AÇILIM AÇILIM DEDİKLERİ

“Şunu ifade etmek istiyorum; Önümüzdeki dönem, zorlu bir dönem. Önümüzdeki dönem demokratik, özerk Kürdistan’ı inşa etme süreci, aynı zamanda Türkiye’yi demokratikleştirme sürecidir. Biz Kürdistan’da kendi dilimizle, kültürümüzle, kendi kendimizi yöneteceğiz. Artık bunu telep eden değil, inşa eden olacağız, diğer yandan da birlikte yaşadığmız halkları da değiştireceğiz. Ankara’yı da değiştireceğiz.”

Yukarıdaki sözlerden ne anlamalı?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bu sözleri duyunca ne düşünmüştür dersiniz?
Ya Kılıçdaroğlu?
Ya Bahçeli?
Ya da devletin bekası için en yüksek rakımlı tepede oturan Abdullah Gül?
Ya ülkenin %50’si?
Ya da diğer %50’si?
Kimler ne düşünmüştür bilemeyiz.
Ama, HDP Eşbakanı Sabahat Tuncel’in düşündükleri berrak bir şekilde ortada.
Takdirle karşılamak gerekir. Hatta helal olsun denilerek desteklemek gerekir.
Şehitlerimiz gelmiyor artık. Analar ağlamıyor. Bu az bir şey midir?
Yeter ki, analar ağlamasın.
Açılım açılım denilerek ülke bu noktaya getirildi.
Bunu kodlarıyla okuması gerekenler suskundur şimdi.
Gaflet, dalalet, hiyanet içinde olanlar bu sözleri okuyamıyor ve suskun kalıyorlarsa, ulusun okuması gerekmez mi?
Yok ya!
Biz okumayı sevmeyen bir milletiz. Okuyamayız.


İlgili yazılar

Türkiye ağır yaralı!

Örgüt elemanları başlangıçta 6 bin dolar verdiği gençleri kandırıyor, daha sonra 1200’er dolar vermeye devam ediyor. -Adıyaman Emniyeti’ne 18 aile

Travmatik Demokrasimiz!

Yaşam diyalektiğimle örtüşmeyen,‘’Tarih tekerrürden ibarettir’’sözcüğü itici olduğu gibi ’’Geçmişten ders almak’’uyarısı da düşünce bazından öteye geçemiyor. Bu siyaset edenlerin uygulamalarıyla

Kemal Anadol’dan Yakın Döneme Işık

Türk siyasetine damga vurmuş isimlerden birisi olan Kemal Anadol, 1950’lili yıllardan başlayan 12 Eylül 1980’e değin süren anılarını kaleme aldı.

Bir Cevap Yazın