sistem üzerinden, Meclis üzerinden yapılır. Bugüne kadar herkes, MİT üzerinden Öcalan ile konuştu. Ama AKP, Öcalan’ı aldı parlattı. Kandil de ”parlatın, biz paslaştığımız sürece sorun yok” dedi. Son olaylar bunu açıkça gösterdi.

Kaynak: Duygu Güvenç / Cumhuriyet -


İlgili yazılar

Özyalçın: Bu fabrikayı özelleştirmeyin

CHP’li Özyalçın, Erzincan’ın en önemli gelir kaynaklarından biri olmasına karşın özelleştirme kapsamında bulunan Şeker Fabrikası’nın geleceğini TBMM gündemine taşıdı. Özyalçın,

Fuatavni’den Fidan hakkında müthiş iddialar

Fuatavni MİT Müşteşarı Hakan Fidan’ın sürecin aleyhine döndüğünü gördüğünü ve Öcalan’a verdiği sözleri rahatça yerine getirmek için dokunulmazlık şemsiyesi altında

Meclis araç giriş kartıyla hovardalık

Milletvekilleri araç giriş kartlarının “uygunsuz” yerlerde görülmesinden şikayetçi. Meclis’te CHP lideri Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırıdan sonra gündeme gelen güvenlik sorununu çözmek

Bir Cevap Yazın