SEÇMELİ AYRIMCILIK

Hükümet kavga gürültü ve tehdit altında kesintili eğitim yasa tasarısını geçirdi. Bu arada MHP ile AKP el ele vererek, en az teklif kadar vahim bir duruma imza attı. Kuran-ı Kerim’in okullarda seçmeli ders olarak okutulması teklifi… Bu teklif de kabul edildi. Ders seçmeli, ama girmeyen öğrenci olacak mı? Hadi diyelim ki oldu. O çocuğa arkadaşları ve öğretmenler “Dinsiz” gözüyle bakmayacak mı?
Bu iş kötü oldu.

Eğitim uzmanı arkadaşlarımızın hazırladığı seçmeli ders belirlenmesinde gözetilmesi gerekenler şöyle:

a) Öğrencinin ilgi, istidat ve kabiliyetleri, isteği esas alınır. Kendisini geliştirmesi, yeteneklerini fark etmesi amaçlanır
b) Seçmeli ders genel eğitimi destekler nitelikte olmalıdır.
c) Bir üst öğretimdeki varsa alanları destekleyici olmalıdır.
d) Seçmeli dersler günün ve çağın koşullarına uygun olmalı, buna göre sürekli geliştirilebilir, yenilenebilir olmalıdır.
Hangi alanlarda hangi derslerin konulacağı, 652 Sayılı Kanunun Hükmünde Kararname ile Talim Terbiye Kuruluna verilmiş bir yetkidir. Bu kanun hükmünde kararnamenin 28. Maddesinin 6. Fıkrasında;

“a) Eğitim sistemini, eğitim ve öğretim plan ve programlarını, ders kitaplarını hazırlatmak, hazırlananları incelemek veya inceletmek, araştırmak, geliştirmek ve uygulama kararlarını Bakan onayına sunmak”

“b) Bakanlık birimlerince hazırlanan eğitim ve öğretim programları, ders kitapları, yardımcı kitaplar ile öğretmen kılavuz kitaplarını incelemek, inceletmek ve nihaî şeklini vererek Bakanın onayına sunmak.”Hükümleri yer almaktadır.

Buna göre hangi dersin okullarımızda okutulacağı Talim Terbiye Kuruluna bırakılmıştır. Eğer 9. Maddede ders adı verilerek bir hüküm düzenlemesi yapılır ise bu kanun 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye aykırı hale gelir.

Bizim hukuk sistemimizde kanunla ders belirlenmesi çok yaygın bir uygulama değildir. Bunun istisnası kara yolları ve Trafik Kanunu ile konan Trafik dersi ile Bakanlar Kurulu kararı ile konan Milli Güvenlik dersidir. Bunun dışında hangi dillerin yabancı dil dersi olarak okutulacağını bakanlar kurulu belirler. Bunun tek ayrı uygulaması Anayasada yer alan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersidir ki bu ders bir darbe hukuku içinde belirlenmiştir.

Teklifte yer alan derslerin İmam-Hatip Lisesi haricinde tüm ortaokul ve liselerde okutulması, bütün okulların bu okullarla aynı konuma getirilmesi sonucunu yaratır.
Bu derslerin tüm okullarımızda okutulması, seçmeli dersi seçen ile seçmeyen öğrenciler arasında açık bir ayrım yaratacağından Anayasamıza ve İnsan hakları hukukuna aykırılık taşır.

Kuran dersleri özel kıyafet uygulamasına tabi derstir. Bu çocukların kılık kıyafet açısından da ayrılmasına yol açacaktır.

Derslerin okul dışında verilmesi veya normal eğitim süresinin dışında okul ortamında verilmesi okul barışını tümüyle ortadan kaldırır. Dinsizler-dindarlar ayrımı kendiliğinden oluşur.

Dersin “isteğe bağlı” olarak vurgulanması, ölçme ve değerlendirme açısından bir farklılık getirmez. Bir dersin ölçme ve değerlendirme dışı tutulması programın özelliğinden kaynaklanır. Bu dersler, ölçme ve değerlendirme yapılabilecek derslerdir. Çünkü aynı adla İmam-Hatip okullarımızda bu dersler vardır ve ölçme değerlendirilmesi yapılmaktadır.


İlgili yazılar

Diktatörlerin sonu!

“Ey bir adamı korumak ve hürriyete kavuşturmak için yalnız teneffüs hakkı veren kanun masalı! Ey tutulmayan vaatler, ey sonsuz muhakkak

AKRAN BASKISI VE OKULDA ÇATIŞMA ÇÖZMEK

Lisede ve kalabalık sınıflarda öğretmenlik yapanlar genelde öğrenciler arasındaki sorunlara duyarsız kalırlar. Ta ki öğrenciler arasındaki sorun birbirlerine yönelik şiddete

HEBENNEKA

İki ayyaş, kol kola girdiler, İstanbul’dan Anadolu’ya baktılar… İçkiden miydi bilinmez, efkârlandılar. Anadolu’dan yükselen çığlık İstanbul’dan duyulmuyordu, İstanbul ise kan

Bir Cevap Yazın