23 NİSAN’DA ÇOCUK GERÇEĞİ

Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı kahramanı, büyük önder, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün ailesine kara çalmaya kalkışan yobazlara inat,  Genelkurmay Başkanlığı kitap bastı. Baba soyunun Kızıl Oğuzlarına, anne soyunun Konyarlar Türkmenlerine dayandığına; iki kuruşundan birini kitaba yatırdığına yer verdi Atatürk ve Çocuk kitabında. Kara çalanların yüzü kızarmadı.

Bu kitaptan öğrendiğim bir şey var. 1929 yılında dört bin çocuk bir dilekçe göndermiş Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne. Taleplerini sıralamışlar.
“TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA, Büyük Türk milletinin muhterem vekilleri, biz Çocuk Bayramı’nı kutlayan dört bin çocuk, aşağıdaki ihtiyaçlarımızı kabul için milletin büyük vekillerine müracaat ediyoruz.
1. Her çocuğa eşit gıda, sağlık ve hayat isteriz.
2. Çocukların dilenmesini yasaklayan kanunların şiddetle tatbik edilmesini isteriz.
3.Çocukları evlerde, okullarda, sokaklarda, her yerde dövenlere karşı tarafsız davranmanızı, çocuklara işkenceyi yasaklayacak ve cezalandıracak bir kanun çıkarmanızı isteriz.
4. Küçük çocukların hamallığına, yük taşımasına mani olmanızı isteriz.
5. Çocuk sinemaları isteriz.
6. Fakir, zengin her çocuk için izci teşkilatı isteriz.
7. Her çocuğa okul isteriz.
8. Sokaklarda yatan çocuklara çatı isteriz.
9. Fakir çocukları koruma için Çocuk Esirgeme Kurumu’nun her tarafa yayılmasını ve kuvvetlenmesini isteriz.
Türk çocuklarının bu isteklerinin Türkiye Büyük Millet Meclisine yaptığımız bu ilk müracaatımızın geri çevrilmemesini rica eder, hepinize hürmetlerimizi bildiririz.”
Dört bin Çocuk Adına”
Gelmişiz 2014 yılına, çağdaşlaşma hedefinde ben bu taleplerin kaçının karşılandığına bakarım.
Hepsinde karnemiz zayıflarla dolu.
Unutmayalım, kimin Başbakan, kimin Cumhurbaşkanı, hangi partinin iktidar hangisinin muhalefet olduğu ile ilgilenmez çocuklar.
Ülkemizde çocukların  yaşadığı sorunların temelinde yoksulluk yatıyor. Bir araştırmaya göre, dört çocuktan biri yoksul. Beş çocuktan biri çalışıyor. Çocukların karıştığı suçların sayısı her geçen gün artıyor. Çocuk istismarı ve ihmali ile ilgili haberlerle dolu gazeteler. Nitelikli eğitim bir yana, her çocuğa eğitim hakkı dahi henüz sağlanamadı. Üstün yetenekli ve engelli çocuklarına özel eğitim sağlayamayan, “kaynaştırma” adı altında onları mağdur eden bir ülkeyiz. Türkiye çocuk pornografisi konusunda riskli ülkeler arasında sayılıyor.
Karnesi böyle bir ülkede 3 çocuk söylemi elbette tutmuyor.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda içinizi kararttıysam eğer kusuruma bakmayın. Türkiye’nin gerçekleri hepimizi acıtıyor.


İlgili yazılar

“FATİHA OKUMAK/EV HANIMI OLMAK”

Sorgun İmam-Hatip Lisesi öğrencilerinin öğretmenlerini protesto eden eylem haberi İmam-Hatiplere dair kimi gerçekleri anlatması bakımından hayli ilginçti. 17 Aralık tarihli

Sessizlik Kimseyi Umutsuzluğa Düşürmesin

3 yıl önce Türkiye’de Cumhuriyet tarihinin en büyük sivil isyanı yaşanmıştı. Adım adım bugün artarak devam eden faşizme ilk uyarıydı

Bir Cevap Yazın