“DEVLETİ SOYANLAR DIŞARIDA, KAHRAMANLAR CEZAEVİNDE”

17 Aralık yolsuzluk operasyonu kapsamında tutuklananların serbest bırakılmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, “ Tayyip Erdoğan ile Adalet eski Bakanı Sadullah Ergin arasındaki telefon görüşmeleri AKP’nin yargıya müdahale ettiğinin en açık delilidir. 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu kapsamında devleti soyanlar vekâleten atanan hakimler tarafından serbest bırakılıp, kanunlar çıkarılıp cezaevindeki PKK’lılar serbest bırakılırken PKK elebaşıları Şemdin Sakık’ı Türkiye getiren MHP İstanbul Milletvekili Korgeneral Engin Alan ile Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un suçsuz yere cezaevinde yatması AKP’nin Adalet anlayışının bir göstergesidir.” dedi. MHP’li Erkan Akçay, AKP yolsuzlukları teşvik etmiştir. AKP; Sayıştay’ı denetim yapamaz hâle getirmiş, Teftiş ve Denetim Kurullarını felç etmiş, Kamu İhale Kanunu 175 defa değiştirerek 64 konuda Kamu İhale muafiyeti getirmiştir. Böylece ihaleler Kamu İhale Kanununun denetiminden çıkarılarak yolsuzlukların önü açılmıştır. Türk Ceza Kanununa göre ihalelere fesat karıştıranlara 5 yıldan 12 yıla kadar ceza verilmekteydi. Ancak AKP Hükümeti bu cezanın alt sınırını beş yıldan üç yıla, üst sınırını da 12 yıldan 7 yıla indirmiştir. İhale sonucunda zarar meydana gelmiş ise cezanın yarı oranında artırılacağına ilişkin hükmü kaldırmıştır. Dolayısıyla ihaleye fesat karıştıranlara verilen cezalar azaltılarak, yolsuzluklar teşvik edilmiştir. Hiçbir iktidar AKP kadar yolsuzluğun içinde olmamıştır AKP döneminde rüşvet ve yolsuzluk bir virüs gibi yayılmış, yolsuzluk ve rüşveti hemen hemen tüm kurumlara sirayet etmiştir. AKP iktidarı; babalı oğullu, enişteli bacanaklı, ailecek cümbür cemaat yolsuzlukların içindedir. Tarihimizin hiçbir döneminde hiçbir iktidar böylesine çürümemiştir. 17 Aralık 2013 tarihindeki yolsuzluk operasyonu kapsamında dört bakanın oğlu ile birlikte Halkbank Genel Müdürü, iş adamları, AKP’li belediye başkanı ve bakanlara rüşvet veren Reza Zarab gözaltına alınmıştır. Yolsuzluğun boyutunun yaklaşık 100 milyar dolar civarında olduğu söylenmektedir. İçişleri bakanının oğlunun yatak odasında altı adet kasa, para sayma makinesi ve milyonlar bulunmuştur. Bakanlar ile rüşvetçiler arasındaki telefon görüşmeleri, resimler ve kamera kayıtları olan bitenleri tüm açıklığıyla gözler önüne sermiştir. Başbakan Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan ile çok sayıda iş adamının adının karıştığı 25 Aralıktaki yaklaşık 120 milyar dolarlık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu mahkeme kararına rağmen AKP hükümeti tarafından engellenmiştir. 7 Ocak 2014’de İzmir’de başlatılan ihale yolsuzluğu ve rüşvet operasyonunda çok sayıda bürokrat ve iş adamı gözaltına alınmıştır. AKP bu operasyonu yapan İzmir Emniyetindeki müdürleri ve savcıları görevden almıştır. Yolsuzlukların merkezinde Tayyip Erdoğan vardır. Tayyip Erdoğan yolsuzlukların üzerine gideceğine 17-25 Aralık ve 7 Ocak yolsuzluk operasyonlarını yapan hakim, savcı ve emniyet müdürlerini görevlerinden almıştır. Tayyip Erdoğan, kendisinin ve oğlu Bilal Erdoğan ile çok sayıda iş adamının adının karıştığı 25 Aralık operasyonunu engellemiş, hakim kararı olmasına rağmen polisleri operasyona göndermemiştir. Adli Kolluk Yönetmeliğini değiştirerek emniyet yetkililerine operasyondan önce üstlerinden yani hükümetten izin alma zorunluluğu getirmiştir. Yolsuzluk dosyalarına bakan hakim ve savcıları değiştirmiştir. Bundan sonraki yolsuzluk operasyonlarını önlemek için yüzlerce emniyet müdürü ile yaklaşık yedi bin polisin görev yerini değiştirmiştir. Son olarak da Hakimler ve Savcılar Kanununu Anayasaya aykırı bir şekilde değiştirerek yolsuzluk soruşturmalarını yürüten hakim ve savcılar üzerinde hakimiyet kurmuştur. Yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda yaşananlar; adları yolsuzluk ve rüşvete karışan dört bakanın görevden alınması, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın açıklamaları, yolsuzluklarla ilgili kamuoyuna yansıyan bilgiler, Tayyip ve oğlu arasındaki telefon konuşmaları ve bunların iş adamlarıyla yaptıkları telefon görüşmeleri yolsuzlukların merkezinde Tayyip Erdoğan’ın ve AKP’nin yer aldığını göstermektedir. Tayyip Erdoğan’ın hayırsever dediği rüşvetçilerin serbest bırakılması oldukça manidardır. 17 Aralıktaki yaklaşık 100 milyar dolarlık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu kapsamında dört bakanın oğlu ile birlikte Halkbank Genel Müdürü, iş adamları, AKP’li belediye başkanı ve bakanlara rüşvet veren Reza Zarrab gözaltına alınmıştır. İçişleri bakanının oğlunun yatak odasında altı adet para kasası, para sayma makinesi ve yaklaşık bir milyon lira ve Halkbankası Genel Müdürünün evinde ayakkabı kutuları içinde 4.5 milyon dolar bulunmuştur. Bakanlar ile rüşvetçiler arasındaki telefon görüşmeleri, fotoğraf ve kamera kayıtları yolsuzluk ve rüşvet çarkını tüm açıklığıyla gözler önüne sermektedir. Reza Zarrab’ın serbest bırakılmadığı takdirde yolsuzluk ve rüşveti tüm çıplağıyla açıklayacağını söyleyerek Başbakan Erdoğan ve AKP Hükümetini tehdit ettiği iddia edilmektedir. Bu iddia ortadayken Başbakan Erdoğan bakanlara rüşvet verirken görüntülenen Reza Zarrab’ı hayırsever işadamı olarak nitelendirmesi de oldukça manidardır. 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu kapsamında tutuklanan Reza Sarraf ile bakan çocuklarının da içinde bulunduğu 5 kişinin tahliye talebi, beş ayrı mahkeme ‘kuvvetli suç şüphesi ve kaçabilecekleri’ gerekçesiyle reddetmişken bu sanıklar vekâleten atanan ve sosyal medyada Tayyip Erdoğan’a övdüğü söylenen Hâkim tarafından serbest bırakılması Adalete duyulan güveni zedelemiştir. Devleti soyanlar dışarıda, Kahramanlar cezaevinde Tayyip Erdoğan ile Adalet eski Bakanı Sadullah Ergin arasında bir işadamının yargılandığı davadan ceza almasına yönelik çabaları gösteren telefon görüşmeleri AKP’nin yargıya müdahalesinin en açık delilidir. Nitekim Tayyip Erdoğan bu telefon görüşmesini doğrulamıştır. Tayyip Erdoğan 2011 seçimleri öncesi bir televizyon programında ‘Ben gittiğimde ayağa kalkmadı. Kalkmadığı takdirde bedelini öder. Bedelini de ödedi. Ondan sonra gereği yapıldı o ayrı mesele. Ama şimdi bakın gideceği yeri o da buldu.” diyerek MHP İstanbul Milletvekili Engin Alan’ı haksız yere cezaevine attırdığını itiraf etmiştir. Devleti soyanlar vekâleten atanan hakimler tarafından serbest bırakılırken, kanunlar çıkarılıp cezaevindeki PKK’lılar serbest bırakılırken PKK ile kahramanca mücadele eden MHP İstanbul Milletvekili Korgeneral Engin Alan’ın ve Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un suçsuz yere cezaevinde yatması AKP’nin Adalet anlayışının bir göstergesidir.”


İlgili yazılar

İnce: Ocak ayı Türk siyasi tarihi açısından kara dönem

CHP Yalova milletvekili Muharrem İnce ocak ayının son haftasında Türk  siyasi tarihi açısından kara bir dönem olduğunu açıkladı. İnce  “22

Atatürk Anıtına çelenk bırakmak suç sayıldı!

Polisin, Antalya’da geçen yıl 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı töreninde Atatürk Anıtı’na çelenk bırakmak isteyen Eğitim-İş üyesi öğretmenleri engellemesi üzerine  öğretmenler

AKP’de 3. dönem deliniyor mu?

AKP’ nin 70  parti tüzüğü gereği 3 dönem milletvekilliği yapanlar bundan sonra milletvekilliği yapamayacak. AKP’den 3 dönemi biten bakan ve

Bir Cevap Yazın