SARIGÜL’ÜN RAKİBİM OLMASINDAN RAHATSIZ OLMAM

SARIGÜL’ÜN RAKİBİM OLMASINDAN RAHATSIZ OLMAM

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecinde önümüzdeki süreci değerlendireceklerini belirterek, “Sizler nasıl merak ediyorsanız, biz de merak ediyoruz, araştırıyoruz. Belli isimleri tartıyoruz, düşünüyoruz. ‘Bunlar olabilir mi, olamaz mı’ diye. Daha bu kişilerin hiçbirisiyle bir bağlantı kurmadık. Ayrıca, dediğim gibi hangi siyasi görüşten olursa olsun bilgisiyle birikimiyle davranışıyla hepimizin ortak adayı gibi ortaya çıkmalıdır” dedi.
CHP Basın Merkezi’nden yapılan açıklamaya göre, Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinde Aljazeera Türk Haber Direktörü Gürkan Zengin, Ankara Temsilcisi Ömer Bulut ve muhabir Sibel Erdem’in sorularını yanıtladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, “Biz Erdoğan’ın adaylığından çok seçilecek Cumhurbaşkanı nasıl biri olmalıdır, biz ona kilitlenmeliyiz ve biz öyle bakıyoruz” dedi.
Seçilecek Cumhurbaşkanı’nın toplumun büyük bir kesiminin kabul edeceği temiz, dürüst, dünyayı, dengeleri iyi bilen, yurttaşına sempati gösteren, herkesi kucaklayan bir olmasını istediklerini belirten Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’da bu özelliklerin olmadığını kaydetti.

“HEPİMİZİN ORTAK ADAYI GİBİ ORTAYA ÇIKMALIDIR”

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı konusunda aklında çok sayıda isim olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Bugünden bir veya bir, iki isimi açıklamak, deklare etmek doğru değil, onların yıpranmasına yol açabiliriz. Ayrıca onlar gerçekten aday olmak istiyor mu, istemiyor mu? Onu da bilmiyoruz. Takvim gittikçe sıkışıyor. Şimdi biz kendi düşüncelerimizi kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz. Siyasi kimliği çok öne çıkan birisi olmamalı. Bu toplumun her kesimi tarafından kabul görmeli. Böyle bir aday var mı ülkemizde? Çok sayıda adayımız var bu nitelikler aranacaksa, bunlardan hangisi ben cumhurbaşkanı adayı olacağım diye öne çıkacak bunu bilmiyorum” diye konuştu.
“Bu sözleriniz CHP içinden bir milletvekilinin aday gösterilmeyeceği anlamını mı geliyor?” sorusuna ise Kılıçdaroğlu, bunun bir temenni olduğunu, mutlaka öyle olacak diye bir kural olmadığını belirtti. Önümüzdeki süreci değerlendireceklerini belirten Kılıçdaroğlu, “Sizler nasıl merak ediyorsanız, biz de merak ediyoruz, araştırıyoruz. Belli isimleri tartıyoruz, düşünüyoruz. Bunlar olabilir mi, olamaz mı diye. Daha bu kişilerin hiçbirisiyle bir bağlantı kurmadık. Ayrıca, dediğim gibi hangi siyasi görüşten olursa olsun bilgisiyle birikimiyle davranışıyla hepimizin ortak adayı gibi ortaya çıkmalıdır” dedi.

“BİZ ONA ‘KUKLA BAŞBAKAN’ DERİZ” 

Yarı başkanlık veya partili Cumhurbaşkanlığı hakkında CHP’nin tutumunun ne olacağının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, “Bir sistem değişikliği olmaz. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi, yürütme organı üzerindeki etkisini artırır. Eğer anayasadaki yetkilerini kullanmak isterse şu anda o yetkiler var, onları kullanabilir. Örneğin Bakanlar Kurulu’na başkanlık etmek gibi bir yetkiyi kullanabilir ama bu ne kadar kabul görür? Başbakan konumundaki kişi müdahaleyi ne kadar içine sindirir onu bilmiyoruz. Eğer başbakan cumhurbaşkanının yürütmenin her işine müdahale ettiği bir süreci içine sindirirse biz ona ‘kukla başbakan’ deriz. Hayır, ben başbakanım benim hükümet programım vardır ben bunu uygulayacağım derse tabloda bir değişiklik olmaz yani başbakanlık koltuğuna oturacak kişinin kişiliğiyle değerlendirmemiz lazım” diye konuştu.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Salih Kapusuz’un “Cumhurbaşkanı yeniden Meclis tarafından seçilebilir” açıklamasını da değerlendiren Kılıçdaroğlu, “Önce böyle bir önerinin gelmesi gerekiyor, gelecek mi, gelmeyecek mi? Bütün bunların öncelikle tartışılması gerekir” ifadelerini kullandı.

“ATTIĞIMIZ ADIM MAYA TUTACAK MI? ELBETTE TUTACAK”

CHP’nin 30 Mart yerel seçimlerinde Kürt ve muhafazakar vatandaşların yoğunlukla yaşadığı illerde başarı gösterememesinin söylenmesi ve CHP’nin bu seçmenleri ikna etmek için ne yapacağının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:
“Doğu ve Güneydoğu’da bizim düşük oranda oy aldığımız bir gerçek, bu konuda yorum yapan arkadaşların iki gerçeği göz ardı ettiklerine inanıyorum. Bunlardan birincisi şu, CHP’nin 80 öncesi doğu ve güneydoğu tabanı nerede? Onu görmeden yorum yapmayı doğru bulmuyorum, o dönemde bizim tabanımızın büyük bir kısmı belediye başkanlığını da alıyordu, milletvekilliğini de alıyordu. Ama bugün bu taban başka bir patinin içinde. Dolayısıyla orada bir zorluğumuz var. İkincisi doğu ve güneydoğuda din temelli siyaseti tercih eden bir kitle de var, onlar da AKP’nin içinde. Biz sosyal demokrat bir partiyiz, hem inanca hem etnik kimliğe saygı duyuyoruz. İnançları da etnik kimlikleri de siyaset malzemesi yapmıyoruz, yapmadığımız için de o bölgede girmeye zorlanıyoruz. Ama bu o bölgede hiç çalışmayacağımız anlamında değil. Elbette çalışacağız, yüzde 1 bile olsa bunu çok değerli buluyoruz.
Eskiden şöyle bir eleştiri yapılırdı, ‘siz Sivas’ın ötesine bile geçemiyorsunuz’ diye. Bugün öyle bir eleştiri yok, biz her tarafa gidiyoruz dolasıyla attığımız adım maya tutacak mı? Elbette tutacak bize biraz zaman verilmesi lazım, siyasetin aşırı kutuplaştığı bir bölgede üçüncü bir parti olarak gidip taban tutmak istiyoruz, dolayısıyla zorluklarımız var.”

“ELEŞTİRİYİ YAPARKEN DE DİKKATLİ BİR ÜSLUBUN KULLANILMASI GEREKİR”

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kürt kökenli vatandaşların oylarının önemli olduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, “Hatta bazı yorumcular, BDP oylarının anahtar rolü üstlendiği şeklinde düşünce aktardılar. Tabii sonuçta her yurttaşın vereceği oy önemli. Ülkede huzurun ve barışın gelmesine elbette Cumhurbaşkanları da anamuhalefette katkı yapmak durumundadır” şeklinde konuştu.
Başbakan Erdoğan’ın Anayasa Mahkemesi’nin Twitter kararına saygı duymadığını söylemesinin anımsatılması üzerine ve YSK’nın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri konusunda verdiği karar saygı duyup duymadığının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu:
“Biz bütün yargı kararlarına saygı duyarız. Saygı duymak ayrı eleştirmek ayrı. Mahkeme karar vermiştir, gereği yapılacaktır zaten. Beğenmiyorsak, eleştiririz, bu sadece bizim ülkemize özgü değil. Bütün dünyada mahkeme kararları verildiğinde insanlar kararın gereğini yapar, beğenir beğenmez ama eleştirir. Eleştiriyi yaparken de dikkatli bir üslubun kullanılması gerekir, önce yargıçların gerçek anlamda tarafsız bağımsız olmaları gerekiyor, duygularını dışarı yansıtmamaları gerekiyor örneğin Adana’da bir yargıç ‘Ben Tayyip Erdoğan’ı’ çok seviyorum demesi doğru değildir. Onun verdiği kararlara gölge düşürür. Önce bunu yargıcın düşünmesi gerekir, yargıç elbette bir siyasi görüşü vardır, gidip oy kullanıyor. Yargı gözetiminde bir seçimin olmasını hep istedik ama hükümet gözetiminde bir seçime de hep karşı çıktık.
Son seçim büyük şaibelere gebe olan bir seçimdir. Ankara’da 100 binin üstünde oy iptal edildi, YSK’nın gönderdiği dört mesaj var, ‘muhtarlıkla büyükşehir oy pusulaları aynı zarfın içine konmasın’ diye ama konuldu. 100 bini üzerinde iptal var ve seçim sonucunu değiştiriyor, dolasıyla iptali için her şey vardı ama iptal etmedi. Ama hukuk yolu tükendi mi? Hayır, Anayasaya Mahkemesi’ne başvurulacak, AİHM’e kadar taşınacak, hukukun gereği neyse yapacağız.”

“SARIGÜL’ÜN POTANSİYEL RAKİBİM OLARAK GÖSTERİLMESİNDEN RAHATSIZ OLMUYORUM”

“Milletvekili seçiminde de türbanlı aday gösterecek misiniz” sorusunda Kılıçdaroğlu, “Bizim göstermemizden çok bize başvuru olacak mı? Ona bakmamız gerekiyor, sonuçta milletvekili olmak isteyenler başvuruyor değerlendiriyor veya ön seçimden çıkanlar parlamentoda temsil ediliyor, bu konuda bir önyargımız yok” diyerek cevap verdi.
“Mustafa Sarıgül’ün sizin potansiyel rakibiniz olarak görülmesi veya gösterilmesinden rahatsız oluyor musunuz?” sorusuna ise CHP lideri Kılıçdaroğlu, “Yo, hayır niye olsun? CHP’de herkes genel başkan adayı olabilir. Sonuçta hukuk dediğimiz bir kavram var. Bizim bir tüzüğümüz var. Kim, nasıl genel başkanlığa aday olur, belli. Kurultaya gideriz biri seçilir, biri kaybeder ama kaybedenin seçilenin elini kaldırmasını isterim. Biz demokratik ülkede olması gereken kuralları hukuku işleteceğiz, yoksa birisi geldi aday oldu biz onu engelleyelim, böyle bir düşünce yok, eski hastalıklardan partiyi kurtaracağız” diyerek cevap verdi.


İlgili yazılar

Kılıçdaroğlu: Türkiye Huzura Hasret

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Belçika’daki terör eyleminden sonra adalet ve İçişleri Bakanlarının istifa ettiğini anımsatarak  “Bizim siyasetçilerimizden de bekliyoruz. Ahlaklı

Hangi Erdoğan’a inanalım? (video)

Hükümet ile İmralı arasındaki görüşme nedeniyle AKP’nin oylarında yaşanan düşüşü frenlemek isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan Dolmabahçe görüşmesini onaylamadığını açıklamıştı. Bu açıklamadan

BDDK ve TMSF hata yaptı kıyıma uğrayacak!

Gülen cemaatine yakınlığıyla bilinen Bank Asya’ya yapılan TMSF operasyonu sonrası Twitter’daki Fuat Avni hesabından yine ses getirecek bir iddia ortaya

Bir Cevap Yazın