KUTLU DOĞUM HAFTASINDA AKLIMIZA GELENLER

Din! İnsanlık tarihi kadar eski ve hatta insanlığın oluşumundan daha eski bir kavram.

Ve bu egemenlik, egemenlerin; o kutsalı her alanda kullanmaları, din üzerinden yürüttükleri eylem ve davranışlar, feodal gericilik ve köleci toplum dönemlerinin ilişkilerine nüfuz eden bir rol oynayarak tüm sınıflı toplumlar tarihi boyunca devam etti. Ne yazık ki; bugün de devam ediyor. Ancak farklı şekillerde.

Ve dinler!

Dinler; toplumların ve toplumsal yaşamın vazgeçilmez yapı taşlarıdır. Din yoksa insan da yoktur. İnsanları diğer canlılardan ayıran düşünleri ve inançlarıdır.  Din veya inancı olmayan bir canlının insan olması söz konusu değildir.

Peki din nedir?

Hangi canlılar için vardır?

Yaratıcı Allah;  tektir.

Fakat din?

İnananları bakımından sıralı bir şekilde günümüze kadar gelmiş birçok din vardır.

Anlamlı bir yaşam din ile başlar.

Din; günümüzün anlatımıyla anayasa,

Eger bu anaysa olmasaydı düzen olur muydu?

Olmazdı.

İnsan olmadan din bir anlam ifade eder mi?

Etmez.

O zaman devam edelim. 

Âdem ve Havva!                                                   

Dinimizin ilk emri ne?

Oku!

Ne yazık ki  toplum olarak okumuyoruz.

Biz okumak yerine, kulaktan dolma sözlerle hayatımıza ve insanlığa yön vermeye çalışıyoruz.

Yaratılanı “yaradan”dan dolayı sevmeyi unuttuk. 

Ve bu gün bir ses:

Kutlu doğum haftasında din kardeşlerin hoşgörüsünden, saygısından ve toleransından bahsediyor. Üstelik bu ses; din konusunda en yüce makamlardan gelen ses.

Oysa  en yüce olan “din”in temsilcileri siyaset konusunda taraf olmak adına yarışırcasına fetvalar verirken hatalar kimsenin gözünden kaçmıyor.

İktidar sahiplerinin bugün kutlu doğum haftası için verdiği sokak ilanlarında birlik ve Allah adına beraberlik isteniyor.

Peki! Ne kadar inandırıcı?

Keşke inanabilsek!..

Biliyoruz ki onlar, o oturdukları koltukların altlarından gitmesini istemedikleri için her türlü gayri yasallıkları yaptı.

Ama İlahi adalet tecelli edecek.

Bundan kuşkumuz var mı?

Benim yok.


İlgili yazılar

FÜZE GİBİ YÜKSELDİ

Hayat iktidar olana güzel. Söz reklam gibi ama maalesef doğru. İşçiler üç kuruş maaş için 18 saat çalışsın, Memurlar aylık

TÜRK MİLLETİ ‘OYUN BİTTİ’ DEMELİ

Senaryoyu yazanlar biliniyor. Lozan’ı imzalamayan, kendini dünyanın hakimi ilan etmiş, yoksul ülkelere ‘demokrasi’ makyajı altında kan ve gözyaşı götüren, Büyük

İzleyiciyiz biz

Ülkemizin geleceği üzerinde bizim hiç söz hakkımız yok. Çalanı, talanı, yalanı bir tv dizisi izler gibi izliyoruz. Kendi ikballeri ile

Bir Cevap Yazın