‘BAKAN’LARDAN MASALLAR

Güzel ve yalnız ülkemde kötü gelişmeler yaşanıyor.

Ülkemizin bir bölümü neredeyse elden çıkmış.

Teröristler yol kesip kimlik sorgulaması yapıyor.
“Burada devlet yok, ben hakimim” diye meydan okunuyor.

Belirli bölgelerde bazı noktalara güya kendi bayraklarını dikiyor.
“Burada bu bayrak dalgalanacak” diyerek dünya aleme, en önemlisi de bölge halkına gösteriş yapılıyor.

Önce bir ilimizi, sonra bazı ilçelerimizi ele geçirme provaları yapıyor, kamu binalarına saldırıyor.
“Biz istediğimiz zaman istediğimiz yere baskın düzenleriz” mesajı veriliyor.

Milletvekili, il ve ilçe başkanları, asker, şantiyelerden işçi kaçırıyorlar.
“Burası bizim, sizi burada istemiyoruz” diyerek bölgenin sahibi gibi davranılıyor.

İlçe basan teröristlerden öldürülenlerin cenazelerini devletin asker ve polisine vermek istemiyor, cenazelerin taşındığı askeri araca güya kendi bayraklarını asıyor. Polis ve asker ise o bez parçasını indiremiyor.
“Artık devletin esamesi okunmaz buralarda” cesareti gösteriliyor.

Cenaze geçerken askeri lojmanlarda asılı olan Türk bayrakları, biryerlerden gelen emirle, indiriliyor.
“Bayrak bile dalgalandıramazsınız” havası veriliyor.

Büyükşehirlerde eylem yapılıyor.
“Türkiye’nin her yanındayız” korkusu yayılıyor.

Milletvekilleri ile kucaklaşılıyor.
“Artık Meclis’te de varız” aymazlığı açıkça ortaya konuyor.

Şehit sayısı tek rakamlardan çift rakamlara çıkıyor, analar babalar, eşler çocuklar, gözyaşları içinde bırakılıyor.
“Artık biz güçlü bir örgütüz, bir tarafız, devletle eşitiz. Bizimle pazarlık yapacaksınız” ukalalığı yapılıyor.

Ülkeyi yönetenler ne yapıyor?

Onlara göre sorun basit.

Cumhurbaşkanı ve Başbakan, şehitler geldikçe raflardan başsağlığı mesajını indirirler:
“Eninde sonunda hezimete uğrayacaklar, birlik ve beraberliğimizi bozamayacaklar …”

Başbakan, 10 yıldır ülkeyi yönetmiyormuş gibi, hiçbir sorumluluğu yokmuşcasına, suçlu arar. Bulur da:
“Muhalefet ve medya.”

Yılmaz bir Milli Savunma Bakanımız var ya, kendi alanı olmasına karşın hiç konuşmayan, içimizi ferahlatan(!) açıklamasını yapıyor:
“Terörle mücadelede başarılıyız.”

Bir Başbakan Yardımcısımız var. Boz bir Dağ gibi. Diyor ki:
“PKK her yerde hezimete uğradı. Sıkıştıkları için kamuouyunu etkileyecek eylemleri yapıyorlar. Bu eylemler PKK’nın çöktüğünün göstergesidir.”

Şahin gibi olan bir İçişleri Bakanı var. Mesaj vermek için bir ile gider, sokakta yürüyemez, pişman olur geri döner. O başka havalarda.

Yöneticilerimiz, ilgili ‘bakan’larımız masal okuyor.
Millet uyumaya devam etsin,uyanmasın diye.

Milletimiz?
Patates, kömür, soğan çuvalları arasında, ‘din’ rüyaları içinde o kadar güzel ve derin uyuyor ki…
Uyandırmaya gücümüz yetmiyor.


İlgili yazılar

OKUL VE KIYAFET-2

Önceki yazımızda okullardaki kılık kıyafet konusunu ele alabilmek için kısa da olsa okulun ne olduğu, işlevleri üzerinde durduk. Okulun ne

Nerdesin ey halkım?..

Dün Ülkemizin bir kısmından basına düşen fotoğrafları uzun uzun inceledim… Yemekten kesilmem, ağlamam sızlamam, gece uyuyamam normaldir. Dün iliklerime kadar

ERDOĞAN İLK KEZ KORKUYOR

Türkiye bir süredir Has Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş’un AKP’ye katılmak istediği şeklindeki haberlerle başlayan tartışmayı konuşuyor. Önce hafızalarımızı canlandıralım.

Bir Cevap Yazın