Boşanmaların yüzde 40 ı ilk 5 yılda

Boşanmaların yüzde 40 ı ilk 5 yılda

Türkiye genelinde iki yetişkin ve iki çocuklu hanehalklarının yüzde 15.2’si yoksulluk sınırı altında yaşıyor. Tek kişilik hanehalklarının yüzde 13.4’ünün, tek ebeveynli ve en az bir çocuğu olan hanehalklarının ise yüzde 30.4’ünün 2012 yılında yoksulluk sınırının altında yaşadığı belirlendi. Tek başına yaşayıp 65 ve daha yukarı yaşta olan kişilerin yoksulluk oranı ise 2008 yılında yüzde 10.5 iken 2012 yılında yüzde 20.5’e yükseldi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2013 yılı İstatistiklerle Aile verilerini yayınladı. 2012 yılından itibaren özel günlerde günün önemine atfen özel yayın ya da haber bülteni yayımlamaya başlayan TÜİK, bu kapsamda 2014 yılında 12-18 Mayıs olarak belirlenen Aile Haftası’na özel olarak bu haber bültenini hazırladı. TÜİK, haber bülteninde, Türkiye’deki aile yapısını ortaya koyan temel istatistiklere yer verdi.

HANEHALKLARININ YÜZDE 8.6’SINI TEK KİŞİLİK, YÜZDE 13.5’İNİ İSE GENİŞ AİLELER OLUŞTURDU

Hanehalklarının 2011 yılındaki yapısı incelendiğinde; toplam hanehalkı sayısının 19 milyon 658 bin 387, tek kişilik hane oranının yüzde 7.9, tek ebeveynli hane oranının ise yüzde 7.8 olduğu görüldü. Hanehalklarının 2012 yılındaki yapısında ise; toplam hanehalkı sayısı 20 milyon 220 bin 578’e, tek kişilik hanelerin oranı yüzde 8.6’ya, tek ebeveynli hanelerin oranı ise yüzde 8.1’e yükseldi. Hanehalklarının yüzde 54’ünü çocuklu çiftlerden oluşan haneler, yüzde 15.8’ini çocuksuz çiftlerden oluşan haneler ve yüzde 13.5’ini üç kuşağı içeren geniş haneler oluşturdu.

TEK EBEVEYNLİ HANELERDE EBEVEYNİ ANNE OLAN HANE ORANI YÜZDE 84.9 OLDU 

Tek ebeveynli hanelerdeki ebeveynlerin cinsiyete göre dağılımı incelendiğinde; 2011 yılında tek ebeveyni anne olan hanelerin oranı yüzde 85.7 iken bu oran 2012 yılında yüzde 84.9 oldu. Tek ebeveyni baba olan hanelerin oranı ise 2011 yılında yüzde 14.3 iken 2012 yılında yüzde 15.1’e yükseldi.

BOŞANMALARIN YÜZDE 40.3’Ü EVLİLİĞİN İLK BEŞ YILI İÇİNDE GERÇEKLEŞTİ

Türkiye’de 2013 yılında meydana gelen boşanmaların yüzde 40.3’ü evliliğin ilk 5 yılında, yüzde 21.5’i ise evliliğin 6-10 yılı içinde gerçekleşti.

İKİ YETİŞKİN VE İKİ ÇOCUKLU HANEHALKLARININ YÜZDE 15.2’Sİ YOKSULLUK SINIRININ ALTINDA

Tek kişilik hanehalklarının yüzde 13.4’ü, tek ebeveynli ve en az bir çocuğu olan hanehalklarının ise yüzde 30.4’ü 2012 yılında yoksulluk sınırının altında yaşadı. İki yetişkin ve iki çocuklu hanehalklarının yüzde 15.2’sinin yoksulluk sınırının altında yaşadığı belirlendi. Bağımlı çocuğu olan hanelerin yoksulluk oranının, bağımlı çocuğu olmayan hanelerin yoksulluk oranının 3.5 kat fazla olduğu görüldü. Tek başına yaşayıp 65 ve daha yukarı yaşta olan kişilerin yoksulluk oranı ise 2008 yılında yüzde 10.5 iken 2012 yılında yüzde 20.5’e yükseldi.

Türkiye genelinde mevcut koruyucu aile sayısı 2 bin 973 oldu. İllere göre koruyucu aile sayısı incelendiğinde en fazla koruyucu ailenin 299 koruyucu aile ile İzmir’de olduğu görüldü. İzmir’i 292 koruyucu aile ile İstanbul, 168 koruyucu aile ile Ankara, 142 koruyucu aile ile Kayseri ve 107 koruyucu aile ile Bursa takip etti.

HANEHALKLARI EN FAZLA BARINMA VE KİRALAMAYA HARCAMA YAPTI

Tüketim amacına göre hanehalkı nihai harcamaları incelendiğinde; 2012 yılında en fazla harcamanın yüzde 25.8 ile barınma ve kiralamaya, yüzde 23.8 ile gıda, alkollü/alkolsüz içki, sigara ve tütüne ve yüzde 21.1 oranında ulaşım ve iletişime yapıldığı görüldü. Hanehalkı harcamalarının en azı ise; yüzde 1.8 ile sağlık hizmetlerine, yüzde 2.3 ile eğitim hizmetlerine ve yüzde 3.2 eğlence ve kültür hizmetlerine yapıldı.

Yaşam Memnuniyeti Araştırması’nın 2013 yılı sonuçlarına göre; toplumda itibarlı olmayı sağlayan nedenler arasında düzgün aile yaşamını birinci derecede önemli olarak belirtenlerin oranı yüzde 45.6 iken ahlaklı yaşamı birinci derecede önemli olarak belirtenlerin oranı yüzde 27.9 oldu. Toplumda itibarlı olmayı sağlayan nedenler arasında parayı birinci derecede önemli olarak belirtenlerin oranı ise yüzde 9.5 oldu.

GENÇLERİN YÜZDE 50.1’İ ÇEVRESİNDEKİLERİN AİLE YAŞAM BİÇİMLERİNE ÖNEM VERİYOR

Yetişkinlerin yüzde 52.1’i çevresindeki insanların aile yaşam biçimlerinin kendileri için önemli olduğunu belirtirken bu oranın gençlerde yüzde 50.1, yaşlılarda ise yüzde 44 olduğu görüldü.
Çevresindeki kişilerin aile yaşam biçimlerinin kendileri için önemli olduğunu belirtenlerin oranı illere göre incelendiğinde; bu oranın en yüksek olduğu il yüzde 71.6 ile Bitlis oldu. Bitlis ilini yüzde 71.5 ile Hakkari, yüzde 68.9 ile Tokat izledi. Çevresindeki kişilerin aile yaşam biçimlerinin kendileri için önemli olduğunu belirtenlerin oranının en düşük olduğu il ise yüzde 13.3 ile Şırnak oldu. Şırnak ilini yüzde 24.2 ile Balıkesir, yüzde 26.8 ile Manisa izledi.

Akraba ilişkilerinden duyulan memnuniyet düzeyi yaş gruplarına göre incelendiğinde; 2013 yılında gençlerin yüzde 83.4’ünün akraba ilişkilerinden memnun olduğu görüldü. Yaş grupları büyüdükçe akraba ilişkilerinden duyulan memnuniyet oranının arttığı, yetişkinlerde bu oranın yüzde 84.9 yaşlılarda ise yüzde 90.5 olduğu gözlendi. Tüm yaş gruplarında kadınların akraba ilişkilerinden duydukları memnuniyet oranının erkeklerin memnuniyet oranından daha fazla olduğu görüldü.

Akraba ilişkilerinden duyulan memnuniyet düzeyi illere göre incelendiğinde; memnuniyet oranının en yüksek olduğu il yüzde 96 ile Sinop oldu. Sinop ilini yüzde 95.1 ile Uşak, yüzde 94.5 ile Artvin izledi. Akraba ilişkilerinden duyulan memnuniyet oranının en düşük olduğu il ise yüzde 77.6 ile Antalya oldu. Antalya’yı yüzde 79.4 ile Kayseri ve Kocaeli, yüzde 81.4 ile Adana ve Adıyaman illeri izledi.


İlgili yazılar

Markete gitmeye korkacaksınız

Paris’i kana bulayan dinci terör örgütü IŞİD, Fransa’nın “en büyük hedef” olmaya devam edeceğini açıkladı. IŞİD, bir militanın bombalamalar sürdüğü sürece

Gökçek: Elinde belge olup da vermeyen namerttir

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek arasındaki “yolsuzluk” açıklamalarında yen boyut. Seçimin hemen ardından Gökçek

Hamzaçebi: AKP ve Cemaat el ele darbe yaptı

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi AKP’nin 14 aralık operasyonunu “darbe olarak” tanımladı. Hamzaçebi, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında  Balyoz davasındaki CD’lerin

Bir Cevap Yazın