DİREN HİPOKRAT

Hipokrat MÖ yaşayan post bıyıklı bir ağabeyimizdir kendisi tıp biliminin babalarından kabul edilir. Sivri burun ayakkabı, beyaz çorap ve tespih gibi aksesuarları kullanıp kullanmadığı tartışılır bir rivayete göre zeytin dalından yapılma şapka kullanırmış garip ucuz olsun diye. Tıp fakültesinden mezun olmadan önce doktor adayları ağabeyin ettiği yeminin güncellenmiş haline yemin ederler.

Günümüze gelecek olursak benim gibi hasta adayı azdır. Tüm orijinal kazalar tarafımdan mıknatıs etkisiyle başıma gelecek şekilde ayarlanır, acı çekerim acılarım geçince de başlarım kahkahaya atmaya, artık alıştım.

Dün gece yemek yerken boğazıma domates kabuğu yapıştı. Su içtim, ekmek yedim nafile bir türlü geçmek bilmedi. Bize yakın hastanenin aciline gittiğimde alet edevat yetersizliğinden devlet hastanesine gitmem gerektiğini söylediler, haklılar da doğru gittim devlet hastanesine. Devlet hastanesindeki hekim kontrolün ardından aramış olduğu doktorun da bilgisi dâhilinde bana ağrı kesici ve de içinde anti alerjik karışım olan bir iğne vuracaklarını söylediler. Reddetme hakkımı kullandım bu aşamada iç sesim bağıra bağıra “Hayır, Ferhan hayır o ağrı kesici çok gereksiz sakın vurdurma” dedi.
Bu sırada telefonda konuşulan doktor yarın polikliniğe gelmem gerektiğini söyledi. Vayyy!.. ne kadar güzel bir cümleydi bu cümle. Ben yarın poliklinik açılana kadar boğazımda domates kabuğuyla bekleyeceğim. Zaten bana faydalı bir iğne de olsa vurdurmazdım. Çünkü acil o kadar kirliydi ki; sedye üzerindeki örtü kim bilir kaç hasta tarafından kullanılmıştı. İki doktor bir oraya bir buraya koşuşturuyordu, tonla hasta, hasta yakını… Çok karmaşık bir de benim gibi huysuz hastalar ve de onların garip dertleri…

Bana “bu acilden hayır yok” dedim diğer acile gittim. Orada baştan sordum “KBB uzmanınız var mı”? diye onlar da yok deyince doğru eve geçtim.
Annem “Gel kızım ben sana patates haşladım” dedi. Yaaa üç acil dolaş sonunda haşlanmış patates…
Patates bütün bütün yutuldu, ardından domates kabukları boğazıma doğru yola girdi ve gecenin üçünde hasude denilen nişasta, süt ve de tarçın karışımı özel iksirle tüm sıkıntılarımdan kurtuldum. Sabaha karşı özel sağlık sigortam olduğu halde kullanacağım hastane olmadığı için yorganı yerken uyanmışım neyse ki başucumda acil durum patatesi vardı…

Ne diyeyim #Diren Hipokrat sen direnmezsen #Diren Avicenna…


İlgili yazılar

KILIK KIYAFET: ZİHİNSEL AYRIŞMADAN FİİLİ AYRIŞMAYA

Okullarda kılık kıyafet konusunu abarttığımız, biçime odaklanarak özü kaçırdığımız söyleniyor. Kimin ne giydiğinin ne önemi var diyor, bu arkadaşlarımız. Keşke

Çifte kavrulmuş LYS maratonu

Türkün aklı sonradan gelirmiş atasözünün nihai öznesi olan ben,  üniversite sınavına girme kararı aldım. Tabii ki son gün ve son

Bu yıl da gelmedi komünizm, boynumuz bükük kaldı

Celal Amcam (Bayar), bu kış komünizm gelecek dediğinde ne çok sevinmiştim. Bir heyecan basmıştı, içimi dışımı… Nasıl heyecanlanmam? Sınıfsız bir

Bir Cevap Yazın