GENÇLİĞE KIZAN YAŞAMA ÖFKELENİYOR DEMEKTİR

Işıklar içinde yatsın İlhan Selçuk ; gençlik eylemleri karşısında kızan siyasetçiler için özdeyiş tadında bir söz etmişti. Yazının tamamını bulup bellek yenilemesi yapamadığım için belki eksik yazabilirim. Ne demişti büyük üstad :”Gençliğe kızan hayata öfkeleniyor demektir”.
Bu söz elbette durup dururken söylenmemişti.
Bu sözün söylenmesini gerektiren davranışlar ve uygulamalar ortaya çıkmıştı.
Siyasiler sanki kendileri genç olmamışlar gibi, gençlerin her hareketine kızıyorlar, bağırıp çağırıyorlardı. Oysa, bu sözlerin edildiği dönemde gençler, antiemperyalist bir duruşla, Mustafa Kemal’in düşüncelerini dünyaya haykırıyorlardı.
“Gençliğe kızan hayata öfkeleniyor demektir” ne veciz , ne güzel, ne gerçekçi bir söz.
Sanki tarih tekerrür ediyor.
Şimdilerde de birileri gençlere kızıyorlar.
Eskiler gençleri anlayamamışlardı. Şimdikiler hiç anlayamıyorlar.
Çiftçisinden işçisine, işadamından işsizine örnekleri uzatmaya gerek yok, önlerine gelene öfkelerini yağdırıyorlar.
Nazım’ın dizelerinin benzerini “ağaçlara kıyılmasın efendiler” şeklinde söyleyen gençlere, yarının yöneticilerine çok veciz bir şekilde “Gidin ormanda yaşayın, şehirlerde halkı rahatsız etmeyin” deniliyor.
Türkiye’nin her yerini beton yığınına çeviren anlayışın, gençleri anlamasını beklemek biraz saflık olur herhalde…
Evet, onlar gençlere kızarken, aslında hayata öfkeleniyorlar. Çünkü, deniz bitmek üzere. Kayaya toslamaya az kaldı. Bu gerçekler onları hayata öfkeli hale getiriyor.
Aslında, kızıyorlar, korkuyorlar.
İşin içinden çıkamıyorlar.
İç dünyalarında kendileriyle kavga ederken, hayata öfkeleniyorlar. Bir anlamda ateşin yaktığını, taşın sert olduğunu gördükçe gerçeklere öfkeleniyorlar.
Bizler, bu yurdu yürekten seven insanlar ; kızmıyoruz, korkmuyoruz.
Ama onlar; kızıyorlar, korkuyorlar ve sevmiyorlar.
Takiye yaparak aldattıkları insanların birazında olsun başlayan uyanış, onları kızdırıyor, korkutuyor.
Hayata öfkelenen insanların yaşam sevinçleri de körelir, bir korku sarar beyinlerini.
Ne yazık ki, şimdi güzel ülkemiz yanındakilerden bile korkan insanlar tarafından yönetiliyor.


İlgili yazılar

Diktatörlerin sonu!

“Ey bir adamı korumak ve hürriyete kavuşturmak için yalnız teneffüs hakkı veren kanun masalı! Ey tutulmayan vaatler, ey sonsuz muhakkak

HALKIMIZ UYUYOR MU UYUR GİBİ Mİ YAPIYOR?

Vatanın bir coğrafyasında, bir şeyler oluyor… Bizi yönetenler, hiç bir şey olmuyormuş gibi nutuk üzerine nutuk atıyorlar. Bilmem neresi kalkmış

HEEYYOOO ANNNEEEE…

Bugün öyle damardan bir yazı yazıp seni ağlatmak istemiyorum. Hüzün bulutları kaplamasın evimizi, ocağımızı zira o bulutların yağdırdığı yağmurlarda çok

Bir Cevap Yazın