TİB’de sıfırladı mı?

TİB’de sıfırladı mı?

Bağımsız Kütahya Milletvekili İdris Bal, ‘sıfırlama görüşmesi’ni sordu.

Bağımsız Kütahya Milletvekili İdris Bal, Ulaştırma Bakanı Lütfi Elvan tarafından yazılı olarak cevaplandırılması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına soru önergesi verdi.

İdris Bal, şu soruları yöneltti:

-Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nda (TİB) sahte delil üretildiği ve sistemlere müdahale edildiği iddiaları doğru mudur?

-Bu iddialar hakkında herhangi bir inceleme ve soruşturma açılmış mıdır?

-17 Aralık 2013 tarihinde dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile oğlu Necmettin Bilal Erdoğan arasında geçen ve kamuoyunda ‘sıfırlama görüşmesi’ olarak anılan görüşmelere dair HTS kayıtları TİB’deki veri tabanından silinmiş midir?

-Söz konusu kayıtları ilgili operatörlerin de silmesi için baskı uygulanmış mıdır?

-5651 sayılı kanunda yapılan düzenleme sonrasında TİB’e geçici görevle ya da sözleşmeli olarak personel alınma imkânı verilirken personel ihtiyacının gerekçesi olarak siber güvenlik projeleri gösterilmiştir. Son 9 ayda TİB’e geçici görevle ve sözleşmeli olarak kaç adet personel alınmış, bunların kaçı -siber güvenlik projelerinde istihdam edilmiştir?

-Alınan personelin tamamına yakınının siber güvenlik dışındaki alanlarda istihdam edildiği doğru mudur? Böylelikle TBMM yanıltılmış mıdır?

-TBMM’den yeni personel talep edilirken mevcut personelden 40 adet tecrübeli mühendis ve hukukçu, gerekçe gösterilmeksizin TİB dışına gönderilmiştir. Bunun gerekçesi nedir? Bu işlem, devlete ne kadar ek mali yük getirmiştir?

-TİB’de son 9 ayda görevlerine son verilen ya da görev yerleri değiştirilen kaç personel vardır?

-Görevlerine son verilen ya da görev yerleri değiştirilen veri uzmanlarının, avukatları Uygar Ergin aracılığı ile 7.5.2014 tarihinde Ankara Cumhuriyet -Başsavcılığı’na yaptıkları suç duyurusu ve 18.9.2014 Gölbaşı Başsavcılığı’na verdikleri dilekçe hakkında işlem yapılmış mıdır?

-TİB sisteminde bulunduğu söylenen, milletvekilleri, siyasetçiler, bazı bakanlar ve bürokratlara ait olduğu iddia edilen 950 adet telefonun IMEI kaydının TİB sistemine sonradan girildiği doğru mudur?

-Müfettiş raporuna yansıyan IMEI numaralarının bir Başbakanlık personelinin ihbar mektubunda açıkladığı ve sisteme sonradan konduğunu iddia ettiği numaralar ile örtüştüğü doğru mudur?

-Başbakanlık danışmanı Mustafa Varank’ın koordinesindeki bir psikolojik harekât ekibinin, sahte delil hazırlanması için TİB’e baskı yaptığı doğru mudur?

-Bu iddialar hakkında Başbakanlık müfettişleri ve savcılar tarafından herhangi bir inceleme ve soruşturma yapılmış mıdır?

-Son 9 ay içinde TİB’e kurum dışından yetkisiz bazı personelin geldiği, bunların büyük kısmının MİT personeli olduğu, TİB sisteminin bu kişilere açıldığı ve sistem üzerinde ekleme ve değiştirme işlemi yaptıkları doğru mudur?

-Bu iddiaların gerçekliğini araştırmak için TİB’deki tüm kamera kayıtları, kartlı giriş-çıkış kayıtları, kime ait olduğu belli olmayan giriş-çıkış kartları ve sistemler üzerindeki log kayıtları incelenmiş midir?

-Son 9 aya ilişkin bu kayıtlar tümüyle muhafaza edilmekte midir, yoksa bir kısmı silinmiş midir?

-Görev yerlerinden uzaklaştırılan TİB veri uzmanlarının görev bölgesinden ayrılmadan önce sorumlu oldukları sistemlerin kopyasının (imajının) alınıp hash kodu çıkarılması istekleri niçin kabul edilmemiştir?

-İmaj alma işlemi sistemlere sonradan müdahale yapılmadığının en önemli teknik ve hukuki delili olduğu halde bu işlemin yapılmasından niçin kaçınılmıştır?

-TİB’deki görevlerinden uzaklaştırılan veri uzmanları, TİB sistemine kendileri görev yerlerinden ayrıldıktan sonra müdahale edildiği iddialarını sadece birkaç saat içinde ispatlayacaklarını savcılığa verdikleri dilekçede belirtmişlerdir. Buna rağmen bu konuda niçin hiçbir işlem yapılmamıştır?


İlgili yazılar

Bahçeli AKP’yi yine eleştirdi!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Şahit olduğumuz onca hadise ve kanlı vaka, küresel operasyonların bölgemizdeki yeni tezgahıdır. Sahnelenen acıdır, gösterime

Yolsuzluklar doktora tezi olacak düzeyde

Bülent Tezcan : Yerli malı haftasını kaldırdılar. 12 yıl sonra Türkiye’ye yolsuzluk haftası hediye ettiler Daha önce haklarında yolsuzluk ve

Yarbay ağbey’den iki yüzlü siyasete isyan

Çözüm süreci adı altında yürütülen görüşmeler sürerken terör örgütünün her tarafta örgütlenip-silahlanmasına göz yuman iktidarın “süreci buzdolabına” koyduk açıklamasından sonra

Bir Cevap Yazın