KİME OY VERMEYECEĞİMİZİ BİLİYORUZ

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Atatürk’ten başlayarak dünyada kendine edindiği saygın konum çöküyor.

Biz Pazar günü buna karşı oy kullanacağız.

Atatürk’ün işaret ettiği üzere Türkiye’yi bir ileri medeniyetler seviyesine yükseltmekti hep hedefimiz, ab üyeliği bunun için bir kıstastı, bu hedef şaştı.

Biz Pazar günü buna karşı oy kullanacağız.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, onurlu, saygın, ahlaklı insanlardır. Hırsızlık, arsızlık, başkalarının kadınları-kızlarını dile düşürmek, kızlı-erkekli muhabbetlere girmek ayıptır.

Biz Pazar günü buna karşı oy kullanacağız.

Halkımızın dilinde bir laf vardır, ‘kadına yaşı, erkeğe maaşı sorulmaz.’ Oysa Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, yaptıkları ve söyledikleri bu en basit geleneği bile yıktı. Misal benim gözümden düşüşü çok eskiye dayanıyor.   Almanya Başbakanı’na “Senin maaşın ne kadar benim ki yetmiyor” diye yakındığını duyduğumda, şahsen çok utanmıştım. İmajı yerle bir olmuştu nazarımda. “Büyük devlet, büyük lider” iddiası taşıyan bir kişinin söyleyeceği laf mıydı o?

Biz Pazar günü buna karşı oy kullanacağız.

Türkiye Cumhuriyeti bir laik bir hukuk devletiydi. Aksayan yönleri vardı ancak, düzeltmek için umudumuz da vardı. Türban ile ilgili AİHM’e çıkışırken, “Ulemaya sormuşlar mı?” dediğinde yerle bir olduk.

Biz Pazar günü buna karşı oy kullanacağız.

Kişilerin özel hayatı mahremdi. Elbette, tasvip edilemezdi ancak siyasete de alet edilmezdi. Özel hayatı dile düşen siyasetçi istifa eder. Köşesine çekilirdi. Ancak, bir başka siyasetçi “nesi özel genel bu genel” diye bağırmazdı. 

Biz Pazar günü buna karşı oy kullanacağız.

Kendi zenginlerini yaratmaya  başlayan “sermaye sever” yönetimler gördü elbette bu ülke. Ancak, milli sermayeye düşmanlık eden bir iktidar hatırlamıyorum ben.  Berkin Elvan’ın ölümü dolayısıyla mağazalarında müzik yayınını kestiren Boyner grubunu boykot etmeye çağırıyor. Daha önce de bazı bankaları boykota çağırmıştı milleti. Milli servete aleni düşmanlık değil midir bu?

Biz Pazar günü buna karşı oy kullanacağız.

Bir dostu ABD’ye yalvarmıştı, “kendisini deliğe süpürmeyin, kullanın!” demişti. Halkın bir bölümünü ötekileştirip, siyaseti camiye kadar sokup,  Alevi, Sünni, Şii, Türk, Laz, Kürt, Çerkes, Arnavut v.s diye halkı parçalayan birinin kullanılacak bir yanı var mı siz söyleyin.

Halkla arasına büyük bir mesafe giren Başbakan’ın etrafındaki çıkar grupları ile muhabbeti ise  maşallah tape tape!

Biz Pazar günü buna karşı oy kullanacağız.

Yalan üstüne söylenen yalanlar bir bir ortaya çıkmaya başladı. “Cami’de içki içtiler”den daha büyük bir yalandı “Başörtülü bacıma saldırdılar.”

17 Aralık’tan sonra ortaya saçılanlar bu iki yalanı unutturamadı.

Ancak, 17 Aralık’ta paraları sıfırlayamadan suçüstü yakalandılar.

Ancak biz milletçe, güleriz ağlanacak halimize! Bu durumu da acıklı bir tebessümle izliyoruz. Ne de olsa son gülen iyi gülermiş. O günü bekliyoruz!

Kime oy vereceğimiz kimseyi ilgilendirmez ancak KİME OY VERMEYECEĞİMİZİ BİZ ÇOK İYİ BİLİYORUZ.


İlgili yazılar

YARGININ RUHUNA FATİHA

AKP’NİN ANAYASAYI ARKADAN DOLANMA FORMÜLÜ Hükümet, yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasından sonra yargının “Kumpas” kurduğu iddiasıyla Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK)

UYANIŞ İÇİN BİBER GAZI MI GEREK

Barış diye diye maalesef şiddet kültürü yaygınlaşıyor. Muhalif söylemlerin şiddetle bastırılması, son 10 yılın dozunu gittikçe artıran marifeti. Herkesin gölgesinden

ULUSAL YASLARI SADECE MÜZİK CAMİASI MI TUTAR?

ULUSAL YASLARI SADECE MÜZİK CAMİASI MI TUTAR? Dünya kaynayan kazan. Bu kaynamadan nasibini en fazla alan ülkelerin başında geliyoruz sanırım.

Bir Cevap Yazın