BÖCEK OLMAYI…

Partisinin kongresini kendi geleceğini kurtarmak için kullandı.
Ağladı, ağlattı.
“Vereceğiniz her görevi yaparım” diyerek, amacını ortaya koydu:
“Çankaya’ya beni çıkarın.”

Din, iman, Allah, camiyi kullandı.
Üzerine biraz da gözyaşı sosu.
Milleti can damarından vurdu, düşünmeyi durdurdu.
Oh, bundan iyisi can sağlığı.

Aşık Veysel’i kullandı.
“Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece”
Türküyü Aşık Veysel’in kendi sesinden çaldırdı.
Duygusal bir ortam oluşturdu, düşünmeyi durdurdu.
Oh, Allah’tan daha ne istesin.

Veysel’in torunları tepki gösterdi.
Aşık veysel Cumhuriyet aşığı,
Atatürk hayranı bir halk ozanı.
Öyle ki, görmeyen iki gözüyle cebinde parası pulu olmadan
Ta Ankara’ya kadar Kemal Paşa’sını görmeye gitti.

Necmettin Erbakan’ı kullandı.
‘Sattığı, yarı yolda bıraktığı’ Hoca’sını.
“Yolumuz Erbakan’ın yolu” dedi.
Milli Görüş’çü Hoca’nın emanetçilerinden tepki geldi:
“Sen BOP eşbaşkanısın, Hoca Amerika karşıtıydı.”

Erbakan,öğrencisi Erdoğan için ne demişti:
“Erdoğan siyonizmin veznedarı oldu. O benim öğrencimdi. Ama şimdi amacımız onu devirmek.”

Turgut Özal’ı kullandı.
Adnan Menderes’i kullandı

Demokrasiyi, barışı, kardeşliği de kullandı.

Hangi Demokrasi?

Yargının ele geçirilmesi,
Tek adam diktatörlüğü,
Yazılmamış kitabın toplatılması,
Muhalif gazetecilerin, aydınların zindana tıkılması,
Daha yeni, muhalif gazetelerin partisinin kongresine sokulmaması,
Başbakan ve hükümetin eleştirildiği en küçük bir sokak gösterisinde gaz bombardımanı,
Başbakanın “Sen kimsin ya”, “Tarafsız kalırsan bertaraf olursun” tehditleri.

Tam bir faşizm.
Demokrasi dediğiniz buysa…

Hangi Barış?

Ülke, 11 yıl öncesine göre ortadoğu ülkeleri gibi.
Patlayan bombalar, yol kesmeler, şehit cenazeleri.
Teröristlerin bir bölgeyi rehin alması.
Yetmedi, ülke dışında da savaş çığırtganlığına soyunan,
Komşu ülkelerle savaşın eşiğine gelen politikalar,
Güney komşumuza savaş ilan etme, topraklarına asker sokma çabaları.

Tam bir savaş düzeni.
Barıştan anladığınız buysa..

Hangi Kardeşlik?

Göreve geldiğin günden bu yana,
Ülke vatandaşlarını laik-antilaik, sünni-alevi, kürt-türk diye ayırdın.
Halkın yüzde 50’sini diğer yüzde 50’ye düşman ettin, hedef gösterdin.
Ulusu 38 etnik kökene ayırdın, ayrıştırdın.

Tam bir bölücülük.
Kardeşlik düşünceniz buysa…

Bütün bunları niye yaptı?
Cumhurbaşkanlığı için yapılacak halk oylaması için.
Yani yine kendisi için.

Niye böyle oluyor?

Üstat Aziz Nesin’in sözleri birşeyler anlatır mı acaba:
“Sizler böcek olmayı kabul ediyorsanız,
Ezildiğiniz zaman ağlamayın.”

Böcek olmayı kabul ediyor musunuz?


İlgili yazılar

ÇOCUK OLMAK

Çocuk olmak başlı başına saflığı ve temizliği ifade eder. Bu nedenle de bir olay karşısında beklenmedik bir tavır, davranış ve

Yeni Başlangıç Yok!

Türkiye gerçekten kritik bir eşikten geçiyor. İşimiz zor. Yurttaş olarak bizim işimiz ne kadar zorsa, ülkeyi yönetenlerin işleri zordan da

Cumhuriyet Namusumuzdur

Cumhuriyet düşüncesi O’nda hep vardı. Daha askeri okullarda başlayan bir sevdaydı Cumhuriyet. 23 Temmuz 1919’da Erzurum’da not bile ettirmişti. Kongrenin

Bir Cevap Yazın