“SİYASETTE SAÇLARINI AĞIRTMIŞ AMA…”

“SİYASETTE SAÇLARINI AĞIRTMIŞ AMA…”

Hamzaçebi, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in açıklamalarına yanıt verdi. Hamzaçebi  “Doğrusu siyasette saçlarını ağırtmış ve halen Meclis Başkanlığı konumunda bulunan Sayın Cemil Çiçek’in açıklamalarını büyük bir üzüntüyle izledim. Sayın Cemil Çiçek maalesef gerçeğe ve hukuka aykırı kendi içinde çelişkili açıklamalar yapmıştır. Suçluları koruma gayretinin Sayın Cemil Çiçek tarafından da paylaşılmış olmasını hükümetin, Başbakan’ın bu yöndeki isteğine Meclis Başkanı tarafından da destek verilmiş olmasını demokrasimiz adına parlamentomuz adına büyük bir üzüntüyle karşılıyorum.” diye konuştu.

“SAYIN CEMİL ÇİÇEK DOĞRUYU SÖYLEMİYOR”

Meclis Başkanı’nın doğruyu söylemediğini iddia eden Hamzaçebi, şöyle devam etti:
“Geçmişte, 1980’li yıllarda doğrudan Cumhuriyet savcılıkları tarafından hazırlanan ve Adalet Bakanlığı ve Başbakanlık yolunu takip ederek Meclis’e ulaşan fezlekeler vardır.
Sayın Cemil Çiçek gerçekleri söylemiyor. Teamüller şöyledir; fezleke ekindeki dosyalar milletvekillerinin incelemesine açılmıştır. Birinci konumuz bu. Sayın Cemil Çiçek’in doğruyu söylemediği birinci konu bu. İkinci olarak Sayın Cemil Çiçek’in yine gerçekleri çarpıttığı, Anayasayı çarpıttığı konu şudur. Diyor ki, ‘Meclis soruşturması bir denetim faaliyeti değildir, sadece ve sadece adli bir faaliyettir’. Meclis soruşturması aynı zamanda denetleme yoludur. Meclis soruşturması kurulana kadar TBMM’nin göstereceği faaliyet Meclis soruşturması faaliyeti değildir. Soruşturma elbette ki gizlidir.
Sayın Cemil Çiçek’in doğruyu söylemediği gerçekleri gizlemek için ortaya attığı yanlış olan konu da şudur, dokunulmazlıkların kaldırılmasından örnek veriyor. Karma Komisyonun dokunulmazlığın kaldırılması konusundaki faaliyeti bir adli faaliyet değildir, bir soruşturma faaliyeti değildir çünkü orada konu olan kişi bakan değil, milletvekilidir. O milletvekili hakkında Cumhuriyet savcısı soruşturmayı yürütmektedir.
Sayın Cemil Çiçek’in doğruyu söylemediği dördüncü konuda şudur. Diyor ki ‘ben nereden biliyim 4 bakanla ilgili fezleke ekinde kaç dosya var, içinde ne var’. Kendisinin daha önce yapmış olduğu bir açıklama var. ‘Ben bu dosyaları Hukuk İşleri Müdürlüğüne havale ettim. Ama ekinde 11 klasör olduğu için bunların incelemesi zaman alacaktı’. Gayet iyi biliyor ekinde kaç dosya var.“

“CEMİL ÇİÇEK MİLLETVEKİLLERİNDEN, PARLAMENTODAN SAKLAMIŞTIR”

“Bürokratların incelediği bu dosyaları Cemil Çiçek milletvekillerinden, parlamentodan saklamıştır” diyen Hamzaçebi, “Sayın Cemil Çiçek ile hükümet, Başbakan bir suç ortaklığı içine girmişlerdir. Birbirlerinin suç ortağıdır.
Eski dönemlerde bu bilgiler milletvekillerinin incelemesine açılıyordu, şimdi açılmıyor. Eskiden Meclis başkanları hukuku uyguluyordu, eskiden kara paracılara ve Rıza Sarraflara kalkan olan bir Meclis Başkanı yoktu. Bugün bunlara kalkan olan bir Meclis Başkanı var” dedi.

“4 BAKANI ŞİMDİDEN AKLAYAN BİR ÖNERGE”

Hamzaçebi, 4 eski bakan ile ilgili Meclis soruşturma önergesini TBMM Başkanlığına dün verdiklerini anımsattı.
AK Parti’nin “telaşla, ön alabilmek için” 4 eski bakan hakkında soruşturma önergesi verdiğini ifade eden Hamzaçebi, “Ama bu önerge içeriğine bakıldığında 4 bakanı şimdiden aklayan bir önerge. Şimdiden onlar 4 bakanı rüşvet alma ve sahte belge düzenleme iddiasından aklamış durumdalar. Dostlar alışverişte görsün, bizde güya Meclis soruşturması istedik diyecekler. Kimseyi kandıramazlar” diye konuştu.
AK Parti’nin verdiği soruşturma önergesini eleştiren, asıl hedefin bakanları soruşturmak olmadığını savunan Hamzaçebi, “Bu tapeleri bu fezlekeleri kim medyaya sızdırdı, bunların üzerine gitmek” dedi.

“İÇTÜZÜĞÜN ŞARTLARINI DA TAŞIMIYOR”

AK Parti tarafından verilen soruşturma önergesine işaret eden Hamzaçebi, “İçtüzüğün şartlarını da taşımıyor. İçtüğüzün 107. Maddesi gayet açık. Hangi bakan hangi fiili işlemiştir, onun ceza kanunundaki maddesini de yazarak buraya, oraya koyacaksınız. Hepsini bir torbaya koyalım demişler. Bu parlamento tarihine bir kara leke olarak geçecektir. AKP’nin istediği bir Meclis soruşturması yoktur tam tersine bakanları aklamak için bir önerge vermiştir” dedi.
Bir soru üzerine Hamzaçebi, “Biz savcıların fezlekelerinin TBMM’ye intikal etmesini bekledik” derken, “O zaman ben soruyorum 28 Şubat 2014 tarihinde bu fezlekeler Meclis’e geldiği halde neden alelacele Meclis 1 Mart’ta kapattılar” diye konuştu.
Fezlekelerin dün Meclis’te okunmadığını ifade eden Hamzaçebi, “Okunmayacağı ortaya çıkınca biz hazırladığımız Meclis soruşturma önergelerini TBMM Başkanlığına verdik” dedi.

“AKLAMA OPERASYONU”

“AK Parti 4 bakanla ilgili tek komisyon kurmak isterse ya da komisyon kurulmasından yana bir tavır sergilemezlerse ne yaparsınız?” sorusuna Hamzaçebi, “O günlerdeki uygulamasını görelim Meclis Başkanlığının” diyerek şöyle devam etti:
“Bir kere Adalet ve Kalkınma Partisinin bu Meclis soruşturma önergesi İçtüzüğün öngördüğü şartları taşımıyor. İçtüzüğün 107. Maddesi gayet açıktır. Meclis soruşturma önergesinde hangi bakanın hangi fiili işlediği belirtilecek ve bunu görevi sırasında işlediğine ayrıca yer verilecektir. Burada görevi sırasında işlediği yönünde de bir ibare yoktur. Gerekli şartlar yok burada, şimdiden aklama operasyonudur bu. Doğru olan bizim soruşturma önergelerimizin değerlendirilip ona göre bir Meclis soruşturma komisyonun kurulmasıdır.”
“Önergenin İçtüzüğe uygun olmadığına dair bir müracaatınız olacak mı?” sorusuna da Hamzaçebi, “Hayır, Meclis Başkanlığı bunun gereğini yapmak zorunda. Herhalde bunu da bürokratlarına inceletecektir. İçtüzüğe uygun olmadığını kendileri görecektir. Öyle meydandan kaçmak yok, meydan burada, TBMM…” dedi.


İlgili yazılar

AKP’de 3. dönem deliniyor mu?

AKP’ nin 70  parti tüzüğü gereği 3 dönem milletvekilliği yapanlar bundan sonra milletvekilliği yapamayacak. AKP’den 3 dönemi biten bakan ve

Okumuş: AKP Mevzilerini Bahçeli kuvvetlendirdi!

Eski MHP yöneticisi Nazif Okumuş’a göre, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 2002’den bu yana AKP mevzilerini kuvvetlendirdi. Okumuş, “Birisi mi,

 Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir.

Bu millet bağımsızlıktan yoksun yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır.Tam bağımsızlık, bizim bugün üzerimize aldığımız vazifenin temelidir. Tam bağımsızlık denildiği zaman, tabii,

Bir Cevap Yazın