EY ÖZGÜRLÜK…

Bir ülkede özgür basın yoksa, demokrasi de olmaz. Sık sık dile getirilen bu gerçek bir çok demokraside tecrübeyle sabittir.

Gazetecilik doğası gereği muhaliftir. Muhalif olmayan, sorgulamayan gazetecilik düşünülemez. Gazetecinin yandaşı hiç çekilmez. Gazetecilik okullarında okuyanlara, ‘ne kadar çok soru sorarsan o kadar başarılı olursun’ denilir.
Gazeteciliğin nasıl olacağını değil de, nasıl olmaması gerektiğini görmek için Türkiye’ye bakmak yeterli. Yandaşlık almış başını gidiyor.

Erdoğan düğmeye basıyor, bütün kamu kurumları yardıma koşuyor.
Örnek mi?
Lider, ‘Milli içkimiz ayrandır ayran’ dediğinden beri, abartıyor olabilirim ama TRT günde 2-3 ayran haberi yapıyor. ‘Ayranın faydaları, ayran içme yarışması, Silifke’de ayran yatırımları, cacık mı ayran mı’ aklımda kalanlar…

‘SUSUN YOKSA SÜREÇ ZARAR GÖRÜR’

“PKK silah bırakmayacak” diye yazdık. İktidar çok kızdı bize. Öğrendikki
kimse silahını bırakmadı.
İktidar bu konuda sus pus…
“Anneler ağlamasın” diye yola çıktılar. Meğer anneleri de kandırıyorlarmış.
Yuvaya döneceğini sandıkları evlatları, Suriye’deki kirli bir savaşa hazırlanıyor. Bu konuda Kandil ve BDP kanadından gelen açıklamalar her zamanki gibi daha doyurucu.
İktidara, ‘ne verdiniz’ diye sormak yerine yine Kandil ve BDP’ye kulak verince müzakerede PKK’nın neler aldığını öğreniyoruz. Kandil; ‘öcalan serbest kalacak’ diyor, BDP ‘özerklik şart’ diyor.

İktidara yakın kaynaklar ise, “Kandil’den gelen Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması şart ve BDP’nin ‘özerklik’ açıklamaları sık sık gündeme gelirse bunlar sürece desteği azaltacaktır” diyorlar.
Basına “sus” deniyor yine…

BU AYIP İKTİDARIN

Basın özgürlüğü listesinde dünyada 154. sırayı işgal ediyor olmak son derece üzücü. Fiji, Liberya, Kongo gibi ülkelerle aynı sıradayız. Başbakan bu veriyi açıklayan Amerika’nın insan hakları ve özgürlükleri izleme örgütü Freedom House’a saldırabilir, onları da yanlı olmakla suçlayabilir ama “susun yoksa sürece destek azalır” diyerek
aslında tam da bu tespiti desteklediklerini bilmezler mi?

Uzun zamandır susun deniyor bizlere.
‘Özgürlükler de bir yere kadar’ yazmayın, konuşmayın, çizmeyin…
Mustafa Balbay 4 yıldır hapiste, biliyorsunuz değil mi? Eline hiç silah almadı,kimseyi vurmadı, kimseyi yaralamadı. Ama kalemi silahtan daha güçlü. Çok tehlikeli…

AKİL ÖNERİ

Son olarak sevgili akilimiz Cemal Uşşak’tan akil bir öneri daha geldi.
Akil İnsanlar Heyeti İç Anadolu Bölgesi Grubu Sözcüsü Cemal Uşşak, “Malum kişi hakkında hal böyleyken, yıllardan beri süre gelen ve kullandığımız sıfatları kullanmanın bir anlamı yoktur. Bebek katili veya şudur budur gibi” dedi.
Katillere katil demeyin… Bebek katiline hiç demeyin…
Bu akiller ne işe yarayacak diye soruyordunuz. Öğrendiniz mi?

DEMOKRASİ DİYE DİYE

İktidar demokrasi diye diye bizleri bugünlere getirdi. Türkiye dünyanın en çok gazeteciyi hapse atan ülkesi.
Teröristle müzakere edilirken terörle mücadele edenleri hapis olan tek ülke.
Telefon dinlemelerinin en yaygın olduğu ülke olduğumuz konusunda da kuvvetli şüphe var.

Mahallenin bakkalı, kasabı, manavı, çocuğunuzun öğretmeni, komşunuz Ayşe teyze… Her katmanda vatandaşın dinleniyor olmaktan korkuyor olması özgürlüğümüzün ne kadar büyük bir tehdit altında olduğuna yeterli kanıt değil mi?
Tamam cevap vermeyin, ne olur olmaz. Duyarlar…


İlgili yazılar

BATI ANADOLU’DA ETNİK TEMİZLİK VAR!

“Kurtuluş Savaşının Anadolu’daki Rumlara etnik temizlik için yapıldığını” düşünüyormuş. Farklı düşünceler ve bunları dile getirebilme özgürlüğü demokrasinin olmazsa olmazıdır. Kuşkusuz

Oy verin ki…

Oy verin ki Pazardan sonrası tufan olmasın. Oy verin ki diktatörlüğe geçit vermeyin. Oy verin ki çocuklarımızın geleceğini kurtarın. Oy

Kobane Bahane Soytarılık Şahane

İki gün öncesine kadar Kobane’de IŞİD’ın yarattığı dram herkesi ortak bir noktada buluşturmuştu. Oysa HDP’nin yaptığı çağrılarla sokağa dökülenler, Türkiye’de

Bir Cevap Yazın