PES YANİ SAYIN BAŞBAKAN

Sayın Başbakan bu…

Günlük söylemlerde bulunmayı alışkanlık haline getirdi.
Böyle olunca, dün söylediğini ‘söylemedim’ diyebiliyor.
Yaptığını ‘yapmadım’, yapmadığını da ‘ben yaptım’ demek O’nun için zor olmuyor.

Pekçok örneği sıralanabilir.
Son örnek olduğu için yazıyoruz.

MİT Müsteşarı ve yöneticilerinin Oslo’da görüştükleri ortaya çıkmıştı.
Başbakan önce bir panikledi, “Devlet görüşmez” dedi.
Bilgisi olmadığını, olayın hükümetin dışında geliştiğini söyledi.
Sonra, “Geçmiş hükümetler de görüşmüştü” diyerek olayı saptırma yolunu denemişti.
Yine Türkiye’nin gündemini değiştirip olayı unutturmuştu.

Şimdi ne diyor?
Geçmişte söylediklerinin tam tersini.
“Mit Müsteşarı Hakan Fidanı İmralı’ya da, Oslo’ya da ben gönderdim. Benim sır küpüm.”

Bu durumda geçmişte söylediklerin ne oluyor?
“Dün dündür, bugün bugün” mü diyorsunuz.

Yoksa…
“Nasıl olsa basın korkuyor, bu çelişkileri sorgulamıyor. ‘Sayın Başbakan, siz bu konuda geçmişte tam tersini söylemiştiniz’ diyemiyor. Toplumun yüzde 50’si de hangi hapı verirsem yutuyor, düşünmeyi bırakmış” düşüncesinde misiniz.

Bir de,
Şu yargı ile ilgili kararınızı bir veriniz lütfen.
Yargıya saygılı mısınız, değil misiniz.
Ya da ne zaman yargı kararlarına saygı duyuyorsunuz, hangi kararlarına duymuyorsunuz.

Anayasa Mahkemesi’nin, HSYK’nın yapısını değiştirdiniz. Yargıyı istediğiniz gibi dizayn ettiniz. Daha ne istiyorsunuz.

Son olarak,
MİT soruşturması ile ilgili olarak söyledikleriniz ibret verici.
Oslo görüşmelerini yaptırdığınız MİT Müsteşarının ifade vermesini engellemek için acele bir kanun çıkararak izin yetkisini bizzat kendiniz aldınız.

Bu kez de sizin denetiminizde olan yargıya gözdağı veriyorsunuz.

“Yargı görevi olmayan bir alana girdi. Bu konuda hakkı olmayan bir konumda kendini hissedince kusura bakmasın bizi karşısında görür”

dediniz.

Bu ifade hangi ileri demokraside ve hangi demokratik ülkede bir başbakan tarafından söylenebilir?

Söylerse o rejimin adı ne olur?


İlgili yazılar

CHP yöneticileri ve Şeyh Sait!

CHP olağanüstü kurultayını görüşen il başkanları, üçü hariç, CHP’yi iktidara, ülkeyi de geleceğe Kılıçdaroğlu’nun taşıyacağına inanarak; onun, özgürlük demokrasi, evrensel

Medyanın İğrenç yüzü!

CHP’nin aday listeleri tartışmaya açık, burada sorun yok. Ama bu güncel gelişmeyi en son eleştirecek isimler, 28 Şubat’ın “medya ayağı”

Su uyur diktatör uyumaz

Sevgili Artvinliler, direnişinize, dik duruşunuza selam olsun. Zor günler yaşadığımız, “yenildik mi” duygusuna kapılmak üzere olduğumuz şu günlerde moralimizi yükselttiniz. Cerattepe’de

Bir Cevap Yazın