ÇANKAYA’NIN NOTERİ

Demokrasilerde temel kuraldır: Devlet yasayla yönetilir.
İdeolojik yaklaşım veya talimatla yönetilmez.
Cumhurbaşkanı da o devletin başıdır.
Anayasada belirlenen görevleri yerine getirir.
Bu nedenle O makam çok kutsaldır.
Atatürk, İnönü, Bayar, Gürsel, Sunay, Korutürk, Evren, Özal, Demirel ve Sezer o koltukta oturdular.
Darbe sonucu Koltuğa oturanlar dışında hepisi partiliydi… ta ki seçilene kadar.
Seçildikten sonra Cumhurbaşkanı oldular.
Hiç birisi devlet ve parti işini birbirine karıştırmadı.
O makamı ideolojisine alet etmedi.
Birisi hariç…
O koltuğa oturduktan sonra hükümetten ne geldisye, doğru-yanlış, eksik-gedik, hepisini onayladı.
Hakkını yemeyelim galiba iki tanesini geri gönderdi.
Adeta noter gibi mübarek.
Çankaya’nın noteri.
Bu söz önceki cumhurbaşkanlarından Süleyman Demirel tarafından Özal için söylenirdi.
Ki o Özal hukuka, anayasaya aykırı yasaları ya veto eder ya da Anayasa mahkemesine götürürdü.
Ya şimdi?
Ne geliyorsa onaylıyor
Üstelik anayasa ve AB müktesabatına aykırı olduğunu bile bile.
Aykırılığı biliyor ama yine de onaylıyor.
Sonra da aykırılığın giderilmesi için yol gösteriyor…
Bunun üzerine de hükümet alalecele yasa çıkmadan anayasaya aykırı maddeleri yürürlükten kaldıracak yen bir düzenleme getiriyor TBMM’ye…
Böyle bir örnek yok tarihte.
Bir cumhurbaşkanı anayasaya aykırılığını bildiği yasayı onaylıyor.
Nerede senin ettiğin “anayasaya bağlılık” yemini?
Cumhurbaşkanlığı makamını adeta Başbakanlık Cumhur Dairesi Başkanlığına çevirdin sayın Gül.
Anayasanın sana verdiği yetkiyi ideolojin için kullanıyorsun.
O makamı işgal ediyorsun.
Cumhuriyetin bütün kurumlarını partinle birlikte yıprattın. Lütfen Cumhurbaşkanlığı makamını bari daha fazla yıpratma.
Çekil.


İlgili yazılar

Abim Deniz…

İnsanı diğer canlılardan ayıran özellik; okuduklarını, duyduklarını, gördüklerini biriktirip, kendi kanılarını ve görüşlerini oluşturma, diğer bir anlatımla düşünebilme yetisine sahip

BEN İNÖNÜ’DEN ŞÜPHELENİYORUM…

Reyhanlı’da meydana gelen patlamalar sonrası çok sayıda insanımızın ölmesi hepimizin yüreklerini sızlattı. Hele hele padişahımızın çok üzülmesi bizi de derinden

Egemenlik Yeniden Sultana

19 Mayıs 1919’da samsun’a çıkış. Milli mücadele başlatacak. Yaptığı ilk iş Erzurum ve Sivas kongreleri. Ülkenin dört bir tarafına telgraflar

Bir Cevap Yazın